yolların ile cümle
yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Mais malgré chaque désastre que nous avons connu, le marathon a réussi à réunir les gens.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Ma per ogni disastro che avevamo, la maratona ha trovato il modo per far riunire le persone.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Mas por cada desastre que tivemos, a maratona encontrou maneiras de unir as pessoas.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Men for hver katastrofe vi havde, fandt maratonløbet veje til at bringe folk sammen.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Men för varje katastrof vi fick så fann vårt maraton sätt att föra människor tillsammans.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Pero para cada desastre que ocurría, la maratón encontró la manera de reunir a la gente.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Tapi untuk semua bencana yang kami alami, maraton membuat orang-orang bersama.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Αλλά για κάθε καταστροφή που γινόταν, ο μαραθώνιος κατάφερνε να ενώνει τους ανθρώπους.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Але хоч які непорозуміння ми не мали, марафон знаходив можливість об'єднати людей.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Несмотря на все бедствия, марафон объединял людей.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Но за всяка несполука маратноът намираше начин да събере хората.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.אבל לכל אסון המרתון מצא איך לאחד את העם.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.لكن بكل كارثة أصبنا بها، استطاع الماراثون أن يجد طرق ليجمع الناس مع بعض.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.マラソンは人々を集めました 2005年 首相が暗殺されました
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Avem nevoie de noi modalităţi, mai bune, de a face faţă sărăciei, războiului şi bolilor.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Chúng ta cần những cách mới, những cách tốt hơn, để đối phó với nghèo đói, chiến tranh và dịch bệnh.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Ci servono soluzioni nuove, migliori, per affrontare la povertà, le guerre, e le malattie.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Kita perlu cara baru, cara yang lebih baik, untuk mengatasi kemiskinan, peperangan, dan wabah penyakit.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.가난, 전쟁, 질병을 극복하기 위해서 더 좋은 새로운 방법을 찾아야 합니다.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Potrebujeme nové, lepšie spôsoby ako čeliť chudobe, vojnám a chorobám.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Potrebujemo nove, boljše načine za spopad z revščino, vojnami in boleznimi.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Potrzebujemy nowych, lepszych rozwiązań problemów biedy, wojny i choroby.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Precisamos de novas e melhores maneiras, de lidar com a pobreza, as guerras e a doença.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Új, jobb módszerekre van szükségünk a szegénység, háborúk és betegségek ellen.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Uusia, parempia tapoja selviytyäksemme köyhyydestä, sodista ja sairauksista.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Vi behöver nya sätt, bättre sätt, att hantera fattigdom, krig och sjukdomar.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.We hebben nieuwe, betere methoden nodig om armoede, oorlog en ziekte het hoofd te bieden.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Wir brauchen neue, bessere Herangehensweisen, um mit Armut, Kriegen und Krankheiten zurecht zu kommen.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Имаме нужда от нови, по-добри начини да се справим с бедността, войните и болестите.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Нам нужны новые, улучшенные методы борьбы с бедностью, войнами и болезнями.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.אנחנו זקוקים לדרכים חדשות, טובות יותר, להתמודד עם עוני, מלחמות ומחלות.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.نحتاج لطرق جديدة، طرق أفضل، للتعامل مع الفقر، الحروب والأمراض.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.あらゆるものを守り 世界をより良い場所にする必要があります
Gagalarıyla yollarındaki şeyleri temizliyorlar.Ils retournent tout et fouillent avec leurs becs.
Gagalarıyla yollarındaki şeyleri temizliyorlar.부리로 땅을 훓어봅니다.
Gagalarıyla yollarındaki şeyleri temizliyorlar.Sie schieben Dinge mit ihrem Schnabel zur Seite.
Gagalarıyla yollarındaki şeyleri temizliyorlar.הם מטאטאים דברים הצידה עם המקור שלהם.
Gagalarıyla yollarındaki şeyleri temizliyorlar.يقبلون الأشياء لإيجاد طريق للخروج عبر مناقيرها.
Gagalarıyla yollarındaki şeyleri temizliyorlar.そして偶然にもコインがスロットに入ると
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Hij was niet tevreden met de manier waarop de kranten het publiceerden om veilig en legaal te blijven.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Il n'était pas satisfait de la manière dont les journeaux les publiaient, sans risques et légale.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.그는 안전하고 적법하게 하려고 신문들이 전하는 방식에
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Nie był zadowolony, że gazety publikowały tak, żeby było bezpiecznie i legalnie.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.No estaba satisfecho con la manera en que los periódicos lo publicaban, de manera segura y legal.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Non era soddisfatto del modo in cui lo facevano i giornali in modo sicuro e legale.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Nu era mulţumit de modul în care publicau ziarele pentru a fi sigur şi legal.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Δεν ήταν ικανοποιημένος από τον τρόπο που οι εφημερίδες τα δημοσιοποιούσαν ώστε να είναι ασφαλείς και νόμιμες.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Его не устраивало то, как это публикуется в газетах — чтобы было безопасно и законно.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.Йому не сподобалось, як газети описали мирну і спокійну ситуацію в Афганістані.
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.הוא לא היה מרוצה עם הדרך שהעיתונים פרסמו זאת
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.لم يكن راضياً عن الطريقة التى تم بها نشر الأمر في الصحف ،
Gazetelerin güvenli ve yasal bir şekilde olabilmesi için yayınlama yollarından memnun değildi.ウィキリークスで 何もかも暴露し
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Ce Dieu, dans les âges passés, a laissé toutes les nations suivre leurs propres voies,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.der in den vergangenen Zeiten hat lassen alle Heiden wandeln ihre eigenen Wege;
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Egli, nelle generazioni passate, ha lasciato che ogni popolo seguisse la sua strada
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.El, în veacurile trecute, a lăsat pe toate Neamurile să umble pe căile lor,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.En las generaciones pasadas Dios permitió que todas las naciones anduvieran en sus propios caminos
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Han har under framfarna släktens tider tillstatt alla hedningar att gå sina egna vägar.
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.han, som i de forbigangne Tider lod alle Hedningerne vandre deres egne Veje,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.han som i de fremfarne tider lot alle hedningefolkene vandre sine egne veier,