Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.Ook nog het respiratoir syncytieel virus.
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.Potem to samo zrobiliśmy z wirusem RSV.
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.Y también lo hicimos con el virus sincicial respiratorio
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.А после направихме дихателен синкитиален вирус.
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.Затем последовал респираторный синтициальный вирус.
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.ואחר עשינו וירוס סינסיציאלי של דרכי-הנשימה.
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.و كذلك بالفَيْروس المِخْلَوِيّ التَّنَفُّسِيّ
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.このウイルスは全国の保育所の 悩みの種です
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.A apărut o problemă, la un anumit punct, pe calea de rețea între server și acest calculator.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Być może problemy pojawiły się gdzieś w sieci, między serwerem a Twoim komputerem.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Có lẽ gặp lỗi tại điểm nào trên đường dẫn mạng giữa máy phục vụ và máy tính này.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Der har måske været et problem på et eller andet punkt langs netværksstien mellem serveren og denne computer.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Det kan ha varit ett problem på nätverket längs vägen mellan servern och den här datorn.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Er is mogelijk een probleem ergens op de netwerkroute tussen uw computer en de server.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Je možné, že se vyskytl problém někde na cestě sítí mezi serverem a vaším počítačem.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.서버와 이 컴퓨터 사이의 네트워크의 일부 지점에서 문제가 생긴 것 같습니다.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Morda je bila težava nekje na mrežni poti med strežnikom in tem računalnikom.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Možno je problém na nejakom mieste po ceste v sieti medzi serverom a vaším počítačom.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Pode ter havido um problema em qualquer ponto do percurso da rede entre a sua máquina e o servidor.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Puede que se haya producido un error en algún punto de la ruta de conexión entre el servidor y su equipo.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Tämän tietokoneen ja palvelimen välisessä verkkoyhteydessä saattaa olla ongelmia.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Valószínűleg valamilyen hiba történt a hálózati kapcsolatban a kliens és a kiszolgáló között.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Вероятно е възникнал проблем по трасето между сървъра и този компютър.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Возможно, имела место проблема в некоторой точке сети на пути между сервером и этим компьютером.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.Можливо, існують проблеми на шляху перенесення даних між сервером та вашим комп' ютером.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.יכול להיות שהייתה בעיה בנקודה כלשהי לאורך מסלול הרשת שבין השרת למחשב זה.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.قد تكون هناك مشكلة في أحد النقاط في مسار الشبكة بين الخادم وهذا الحاسوب.
Sunucu ve bu bilgisayar arasındaki ağ yolunun bir noktasında bir sorun olabilir.サーバとこのコンピュータの接続のどこかの地点に問題が発生した可能性があります。
Uzun bir yolda yürümeye başlıyorum kral yolunun ötesindeJ'ai empreinté un long chemin Au delà du chemin épineux...
Uzun bir yolda yürümeye başlıyorum kral yolunun ötesindeSo setze ich den Kurs meiner endlosen Reise für den Ort jenseits des dornigen Pfades...
Ve birşeyler hakkında düşünmenin tek doğal yolunun읽고나서 전
Ve birşeyler hakkında düşünmenin tek doğal yolununושם גיליתי, שהשורשים
Ve birşeyler hakkında düşünmenin tek doğal yolununأدركت جذور
Ve birşeyler hakkında düşünmenin tek doğal yolunun僕の物の考え方は
Ve bunun en iyi yolunun da, bilirsiniz, çocuk sahibi olmak olduğunu düşündüm.Et j'ai pensé que le meilleur moyen, comme la plupart d'entre vous qui ont des enfants le savent,
Ve bunun en iyi yolunun da, bilirsiniz, çocuk sahibi olmak olduğunu düşündüm.그리고 최고의 방법은, 대부분 자녀가 있는 분들이 아시다시피,
Ve bunun en iyi yolunun da, bilirsiniz, çocuk sahibi olmak olduğunu düşündüm.Y pensé que la mejor manera, como muchos de los que tienen hijos saben,
Ve bunun en iyi yolunun da, bilirsiniz, çocuk sahibi olmak olduğunu düşündüm.וחשבתי הדרך הטובה ביותר, כמו שרבים מכם שיש להם ילדים יודעים,
Ve bunun en iyi yolunun da, bilirsiniz, çocuk sahibi olmak olduğunu düşündüm.وفكرت أن الطريقة الأمثل، كما يعرف أكثر من رزقوا بأطفال،
Ve bunun en iyi yolunun da, bilirsiniz, çocuk sahibi olmak olduğunu düşündüm.新しい人生を始める一番いい方法は
Ve giderken Rinpoche'den bir görüş aldık, bizimle oturdu ve bize Budist yolunun 4 yüce doğrusunu anlattı.בדרך אספנו איש רוח מרינפוצ'ה, שישב איתנו וסיפר לנו על ארבע האמיתות הנאצלות, מהות הדרך הבודהיסטית.
Ve giderken Rinpoche'den bir görüş aldık, bizimle oturdu ve bize Budist yolunun 4 yüce doğrusunu anlattı.وفي الطريق أخذنا دروس من "Rinpoche" لقد جلس معنا وأخبرنا عن الحقائق الأربعة النبيلة جوهر الطريقة البوذية
Ve giderken Rinpoche'den bir görüş aldık, bizimle oturdu ve bize Budist yolunun 4 yüce doğrusunu anlattı.그리고 도중에 우리는 린포체를 만나뵙고 불교의 길의 정수라 할 수 있는 사제(四諦)에 대한 이야기를 들었습니다.
Ve giderken Rinpoche'den bir görüş aldık, bizimle oturdu ve bize Budist yolunun 4 yüce doğrusunu anlattı.彼は一行に向かって 仏教の四聖諦 すなわち 「4つの聖なる真理」を語りました 生は苦しみです しかし悪い事ばかりではありません
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıA vállalkozásfejlesztés további eszközét képezik az idegenforgalmi projektek.
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıBau einer grenzüberschreitenden Straßen-/Eisenbahnbrücke über die Donau bei Vidin-Calafat
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıDer er gået en stor mængde detaljeret forberedelse til at planlægge RCOP og dets implementering.
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıLos proyectos turísticos constituirán también una herramienta complementaria para el desarrollo de empresas.
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıRéseau routier: construction d’un périphérique pour contourner la ville de Sibiu
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıSilniční síť: Vybudování vnějšího okruhu města Sibiu
Yol ağı: Sibiu şehrini baypas edecek bir çevre yolunun inşasıTyö on ollut vaikeaa, mutta kaikki palaset ovat vihdoin koossa mielenkiintoista talouskehitystä varten.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Anh ấy đang tiến gần tới cuối đường đua, vượt qua giữa những chiếc thùng đã được dựng ở đó.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Dia mendekati ujung lintasan, berjalan di antara tong-tong yang diletakkan disana.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Dojeżdża do końca toru, gdzie będzie musiał przejechać przez dziurę w ścianie beczek.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Ele está a chegar ao fim da linha, passa entre os barris preparados.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Er nähert sich dem Ende des Rennens, öffnet sich einen Weg zwischen den Fässern die dort herumstehen.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Hij nadert het einde van de rit, maakt zijn weg tussen de vaten die daar zijn opgesteld.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Il s'approche de la fin de la piste, se fait un chemin entre les tonneaux installés là.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.마지막 도착지에 다다르고 있습니다. 저기 세워진 통 들 사이로 들어옵니다.
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.Most közeledik a kör vége felé, áthajt a hordók között, amelyeket odakészítettek.