yumurtalar ile cümle
yumurtalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da 400 kötü yaprak bitinin vücut sıvısına yumurtalarını bırakmak anlamına gelir.Это значит, ей нужно 400 вредных тлей, чтобы отложить яйца в их телесных жидкостях.
Bu da 400 kötü yaprak bitinin vücut sıvısına yumurtalarını bırakmak anlamına gelir.כלומר יש לה 400 כנימות עלה רעות להטיל את ביציה בנוזלי הגוף שלהן.
Bu da 400 kötü yaprak bitinin vücut sıvısına yumurtalarını bırakmak anlamına gelir.هذا يعني انها ستحتاج الى 400 مَن ضار لتضع بيضها داخل سوائل اجسامهم.
Bu da 400 kötü yaprak bitinin vücut sıvısına yumurtalarını bırakmak anlamına gelir.アブラムシの体内に 卵を産むということです もちろんこれで終りではありません
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.Cette théorie profonde part du principe que nous, les êtres humains, sommes comme des oeufs.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.Esta profunda teoría dice, que los seres humanos somos como huevos.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.În ceea ce priveşte această teorie profundă, noi, oamenii suntem ca ouăle.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.I w tej ważnej teorii, wszyscy jesteśmy jak jajka.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.이 심오한 이론에 따르면 우리 인간들은 달걀과 같아요.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.Secondo questa profonda teoria, gli esseri umani sono come le uova.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.אנו, בני האדם, דומים לביצים. צורות שונות, גדלים וצבעים שונים. חלקם באמת גדולים מאד,
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.وتنص النظرية على أننا نحن البشر نشبه البيض
Bu soru insanların kafalarını Antik Yunandan 20. yüzyıla kadar Yani teknik olarak yumurtalar tavuklardan eski.Składające jaja zwierzęta żyły wcześniej niż kury, więc technicznie jajko pojawiło się przed kura.
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...All diese Eier, Zysten,
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...Et toutes ces choses, les œufs, les kystes,
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...이 모든 것들, 기생충 알이나 낭종,
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...Todas esas coas, los huevos, los quistes,
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...כל הדברים האלה, הביצים, השלחופות,
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...كل هذه الأمور مثل البيوض، الأكياس
Bütün o yumurtalar, kistler, bakteriler, virüsler...細菌やウィルスが感染源となり
Bu yuva,o ve yumurtaları için jilet keskinliğindeki kaylara karşı bir korunaktırÎl face din alge, ţesute expert într-o pat confortabil, ce o protejează pe ea şi ouăle ei de lava ascuţită.
Bu yuva,o ve yumurtaları için jilet keskinliğindeki kaylara karşı bir korunaktırTo je odborně spleteno z mořských řas a spolehlivě chrání vajíčka před ostrými kameny.
Bu yuva,o ve yumurtaları için jilet keskinliğindeki kaylara karşı bir korunaktırНа каменистом лавовом выступе будет убежище для неё самой и кладки яиц.
Bu yuva,o ve yumurtaları için jilet keskinliğindeki kaylara karşı bir korunaktırהגנה עבורה ועבור ביציה .מהלבה החדה כתער
Bu yuva,o ve yumurtaları için jilet keskinliğindeki kaylara karşı bir korunaktırتصنعها من العشب البحري , نسج بشكل محترف إلى سرير مريج حماية لها وبيضها من الحمم الحادّة جدا
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar. Yumurtalarını tatlı suya bırakırlar.Для размножения им необходима пресная вода, где они откладывают яйца.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.Ale jsou dobrými stopaři, především jejich vajíčka.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.Amiben nagyon jók, az a stoppolás, különösen a peték.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.Ce pourquoi ils sont doués, c'est faire du stop, en particulier les oeufs.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.En lo que son muy buenos es en "viajar sin billete", particularmente los huevecillos.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.Maar ze zijn zeer goed in meeliften, vooral dan de eieren.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.O que eles fazem muito bem é apanhar boleias, especialmente os ovos.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.A fost un proces lent, greoi, care depindea de ouăle de găină, milioane de ouă vii de găină.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Była to powolna, nieporęczna metoda, która opierała się na kurzych jajach -- milionach żywych kurzych jaj.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Das war ein langsamer, mühevoller Prozess, der von Hühnereiern abhängig war, Millionen lebender Hühnereier.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Era un proceso lento y complejo que dependía de los huevos de gallina, millones de huevos de gallina vivos.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Era un processo lento e difficile che dipendeva dalle uova di gallina milioni di uova vive.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Itu proses yang lambat dan merepotkan yang bergantung pada telur ayam, jutaan telur ayam hidup.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.이것은 느리고 성가신 과정이었습니다. 계란에 의존한 것이었죠. 몇 백 만 개의 산 계란이었죠.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.là một quá trình chậm chạp, cồng kềnh phụ thuộc vào trứng gà vào hàng triệu trứng gà sống
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Proces je bil počasen in naporen ter odvisen od kokošjih jajc. Milijonov živih kokošjih jajc!
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Ήταν μια αργή, δύσκολη διαδικασία που εξαρτάτο από αυγά κότας, εκατομμύρια ζωντανών αυγών κότας.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Бил бавен, тромав процес, който зависел от кокоши яйца, милиони живи кокоши яйца.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Це був повільний, трудомісткий процес, залежний від курячих яєць, мільйонів живих курячих яєць.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Это был медленный, трудоемкий процесс, зависящий от куриных яиц, миллионов живых куриных яиц.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.זה היה תהליך איטי ומסורבל שנעשה בעזרת ביצי תרנגולות, מיליוני ביצים של תרנגולות חיות.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.و كانت عملية بطيئة و مرهقة إعتمدت على بيض الدجاج, الملايين من بيض الدجاج الحيّ.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.鶏卵を用いる方法で 生きた鶏卵を何百万個も使います ウイルスは生き物の中でしか増殖せず
Çünkü Epigenetik işaretler yumurtalarda da birikebilir.何世代にも渡ってエピジェネティク・マークが 遺伝していくという考えは
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,(39:17) Mais l`autruche abandonne ses oeufs à la terre, Et les fait chauffer sur la poussière;
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,( 39 : 17 ) Vì nó để trứng mình dưới đất , Vùi nóng trứng ấy nơi bụi cát ,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,(39:17) Vì nó để trứng mình dưới đất, Vùi nóng trứng ấy nơi bụi cát,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Abbandona infatti alla terra le uova e sulla polvere le lascia riscaldare
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,A že opouští na zemi vejce svá, ačkoli je v prachu osedí,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Bízhatol-é benne, mivelhogy nagy az ereje, és munkádat hagyhatod-é reá?
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Burung unta bertelur di tanah, lalu ditinggalkannya; maka pasirlah yang akan memanaskan telurnya
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Dar struţoaica îşi încredinţează pămîntului ouăle, şi le lasă să se încălzească în nisip.
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Doch läßt er seine Eier auf der Erde und läßt sie die heiße Erde ausbrüten.
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Kajti jajca svoja pušča na zemlji in jih ogreva v prahu,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Kan du lita på honom, då ju hans kraft är så stor, kan du betro åt honom ditt arbetes frukt?
İlgili Sayfalar