yumurtalar ile cümle
yumurtalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Oda rakják le a petéiket, ahol az évszakos csapadék, a monszuneső összegyűlik.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Okay, de lægger deres æg hvor den sæsonbestemte regntid er, monsunregnen.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Okay, sie legen ihre Eier zur Zeit der saisonalen Regenfälle ab, während des Monsunregens.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.OK. Elles pondent leur oeufs où la pluie saisonnière tombe, la pluie de la mousson.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.OK, isi depun ouale unde sunt ploile sezoniere, ploile musonice.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Ze leggen hun eieren waar de seizoensregens zijn, de moessonregens.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Αποθέτουν τα αυγά τους εκεί που πέφτουν οι εποχικές βροχές, οι βροχές των μουσώνων.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Они откладывают яйца там, где идёт сезон дождей, муссонных ливней.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Снасят яйцата си там, където са сезонните дъждове, мусонните дъждове.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.בסדר, הן מטילות את ביציהן היכן שהגשמים העונתיים נמצאים, גשמי המונסון.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.حسناً، إنها تلد بيضها حيث تسقط الأمطار الموسمية، أمطار الرياح الموسمية.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.モンスーンの雨です 幼生は素早く成長しなくてはなりません
Tüm bunları, 90 günlük kuluçka süresinin ardından yumurtalardan çıkan yavru Kral kobraları için yapıyor.그 알들이 90일이 넘는 동안 배양할 수 있도록, 또 작은 아기 킹 코브라들로 부화할 수 있도록 하는 능력이 있는 것입니다.
Tüm bunları, 90 günlük kuluçka süresinin ardından yumurtalardan çıkan yavru Kral kobraları için yapıyor.בכדי שהביצים תוכלנה לדגור למשך 90 הימים הבאים, ולבקוע ומהם ייצאו תינוקות קוברה מלכותיות קטנות.
Tüm bunları, 90 günlük kuluçka süresinin ardından yumurtalardan çıkan yavru Kral kobraları için yapıyor.ويجب أن تحتمل هذه البيضات 90 يوما قادمة وتفقس لتصبح صغار كوبرا
Tüm bunları, 90 günlük kuluçka süresinin ardından yumurtalardan çıkan yavru Kral kobraları için yapıyor.守らなくてはいけません 彼女が卵を守り
Yani teknik olarak yumurtalar tavuklardan eski.Mutta kysymys olisi parempi muotoilla
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Cercetătorii tranchilizau pisica, o marcau și îi recoltau ovulele.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Dans le travail qu'ils faisaient, ils endormaient le chat, le radio-coloraient et prélevaient des ovules.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Il lavoro che conducevano era: addormentare il gatto, radio-colorarlo e prelevare le ovaie.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.In ihrer Arbeit betäubten und markierten sie die Katzen und entnahmen ihnen Eizellen.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Koty usypiano, nakładano nadajniki i pobierano jajeczka.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Котов усыпляли, надевали ошейники и брали у них яйцеклетки.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.בעבודה שלהם הם מרדימים את החתול, מסמנים אותו ונוטלים ביציות.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Daar leggen we onze eieren.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Dan kita meletakkan telur di sana.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz. Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.A kladieme si tam vajíčka sami, nemusíme riešiť vajíčka iných ani nič také.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz. Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.A tam klademe vajíčka, nemusíme se bát o jiná vajíčka a podobně.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz. Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Там і перебувають наші ікринки, тому нам не треба хвилюватися за чиїсь інші ікринки і таке інше.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.E deponiamo lì le nostre uova.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz."E é aí que pomos os nossos ovos,
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.És oda rakjuk a tojásainkat.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Et on y pond nos œufs.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.I tam składamy jajka.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.그리고 우리는 그곳에 알을 낳아.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Şi ne depunem ouăle acolo.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Und da hinein legen wir unsere Eier.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Và chúng ta đẻ trứng vào đó.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Y ahí ponemos nuestros huevos.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Και κάνουμε εκεί τα αυγά μας.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.И снасяме яйцата си там.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.ואנו מטילות את הביצים שלנו שם.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.ونضع البيض هنالك.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.「他の卵とか余計な事心配する必要はないの」
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Au eclozat in India.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Chúng nở ra ở Ấn Độ .
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.De udklækkede i Indien.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Ils ont éclos en Inde.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Incubaron en India.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Indiában keltek ki.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.인도에서 부화했지요.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Ne kuoriutuivat Intiassa.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Sie schlüpfen in Indien.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Sono venute alla luce in India.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Vyliahli sa v Indii.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Wykluły się w Indiach.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Ze zijn in India uitgekomen.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Εκκολάφτηκαν στην Ινδία.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Они появились на свет в Индии.
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.Те са се излюпили в Индия.
İlgili Sayfalar