yumurtaları ile cümle

yumurtaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.Dan para pejantan yang memberi pupuk.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor."e depois os machos fertilizam-nos.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.E poi i maschi le fecondano.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.Et ensuite les mâles les fertilisent.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.I wtedy samce je zapładniają.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.그리고는 수컷들이 그것들을 수정시키지.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.Sau đó con đực sẽ thụ tinh cho trứng.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.Şi masculii le fertilizează.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.Und die werden dann von den Männchen befruchtet.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.Και μετά τα αρσενικά τα γονιμοποιούν.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.И след това мъжките ги оплождат.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.ואז הזכרים מפרים אותן.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.ثم يقوم الذكر بتخصيبها.
Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.「卵がオタマジャクシになり 蛙になる」
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Acelea sunt fiicele ei, ouăle.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Celles-ci sont ses filles, les oeufs.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Das sind alle ihre Töchter, die Eier.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Queste sono le sue figlie, le uova.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Tohle jsou všechno její dcery a vajíčka.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.To wszystko są jej córki, jajka.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Y las otras son sus hijas, los huevos.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Αυτές είναι όλες κόρες τις, τα αυγά.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Вот её дочки, вот яйца.
Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Това са всичките й дъщери, яйцата.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Azok mind a lányai, azok a tojások.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Dette er alle hendes døtre, æggene.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Eromheen zie je al haar dochters, de eitjes.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.여왕벌을 볼 수 있죠. 옆에 있는 알들이 여왕벌의 딸들입니다.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Tie vajíčka, to sú všetko jej dcéry.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Tòan bộ đó là con của nó, những cái trứng.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.Посередині - бджолина матка, велика бджола.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.הדבורה הגדולה במרכז. כל אלו הן בנותיה, הביצים.
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.وهي النحلة الكبيرة في المنتصف .. وكل هذه أولادها .. والبيوض خاصتها ..
Şu ortada büyük olan. Şunların hepsi onun kızları, yumurtaları.巣とえさ場の間を
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Chúng đẻ trứng nơi có mưa theo mùa, là mưa gió mùa.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.De acuerdo. Depositan sus huevos donde están las lluvias estacionales, las lluvias del monzón.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Depongono le uova dove trovano la stagione delle piogge, le piogge monsoniche.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Kladú ich vajíčka tam, kde sú sezónne dažde, monzúnové dažde.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.비가 있는 곳에 알을 낳는 것이지요. 몬순 장마비에요.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Ne laskevat munansa sinne, missä kaudellinen vesisade on. Monsuunisateet.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Oda rakják le a petéiket, ahol az évszakos csapadék, a monszuneső összegyűlik.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Okay, de lægger deres æg hvor den sæsonbestemte regntid er, monsunregnen.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Okay, sie legen ihre Eier zur Zeit der saisonalen Regenfälle ab, während des Monsunregens.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.OK. Elles pondent leur oeufs où la pluie saisonnière tombe, la pluie de la mousson.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.OK, isi depun ouale unde sunt ploile sezoniere, ploile musonice.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Ze leggen hun eieren waar de seizoensregens zijn, de moessonregens.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Αποθέτουν τα αυγά τους εκεί που πέφτουν οι εποχικές βροχές, οι βροχές των μουσώνων.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Они откладывают яйца там, где идёт сезон дождей, муссонных ливней.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Снасят яйцата си там, където са сезонните дъждове, мусонните дъждове.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.בסדר, הן מטילות את ביציהן היכן שהגשמים העונתיים נמצאים, גשמי המונסון.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.حسناً، إنها تلد بيضها حيث تسقط الأمطار الموسمية، أمطار الرياح الموسمية.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.モンスーンの雨です 幼生は素早く成長しなくてはなりません
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Cercetătorii tranchilizau pisica, o marcau și îi recoltau ovulele.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Dans le travail qu'ils faisaient, ils endormaient le chat, le radio-coloraient et prélevaient des ovules.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Il lavoro che conducevano era: addormentare il gatto, radio-colorarlo e prelevare le ovaie.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.In ihrer Arbeit betäubten und markierten sie die Katzen und entnahmen ihnen Eizellen.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Koty usypiano, nakładano nadajniki i pobierano jajeczka.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.Котов усыпляли, надевали ошейники и брали у них яйцеклетки.
Yaptıkları işte, kediyi sakinleştiriyorlardı, tasma takıyorlardı ve yumurtalarından alıyorlardı.בעבודה שלהם הם מרדימים את החתול, מסמנים אותו ונוטלים ביציות.
Yumurtalarımızı da oraya bırakıyoruz.Daar leggen we onze eieren.

İlgili Sayfalar