yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.우리가 부패에 관해 얘기할 때면 마음 속에 떠오르는 전형적인 인물들이 있습니다.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.När vi talar om korruption, så tänker vi ofta på några olika typer av individer.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Når vi taler om korruption, er der nogle typiske typer som falder os ind.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Quando falamos sobre corrupção, lembramo-nos logo de alguns tipos de pessoas.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Quand on parle de corruption, nous avons des stéréotypes en tête.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Quando si parla di corruzione, vengono subito in mente dei classici tipi di individuo.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Wanneer we praten over corruptie, zijn er bepaalde types individuen die we voor ogen hebben.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Wenn wir über Korruption sprechen, kommen uns bestimmte Arten von Menschen in den Sinn.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Όταν μιλάμε για διαφθορά, μας έρχονται συγκεκριμένοι τύποι ανθρώπων στο νου.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Когато говорим за корупция, в ума ни изникват типични видове лица.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.Когда дело касается коррупции, на ум приходит определённый тип людей.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.כשאנו מדברים על שחיתות, יש כמה טיפוסים אופייניים שעולים על הדעת.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.عندما نتحدث عن الفســـــاد، هنــــــاك أصناف نمطية من الأفراد تتبادر إلى الذهن.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.思い浮かぶ典型的な人たちがいます 旧ソ連の権力狂
Yozlaşma mı?Corrupção?
Yozlaşma mı?¿Corrupción?
Yozlaşma mı?Corruzione?
Yozlaşma mı?Korruptionen?
Yozlaşma mı?Korruptionen?
Yozlaşma mı?Korruptionko?
Yozlaşma mı?Korupcji?
Yozlaşma mı?Διαφθορά;
Yozlaşma mı?Коррупцию?
- Yozlaşma, politik liderlerimizi seçtiğimiz insan grubundaki ahlaki çöküş...- Decadența, decăderea morală a societății de unde ne alegem liderii politici.
- Yozlaşma, politik liderlerimizi seçtiğimiz insan grubundaki ahlaki çöküş...- La decadencia, la descomposición moral del grupo de personas de donde elegimos nuestros líderes políticos.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.A korrupcióról fogok beszélni, de szeretnék egymás mellé állítani két különböző dolgot.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Będę mówił o korupcji, ale chciałbym porównać dwie różne rzeczy.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Budu mluvit o korupci, ale chtěl bych nejprve porovnat dvě různé věci.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Ich werde über Korruption sprechen, aber ich würde gern zwei verschiedene Dinge gegenüberstellen.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Ik zal het hebben over corruptie, maar ik zou twee verschillende dingen naast elkaar willen zetten.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Je vais parler de corruption, mais je voudrais juxtaposer deux choses différentes.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.저는 오늘 부패에 관해서 이야기 할 것입니다. 그전에 저는 비교하고 싶은 것이 있는데 이 둘은 서로 다른 두가지 입니다
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Oggi parlerò di corruzione, ma vorrei mettere a confronto due elementi diversi.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Saya akan berbicara tentang korupsi, dan saya ingin mensejajarkan dua hal berbeda.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Tôi sắp sửa bàn về tham nhũng, nhưng trước hết tôi muốn đặt hai thứ bên cạnh nhau.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Voi vorbi despre corupție. dar aș dori să juxtapun două lucruri diferite.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Voy a hablar de corrupción, pero me gustaría contrastar dos cosas diferentes.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Θα μιλήσω για την διαφθορά, αλλά θα ήθελα να αντιπαραθέσω δύο διαφορετικά πράγματα.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Ще говоря за корупцията, но бих искал да съпоставя две различни неща.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.Я расскажу о коррупции, но мне бы хотелось сопоставить две различные вещи.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.אני עומד לדבר על שחיתות, אך ברצוני להסמיך זה לזה שני דברים שונים.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.سأحدثكم اليوم عن الفساد, و لكني أريد أن أضع أمامنا شيئان مختلفان.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.まず 2つの違ったことについて 対比したいと思います ひとつは巨大な世界経済について
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.1993年 友人で元同僚でもあった-
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Așa a început relația mea cu corupția.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.A tak sa vlastne začal môj vzťah s korupciou.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Ce fut le début de ma relation avec la corruption.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Dat was het begin van mijn relatie met corruptie.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.E così nacque la mia relazione con la corruzione.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Foi assim que a começou a minha relação com a corrupção.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Így kerültem kapcsolatba először a korrupcióval.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.그렇게 저와 부패와의 관계가 시작되었습니다.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Og det var der mit forhold til korruption rigtigt begyndte.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Så började min relation med korruption.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Seitdem habe ich mich mit Korruption beschäftigt.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Tak zaczęła się moja przygoda z korupcją.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Và đó là cách thức mối quan hệ của tôi với vấn nạn tham nhũng được thiết lập.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Y así fue que mi relación con la corrupción empezó.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Και έτσι ξεκίνησε στη πραγματικότητα η σχέση μου με τη διαφθορά.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.Саме так я почала займатися питаннями корупції.