yumurtalar ile cümle

yumurtalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yumurtalar nerede, lütfen?Where are the eggs, please?
İnekler bize süt verir, ve tavuklar yumurtalar.Cows give us milk, and hens eggs.
Tavuk civcivlerini çıkarana kadar yumurtalarının üstünde oturur.The hen sits on her eggs until they hatch.
Mary yumurtaları tek tek çıkardı.Mary took out the eggs one by one.
O kaz niçin yumurtalarının üstünde oturuyor?Why does that goose sit on her eggs?
Biz yumurtaları düzine ile alırız.We buy eggs by the dozen.
Bifteğim, yumurtalarım, kızarmış patateslerim, tostum ve kahvem var.I have steak, eggs, hash browns, toast, and coffee.
Somon onun yumurtalarını taze suya serer.Salmon lay their eggs in fresh water.
Tüm bu yumurtalar taze değildir.All these eggs are not fresh.
Bu yumurtalar düzineyle mi satılır?Are these eggs sold by the dozen?
Yumurtaların hepsi taze değil.Not all of these eggs are fresh.
Bu yumurtalardan hiçbiri taze değil.None of these eggs are fresh.
Bu ambalajdaki yumurtalar diğer ambalajdakilerden daha tazedir.The eggs in this case are fresher than those in the other case.
Paskalya yumurtalarını boyuyorum.I'm painting Easter eggs.
Somon nehre gider ve yumurtalarını kuma yumurtlar.Salmon go up the river and lay their eggs in the sand.
Yeğenimin yumurtalara alerjisi var.My nephew is allergic to eggs.
Yumurtaları kaynar suyun içine koyun.Put the eggs into the boiling water.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Siyah tavuklar beyaz yumurtalar yumurtlar.Black hens lay white eggs.
Kutudaki bütün yumurtalar kırıldı.All the eggs in the box were broken.
O, bir çiftçiden yumurtalar ve süt aldı.He bought eggs and milk from a farmer.
O, yumurtaları birer birer çıkardı.He took the eggs out one by one.
O, yumurtalarını katı haşlanmış seviyor.She likes her eggs hard-boiled.
O, yumurtalarla birlikte kaçtı.She ran away with the eggs.
O yumurtaları kaynattı.She boiled the eggs.
Bazı yumurtalar iyiydi fakat diğerleri kötüydü.Some eggs were good, but the others were bad.
Bütün yumurtaları bozuldu.All the eggs went bad.
Bu yumurtaları soymama yardım et.Help me with shelling these eggs!
Yumurtaların fiyatı yükseliyor.The price of eggs is going up.
Yumurtalar düzine ile satılırlar.Eggs are sold by the dozen.
Onlar yumurtaları süpermarkette satarlar.They sell eggs at the supermarket.
Yumurtalarınızı nasıl istersiniz?How would you like your eggs?
Yumurtalar umurumda değil.I don't care for eggs.
Yumurtalar ağırlığına ve boyutuna göre sınıflandırılır.The eggs were graded according to weight and size.
Yumurtaları çırpın.Beat the eggs.
Yumurtalarımı iki dakika kaynatır mısınız lütfen?Would you please boil my eggs for 2 minutes?
Lütfen yumurtaları çok sert kaynatma.Please don't boil the eggs so hard.
Yumurtaları kırmamaya dikkat et.Take care not to break the eggs.
Yumurtaları kırmadan bir omlet yapamazsın.You cannot make an omelet without breaking eggs.
Yumurtaları toplamak onun işiydi.It was his job to gather eggs.
Yumurtaları düşürmemek için dikkatli olmalısın.You must be careful not to drop the eggs.
Yumurtaları sevmediğimi biliyorsun.You know that I don't like eggs.
Bütün yumurtalarını bir sepete koy ve sonra sepeti izle.Put all your eggs in one basket and then watch that basket.
Yumurtalarımı sadece altı pişmiş olarak alacağım.I'll have my eggs sunny side up.
Ben gerçekten lop yumurtaları severim.I really like hard-boiled eggs.
Bir çırpma teli ile yumurtaları çırp.Beat the eggs with a whisk.
Bir doktor bana yumurtalar yemenin benim için kötü olduğunu söyledi.A doctor told me that eating eggs was bad for me.
Üzgünüm, ama yumurtalar nerede ?I'm sorry, but where are the eggs?
Tom bütün yumurtalarını bir sepete koydu.Tom put all his eggs in one basket.
Yumurtaları satın almayı unuttun mu?Did you forget to buy eggs?
Yumurtaları buzdolabına koy.Put the eggs in the refrigerator.
Affedersiniz, yumurtalar nerede?Excuse me, where are the eggs?
Affedersiniz. Yumurtalar nerede?Excuse me. Where are the eggs?
Yazın, yumurtalar çabuk bozulur.In the summer, eggs soon go bad.
Yumurtalarınız hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think about your eggs?
Bazı yumurtalar çürük değildi ama onların geriye kalanı çürüktü.Some eggs weren't rotten, but the rest of them were.
Bu yumurtaları kırmamak için dikkatli ol.Be careful not to break these eggs.
Yumurtaları sıkı tut yoksa onları kıracaksın.Hold the eggs tight or you'll break them.
Yumurtalar yazın çabuk bozulur.Eggs go bad quickly in the summer.
Dinozor yumurtaları mı? İmkansız. Bu hayvanlar çoktan tükenmişler.Dinosaur eggs? Impossible. These animals are already extinct.
İlgili Sayfalar