Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.A pojav s sebou Petra a Jakuba a Jana, počal se lekati a velmi teskliv býti.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.E levou consigo a Pedro, a Tiago e a João, e começou a ter pavor e a angustiar-se;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.És maga mellé vevé Pétert és Jakabot és Jánost, és kezde rettegni és gyötrõdni;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Il prit avec lui Pierre, Jacques et Jean, et il commença à éprouver de la frayeur et des angoisses.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.In vzame Petra in Jakoba in Janeza s seboj. In začne žalovati in trepetati v grozi.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.I wziąwszy z sobą Piotra, i Jakóba, i Jana, począł się lękać, i bardzo tęsknić;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Ja hän otti mukaansa Pietarin ja Jaakobin ja Johanneksen; ja hän alkoi kauhistua ja tulla tuskaan.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.베드로와 야고보와 요한을 데리고 가실쌔 심히 놀라시며 슬퍼하사
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Ngài bèn đem Phi - e-rơ , Gia-cơ và Giăng đi , thì Ngài khởi_sự kinh_hãi và sầu_não .
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Ngài bèn đem Phi -e-rơ, Gia-cơ và Giăng đi, thì Ngài khởi sự kinh hãi và sầu não.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Och han tog med sig Petrus och Jakob och Johannes; och han begynte bäva och ängslas.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Og han tager Peter og Jakob og Johannes med sig, og han begyndte at forfærdes og svarlig at ængstes.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Og han tok Peter og Jakob og Johannes med sig, og begynte å forferdes og engstes,
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Prese con sé Pietro, Giacomo e Giovanni e cominciò a sentire paura e angoscia
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Tomó consigo a Pedro, a Jacobo y a Juan, y comenzó a entristecerse y a angustiarse
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Und nahm Petrus und Jakobus und Johannes und fing an, zu zittern und zu zagen.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.και παραλαμβανει τον Πετρον και τον Ιακωβον και Ιωαννην μεθ' εαυτου, και ηρχισε να εκθαμβηται και να αδημονη.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.И взе със Себе Си Петра, Якова и Йоана, и захвана да се ужасява и да тъгува.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.И взял с Собою Петра, Иакова и Иоанна; и начал ужасаться и тосковать.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.І бере Петра, та Якова, та Йоана з собою, і почав скорбіти та вдаватись у тугу;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.ויקח אתו את פטרוס ואת יעקב ואת יוחנן ויחל להשמים ולמוג׃
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.ثم اخذ معه بطرس ويعقوب ويوحنا وابتدأ يدهش ويكتئب.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.於 是 帶 著 彼 得 、 雅 各 、 約 翰 同 去 、 就 驚 恐 起 來 、 極 其 難 過
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.於是 帶 著 彼得 、 雅各 、 約翰 同去 、 就 驚恐 起來 、 極 其 難過
Resimdeki kişinin Aziz Yuhanna olduğunu, bu Evangelistin sembolü olan kartaldan anlıyoruz.Svatého Jana poznáme podle orla, který vedle něj stojí. Orel je tradičním symbolem tohoto apoštola.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Cet homme, voyant Pierre et Jean qui allaient y entrer, leur demanda l`aumône.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Da er nun sah Petrus und Johannes, daß sie wollten zum Tempel hineingehen, bat er um ein Almosen.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Da han så Peter og Johannes, idet de vilde gå ind i Helligdommen, bad han om at få en Almisse.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Da han så Peter og Johannes som vilde gå inn i templet, bad han om å få en almisse.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Éste, al ver a Pedro y a Juan que iban a entrar en el templo, les rogaba para recibir una limosna
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ez mikor látta, hogy Péter és János a templomba akarnak bemenni, kére õ tõlük alamizsnát.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.그가 베드로와 요한이 성전에 들어 가려함을 보고 구걸하거늘
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ko ta vidi Petra in Janeza, da hočeta stopiti v tempelj, prosi, da bi mu dala miloščino.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Nähdessään Pietarin ja Johanneksen, kun he olivat menossa pyhäkköön, hän pyysi heiltä almua.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.När denne nu fick se Petrus och Johannes, då de skulle gå in i helgedomen, bad han dem om en allmosa.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Người thấy Phi - e-rơ và Giăng vào , thì xin hai người bố_thí .
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Người thấy Phi -e-rơ và Giăng vào, thì xin hai người bố thí.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Omul acesta, cînd a văzut pe Petru şi pe Ioan că voiau să intre în Templu, le -a cerut milostenie.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ora, vendo ele a Pedro e João, que iam entrando no templo, pediu que lhe dessem uma esmola.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Questi, vedendo Pietro e Giovanni che stavano per entrare nel tempio, domandò loro l'elemosina
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Tedy ten, keď videl Petra a Jána, že majú vojsť do chrámu, prosil, žeby mu dali almužnu.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ten ujrzawszy Piotra i Jana, że mieli wnijść do kościoła, prosił ich o jałmużnę.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ten uzřev Petra a Jana, ani vcházeti měli do chrámu, prosil jich, aby mu almužnu dali.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Toen Petrus en Johannes de tempel wilden binnengaan, vroeg hij hun om geld.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.ουτος ιδων τον Πετρον και Ιωαννην μελλοντας να εισελθωσιν εις το ιερον, εζητει να λαβη ελεημοσυνην.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.О и той да ви изпрати определения за вас Христа Исуса,
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Он, увидев Петра и Иоанна перед входом в храм, просил у них милостыни.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Побачивши він Петра та Йоана, що хотїли ввійти в церкву, просив милостині.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.ויהי כראותו את פטרוס ואת יוחנן באים אל המקדש ויבקש לקחת מאתם צדקה׃
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.فهذا لما رأى بطرس ويوحنا مزمعين ان يدخلا الهيكل سأل ليأخذ صدقة.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.他 看 見 彼 得 約 翰 將 要 進 殿 、 就 求 他 們 賙 濟
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.他 看見 彼得 約翰 將 要 進殿 、 就 求 他 們賙濟
Tezahurat ya da yuhalama ya da ani çıkışlar olmayacak.وسوف نلتزم جميعا بهاذا الاتفاق. ساعيدوني لتحية
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.Atas perintahnya, Yakobus, saudara Yohanes dibunuh dengan pedang
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.a zabil Jakoba, brata Jánovho, mečom.
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.e fece uccidere di spada Giacomo, fratello di Giovanni
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.e matou � espada Tiago, irmão de João.
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.Er tötete aber Jakobus, den Bruder des Johannes, mit dem Schwert.
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.et il fit mourir par l`épée Jacques, frère de Jean.
Yuhannanın kardeşi Yakupu kılıçla öldürttü.In umori Jakoba, brata Janezovega, z mečem.