Ana içeriğe geç
Sözlük

yollu ile cümle

yollu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Erkek kardeşim sana saygılarını yolluyor.My brother sends you his regards.
Onun gözündeki bakışına göre onun şaka yollu konuştuğunu söyleyebilirdim.By the look in his eye I could tell that he was speaking tongue in cheek.
Tom Mary'ye şaka yollu takıldı.Tom teased Mary.
Şaka yollu takılıyoruz.We're teasing.
Tom'a mesaj yolluyorum.I'm texting Tom.
Sana büyük bir dosya yolluyorum.I'm sending you a big file.
O ona şaka yollu sordu: "Henüz nasıl araba süreceğini öğrenmedin mi?"He jokingly asked her: "Haven't you learnt how to drive yet?"
Sana PayPal üzerinden ödeme yolluyorum.I'm sending you the payment through PayPal.
Dönel kavşaklar dört yollu kavşaklardan daha güvenli ve verimlidir.Roundabouts are both safer and more efficient than four-way intersections.
Yollu gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Dayım bana her sene doğum günü hediyesi yolluyor.My uncle sends me a birthday present every year.
Mu fajı transpozisyonu DNA yollu replikatif transpozisyonun en iyi bilinen örneğidir.Mu phage transposition is the best-known example of replicative transposition.
Yolluk ve besleyici konulduktan sonra dondurulup tesviye yapılır.Prevention is by refrigerating or freezing fish right after it is caught.
Diğer organizasyonlar gönüllüler yolluyorlar.Other organizations send volunteers.
Dýţarýdan getiremezsin. Biz yolluyoruz.You can't bring from somewhere else, I will send you one.
Ve bunlar çok daha iyi--trafik ışıklarından daha iyiler, dört yollu DUR işaretlerinden iyiler.And they are much better -- better than traffic lights, better than four-way stop signs.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.They're supposedly tongue-in-cheek, but they're actually dangerous.
Bu iki yollu bir hikaye.It's a two-way story.
Onu alabilecek herhangi bir böceğe bir dizi fantastik koku yolluyorlar.They're sending out a fantastic array of scent to any insect that'll have it.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.I've been sending out valentines on a fairly large scale since 2005.
6 ay sonra isime ger dondugumde ogrendim ki bana maasimi yolluyorlarmis.People say not to do business with friends because it always turns into a hassle.
Benim ortaklarim kafamda bir delikle yatakta yatiyor olmama ragmen yolluyorlarmis.I think the opposite is true.
Irak'a yolluyorlar.They send him to Iraq.
Şu anda kolu olan uzaktan kumandalı araçları yolluyorsunuz.Currently you send these remotely controlled vehicles that are armed.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.But they do send a message to boys, that they are not, the boys are not really the target audience.
Hiç gitmiyor ki, kapýnýn önüne tünemiţ... ...itiyoruz, yolluyoruz geri oturuyor.Did he come again? He doesn't go anyway. He is sitting in front of the door.
Onlar şüphesiz davarlar gibidir, belki daha da sapık yolludurlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
Aslı ile 3- yollu birleştirme3-way merge with base
3 yollu karşılaştırma3 way comparison
Sırbistan ve Karadağ, ekonomi konularında AB ile çift yollu müzakereler sürdürmekteydiler.Serbia and Montenegro have been holding twin-track negotiations with the EU on economic issues.
Rigell, Cumhuriyetçi adaylığını altı yollu bir yarışta Bert Mizusawa'yı yenerek kazandı.Rigell won the Republican nomination in a six-way race, defeating Bert Mizusawa.
Huni: Batak, yolluk sisteminin dikey kısmı olan huniye bağlanır.Sprue: The pouring cup attaches to the sprue, which is the vertical part of the gating system.
Curufluk: Hunileri memelere bağlayan yolluk sisteminin yatay kısmı.Runners: The horizontal portion of the gating system that connects the sprues to the gates.
Bu sayı ne kadar büyükse yolluk sistemi o kadar verimlidir.[1]Therefore, the higher the number the more efficient the gating system/risers.[1]
Yolluk sistemi dökülen malzemeye göre türbülansı düşürecek şekilde tasarlanabilir.The gating system may be designed to minimize turbulence, depending on the material being cast.
Yolluk sistemi curufu ayırmak ayırmak için de tasarlanabilir.The gating system may also be designed to trap dross.
O zamana kadar ülkeler onları temsil edecek filmleri seçiyor ve festivale yolluyorlardı.Während des Films können sich die Kandidaten einbuzzern und ihren Tipp für die Lösung abgeben.
Sana bir fotoğraf yolluyorum.Je t'envoie une photo.
Bir mektup yolluyorsun.Tu envoies une lettre.
Enfeksiyöz ajanlar genelde en az bir bulaş yollunda uzmanlaşmışlardır.Les agents infectieux sont généralement spécialisés pour un mode particulier de transmission.
Bunları Yollug Tigin yazmıştır.I Pisani lo scrivevano Tortohelie.
Sana komik bir video yolluyorum.Посылаю тебе смешные видео.
Bu yeni perdeler yolluklarla uyuşmuyor.Эти новые шторы не сочетаются хорошо с коврами.
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.Когда они не появились, он шутливо заметил, что они должны сами покончить жизнь самоубийством.
Buna "ata yolluğu" denir.Так называется Млечный путь.
Yolluk ve besleyici konulduktan sonra dondurulup tesviye yapılır.فيتم التحميص والتبريد في النهاية بطريقة أوتوماتيكية.
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.و عندما لم ظهروا ، سيقول مازحا أنهم يجب أن يكونوا انتحروا.
Yolluğ Tigin, Kül Tigin yazıtını yirmi günde, Bilge Kağan yazıtını da otuz günde yazmıştır.ومعنى شهود الشهر: رؤية الهلال في ليلة الثلاثين من شعبان.
Bu yollun kullanılması oldukça zordur.Este foarte dificil de folosit.
Bu yollun kullanılması oldukça zordur.Hvor vanskelig det er å gjennomføre reisen.
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.Khi họ không tới, ông ta nói đùa rằng chắc hẳn họ đã tự tử.
Yolluk ve besleyici konulduktan sonra dondurulup tesviye yapılır.Chúng được tẩm ướp bằng đường và muối sau đó trữ lạnh dùng dần.
Bu yüzden su daha uzun yollu Büyük dolaşım yapmış olur.これにより、より大きな航続距離が実現された。
O zamana kadar ülkeler onları temsil edecek filmleri seçiyor ve festivale yolluyorlardı.そこで、主人公たちは自分たちの活躍を撮影し、ヒーローものとして放映するという方法に出た。
Yolluk ve besleyici konulduktan sonra dondurulup tesviye yapılır.不過之後由於難以取得鋼材和水泥,其後的工程被凍結。
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.翟天临就不識知網一事辯称自己当时只是在开玩笑。
Yolluk ve besleyici konulduktan sonra dondurulup tesviye yapılır.Ако изследването се забавя се замразяват и транспортират замразени.
Bunları Yollug Tigin yazmıştır.To kazuje tigar.
Bunları Yollug Tigin yazmıştır.Čo rozprával starý drak.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.저는 2005년부터 상당히 많은 사람들에게 발렌타인 카드를 보내기 시작했죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod