yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.19세기에는 부패한 정치인을 지칭하게 되었죠
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.A 19. században korrupt politikust jelentett.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.Au 19e siècle, c'était un politicien corrompu.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.Đến thế kỷ 19, nó có nghĩa là một chính trị gia thối nát.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.Di abad ke-19, artinya menjadi politikus yang korup.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.En el siglo XIX, un "doodle" era un político corrupto.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.I det 19. århundrede var det en korrupt politiker.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.Im 19 Jhd. war es ein Begriff für einen korrupten Politiker.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.In de 19e eeuw betekende het een corrupte politieker.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.În secolul al 19-lea, a fost un politician corupt.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.Nel 19° secolo, era un politico corrotto.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.No séc. XIX, era um político corrupto.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.På 1900 talet, betydde det en korrupt politiker.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.V 19. století se jím označoval zkorumpovaný politik.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.V 19. storočí to bol skorumpovaný politik.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.W XIX w. to samo słowo opisywało przekupnego polityka.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.Το 19ο αιώνα, πήρε την έννοια του διεφθαρμένου πολιτικού.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.В 19 веке, этим словом называли корумпированного политика.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.През 19-ти век, то беше синоним на корумпиран политик.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.У 19 сторіччі, це слово змальовувало корумпованого політика.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.במאה ה19 הוא הפך לפוליטיקאי מושחת.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.في القرن 19 ، كانت الكلمة لقب لأحد السياسيين الفاسدين.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.そして今日では 史上最も不快な定義だと
34, Yozgat, Rize, Ceyhan, 98.Δεν είναι ούτε δικό μου ούτε του Αλί.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Az afganisztáni korrupciót akarom vizsgálni, a "Visszafizetés" című munkámmal.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Ik wil de corruptie in Afghanistan te kijk stellen door een happening die ik 'Terugbetaling' noem.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Je veux examiner la corruption en Afghanistan à travers une oeuvre intitulée :
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,W akcji "Odpłata" chcę się przyjrzeć korupcji w Afganistanie.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Я хочу поднять проблему коррупции в Афганистане в работе под названием "Реванш".
Afganistan'daki yozlaşmaya저는 "되갚기(보상)"라는 작업를 통해
Afganistan'daki yozlaşmayaאני רוצה לבחון את השחיתות באפגניסטן
Afganistan'daki yozlaşmayaأريد أن أفحص الفساد في أفغانستان
Afganistan'daki yozlaşmayaアフガニスタンの 腐敗を見てみたいですね
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Det er som i Gibeas Dage, han mindes deres Skyld og straffer deres Synder.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Globoko so se popačili kakor v času Gibee. Bog se spomni njih krivice, kaznoval bo njih grehe.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Hlboko sa porušili jako za dní Gibee; rozpamätá sa na ich neprávosť; navštívi ich hriechy.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.저희는 기브아의 시대와 같이 심히 패괴한지라 여호와께서 그 악을 기억하시고 그 죄를 벌하시리라
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.lyen elfajultak, mint Gibea napjaiban; [de] megemlékezik álnokságaikról, és megbünteti az õ gonoszságokat.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Sie verderben's zu tief wie zur Zeit Gibeas; darum wird er ihrer Missetat gedenken und ihre Sünden heimsuchen.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Глубоко упали они, развратились, как во дни Гивы; Он вспомнит нечестие их, накажет их за грехи их.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.העמיקו שחתו כימי הגבעה יזכור עונם יפקוד חטאתם׃
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.قد توغّلوا فسدوا كايام جبعة. سيذكر اثمهم. سيعاقب خطاياهم
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以 法 蓮 深 深 地 敗 壞 、 如 在 基 比 亞 的 日 子 一 樣 . 耶 和 華 必 記 念 他 們 的 罪 孽 、 追 討 他 們 的 罪 惡
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以法 蓮 深深 地 敗壞 、 如 在 基比亞 的 日子 一樣 . 耶和華 必 記念 他 們的 罪孽 、 追討 他 們的 罪惡
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Aber wir können diese Korruption nicht mehr ignorieren.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Ale my už viac nemôžeme ignorovať túto korupciu.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Ale nie możemy dalej tego robić.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız. (Alkış)Nous ne pouvons plus ignorer cette corruption.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Dar nu mai putem ignora această corupție.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.De nem tehetjük ezt tovább.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.하지만 이런 부패를 더 이상은 무시하고 넘길 수 없습니다.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Maar we kunnen deze corruptie niet langer negeren.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Ma non si può più ignorare questa corruzione.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Nhưng chúng ta không thể bỏ qua tình trạng tham nhũng này thêm được nữa.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Pero ya no podemos seguir ignorando esta corrupción.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Δεν μπορούμε να την αγνοούμε άλλο.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Но игнорировать происходящее мы больше не можем себе позволить.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.Но не можем да пренебрегваме тази корупция повече.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.אבל כבר איננו יכולים להתעלם מהשחיתות הזו.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.ولكن لا يمكننا أن نتجاهل هذا الفساد بعد الآن.