yolların ile cümle
yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleAngiv den fulde sti til de eksterne programmer
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleDéfinissez l'emplacement complet des applications externes
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleHet volledige pad instellen van externe toepassingen.
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleImposta il percorso delle applicazioni esterne
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleIndique la ruta completa de las aplicaciones externas
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleIntroduz a localização completa das aplicações externas
Harici uygulamaların tam- yollarını belirle외부 응용 프로그램의 전체 경로를 설정합니다.
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleKülső alkalmazások útvonalának beállítása
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleNapišite polno pot do zunanje aplikacije
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleNastaveni cest k externím aplikacím
Harici uygulamaların tam- yollarını belirlePre externé aplikácie zadajte úplnú cestu
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleStabilește calea completă a aplicațiilor externe
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleStäll in den fullständiga sökvägen för de externa programmen
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleUstaw pełną ścieżkę do zewnętrznych aplikacji
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleΚαθορίστε την πλήρη διαδρομή των εξωτερικών εφαρμογών
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleВстановіть повний шлях до зовнішніх програм
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleУкажите полный путь к внешним приложениям
Harici uygulamaların tam- yollarını belirleУстановяване на пълният път за външни приложения
Hata: %s dizini arama yollarına eklenemedi.خطأ: تعذرت إضافة الدليل %s إلى مسار البحث.
Hayatın ilerleyen yollarındaGuidando lungo la strada, da sola.
Hayatın ilerleyen yollarındaJadącym wzdłuż drogi
Hayatın ilerleyen yollarındaSiguiendo adelante yo sola.
Hayatın ilerleyen yollarındaВсё также двигаться неровными путями
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""Envoyez-nous des vidéos de vos manières préférées de communiquer avec les enfants dans votre vie."
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""아이들과 상호작용하는 방법 중 당신이 가장 좋아하는 모습을 담은 동영상을 보내주세요."
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin."le pedimos a la gente que nos comenten sobre las mejores maneras de interactuar con un niño.
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""Mandateci i video del vostro modo preferito di interagire con i bambini nella loro vita."
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin." [Piyano ♫]Pošlite nám video vašich obľúbených spôsobov akými dokážete pôsobiť na deti. ♪ klavírna hudba ♫
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin." [Piyano ♫]Zašlete nám video svých oblíbených spůsobů, kterými dokážete upoutat deti ve vašem živote. klavírní skladba♫
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""Στείλτε μας βίντεο με τους αγαπημένους σας τρόπους συναναστροφής με τα παιδιά στη ζωή σας."
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""Изпратете ни видео на любимите ви начини за общуване с деца във вашия живот."
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""Отправьте нам видео с вашими любимыми способами занятий с ребенком."
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""أرسلوا لنا مقاطع فيديو لطرقكم المفضلة للتفاعل مع الأطفال في حياتكم."
Hopkins, onun yollarını çok tuhaf oldu.彼は赤毛のであり、彼はすべての赤毛の男性のための大きな共感を持っていた;ので、
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.As tropas de Hitler continuaram a marchar, e não havia nada que o meu pai pudesse fazer.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitler csapatai bevonultak és apám semmit sem tudott tenni ellene.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitlerovy jednotky postupovaly dále a nebylo nic, co by mohl můj otec udělat, aby tomu zabránil.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitlerowcy maszerowali dalej, a mój ojciec nie był w stanie ich zatrzymać.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitlers troepen marcheerden door en er was niets dat mijn vader kon doen.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitler's tropper marcherede videre, og der var intet min far kunne gøre ved det.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitlers Truppen marschierten weiter, und es gab nichts, das mein Vater dagegen hätte tun konnte.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.히틀러의 군대들이 전진해왔고, 저의 아버지가 할 수 있는 일은 아무것도 없었습니다.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Las tropas de Hitler avanzaron y no hubo nada que mi padre pudiera hacer al respecto.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Les troupes d'Hitler continuaient à avancer, et mon père ne pouvait rien y faire.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Le truppe di Hitler continuavano l'avanzata, e non c'era niente che mio padre potesse farci.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Quân Hitler tiếp tục hành quân, còn cha tôi thì chẳng làm gì được nữa.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Trupele lui Hitler avansau și tata nu putea face nimic.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Έτσι λοιπόν οι στρατιές του Χίτλερ παρέλασαν από μπροστά του δίχως αυτός να μπορεί να κάνει τίποτα γι' αυτό.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Войниците на Хитлер измарширували напред, и моят баща не можел да направи нищо.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Войска Гитлера шли вперёд, а мой отец не мог их остановить.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Гітлерівські загони продовжували марширувати, а мій батько нічим не міг зарадити.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.כוחותיו של היטלר צעדו פנימה, ואבי לא יכל לעשות מאומה בנוגע לזה.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.ومن ثم عبر جنود هتلر و أكملوا دربهم ولم يكن بوسع والدي القيام بأي شيء حيال ذلك
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.父には何もすることが できませんでした 父は亡くなる日まで
Hollanda'nın keşfettiği ticaret yollarının hakimiyeti için tasarlanmıştı.위해 설립 되었지요. 네델란드의 입장에는
Hollanda'nın keşfettiği ticaret yollarının hakimiyeti için tasarlanmıştı.オランダにとっては競争会社や土着商人は海賊とみなされた。
Hopkins, onun yollarını çok tuhaf oldu.Хопкинс, който е много странно в пътищата си.
Hopkins, onun yollarını çok tuhaf oldu.Хопкинс, который был очень своеобразный в путях своих.
Hopkins, onun yollarını çok tuhaf oldu.Хопкінс, який був дуже своєрідний в шляхах своїх.
Hopkins, onun yollarını çok tuhaf oldu.הופקינס, שהיה מוזר מאוד בדרכים שלו.