yolların ile cümle

yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Jadi, lakukanlah segala yang diperintahkan TUHAN Allahmu. Hiduplah menurut hukum-hukum-Nya dan hormatilah Dia
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Ja noudata Herran, sinun Jumalasi, käskyjä, vaella hänen teitänsä ja pelkää häntä.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.네 하나님 여호와의 명령을 지켜 그 도를 행하며 그를 경외할지니라
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.och du skall hålla HERRENS, din Guds, bud, så att du vandrar på hans vägar och fruktar honom.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Og hold HERREN din Guds Bud, så du vandrer på hans Veje og frygter ham.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.og hold Herrens, din Guds bud, så du vandrer på hans veier og frykter ham!
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Osserva i comandi del Signore tuo Dio camminando nelle sue vie e temendolo
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Să păzeşti poruncile Domnului, Dumnezeului tău, ca să umbli în căile Lui, şi să te temi de El.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.So halte nun die Gebote des HERRN, deines Gottes, daß du in seinen Wegen wandelst und fürchtest ihn.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Tu observeras les commandements de l`Éternel, ton Dieu, pour marcher dans ses voies et pour le craindre.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.За това, да пазиш заповедите на Господа твоя Бог, да ходиш в пътищата Му и да се боиш от Него.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.Итак храни заповеди Господа, Бога твоего, ходя путями Его и боясь Его.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.ושמרת את מצות יהוה אלהיך ללכת בדרכיו וליראה אתו׃
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.واحفظ وصايا الرب الهك لتسلك في طرقه وتتّقيه.
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.你 要 謹 守 耶 和 華 你 神 的 誡 命 、 遵 行 他 的 道 、 敬 畏 他
‹‹Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.你 要 謹守 耶和華 你 神 的 誡命 、 遵行 他 的 道 、 敬畏 他
Orkestra düzeni yapıcıdır. Yani aslında ayırma ve birleştirme yollarını her yerde kullanmaktayız.We wszystkim konstruujemy i dekonstruujemy.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.가장 좋게 이해하는 방법은 6을 3개의 묶음으로 나누었다고 보는 것입니다.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.6を3つのグループに分けるということです. さて,ちょっと違った方法でこれを見てみましょう.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.A legjobb ha úgy tekintesz erre, hogy a hatot három csoportra osztod.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Also ist der beste Weg sich das vorzustellen, das du sechs in drei Gruppen aufteilst.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Cel mai bun mod de a vă gândi la asta este că împărţiţi şase în trei grupuri.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Dus de beste manier om er tegen aan te kijken is dat je zes in drie groepen verdeeld.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Ett sätt att se på det är att säga att du har delat upp 6 i 3 grupper.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.La meilleure manière de penser est de se dire que j'ai séparé 6 en 3 groupes.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Najlepší spôsob, alebo jeden spôsob ako otom premýšľať je rozdeliť tých šesť do troch skupín.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Quindi il modo migliore o un modo di pensarci è che hai diviso il 6 in 3 gruppi.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Οπότε ο καλύτερος τρόπος, ή ένας τρόπος για να το σκεφτείτε είναι ότι διαιρέσατε το 6 σε 3 ομάδες.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.Нека кажем, че имам осем делено на две. Също мога да напиша това и като осем... Искам да знам колко е това.
O zaman bunun en iyi yolu veya yollarından biri 6'yı 3 gruba ayırmak.اذاً الطريقة الافضل للتفكير بهذا ان تقسم الست حبات الى 3 مجموعات
Pek çok kişi, bombayı etkisiz hale getirmeye çalışırdı. Ölmemenin yollarını araştırırdı.Es más que probable que la mayoría de la gente trate de desactivar la bomba, encontrar formas de no morir.
Pek çok kişi, bombayı etkisiz hale getirmeye çalışırdı. Ölmemenin yollarını araştırırdı.Със сигурност повечето хора ще се опитат да обезвредят бомбата и да намерят начин да оживеят.
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.I postanowił kapłanów na urzędach ich, a potwierdził ich ku posługiwaniu w domu Pańskim.
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.여호와 보시기에 정직히 행하여 그 조상 다윗의 길로 행하여 좌우로 치우치지 아니하고
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.Zijn bewind was een goed bewind, want hij volgde stipt het voorbeeld van zijn voorvader David.
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.и делал он угодное в очах Господних, и ходил путями Давида, отца своего, и не уклонялся ни направо, ни налево.
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.ויעש הישר בעיני יהוה וילך בדרכי דויד אביו ולא סר ימין ושמאול׃
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.وعمل المستقيم في عيني الرب وسار في طرق داود ابيه ولم يحد يمينا ولا شمالا
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.他 行 耶 和 華 眼 中 看 為 正 的 事 、 效 法 他 祖 大 衛 所 行 的 、 不 偏 左 右
RABbin gözünde doğru olanı yaptı. Sağa sola sapmadan atası Davutun yollarını izledi.他 行 耶和華 眼中 看 為正 的 事 、 效法 他 祖 大衛所 行 的 、 不偏 左右
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.(104:39) Простер облако в покров им и огонь, чтобы светить им ночью.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.A întins un nor, ca să -i acopere, şi focul, ca să lumineze noaptea.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Allah membentangkan awan untuk menaungi umat-Nya, dan api untuk penerang di waktu malam
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Distese una nube per proteggerli e un fuoco per illuminarli di notte
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Er breitete eine Wolke aus zur Decke und ein Feuer, des Nachts zu leuchten.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Estendeu uma nuvem para os cobrir, e um fogo para os alumiar de noite.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Extendió una nube por cortina, y fuego para alumbrar de noche
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.God gaf daarop een wolk die het volk leidde en 's nachts had het een vuurzuil als lichtbaken.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Han bredde ut ett moln till skygd, och en eld för att lysa om natten.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Han bredte en Sky som Skjul og Ild til at lyse i Natten;
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Han bredte ut en sky til dekke og ild til å lyse om natten.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Hän levitti suojaksi pilven ja tulen valaisemaan yötä.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Il étendit la nuée pour les couvrir, Et le feu pour éclairer la nuit.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.여호와께서 구름을 펴사 덮개를 삼으시고 밤에 불로 밝히셨으며
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.lhõt terjeszte ki, hogy befedezze [õket,] és tüzet, hogy világítson éjjel.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Ngài bủa mây ra để che chở, Và ban đêm có lửa soi sáng.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Ngài bủa mây ra để che_chở , Và ban_đêm có lửa soi sáng .
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Razgrnil je oblak, da jih zaslanja, in ogenj, da razsvetljuje noč.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Rozpostarł obłok na okrycie ich, a ogieó na oświecanie nocy.
RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.Roztáhl oblak k zastírání jich, a oheň k osvěcování noci.

İlgili Sayfalar