yolların ile cümle

yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Ez az egyik módszer, ahogy a vakcinákat szállítják.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.이것은 백신을 운반하는 방법들 중 하나입니다.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Questo è uno dei metodi con cui i vaccini vengono trasportati.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.To jest jeden ze sposobów transportu szczepionek.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Voici un des moyens de transport pour ces vaccins.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Αυτός είναι ένας από τους τρόπους που τα εμβόλια μεταφέρονται:
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Това е един от начините, по който се транспортират ваксините.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.זו דרך אחת שבה חיסונים מובלים.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.هذه هي أحد طرق حمل اللقاحات.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.運ばれています 発泡スチロールの箱を使っています それを人が担いだり
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.저분이 제 아버집니다. 아버지는 맥가이버 같은 사람이었어요, 정말로요.
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.זה אבא שלי. אבא שלי די דומה למקגייוור, האמת:
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.هذا والدي، كان أبي يشبه "مكبفر" في الحقيقة
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.モノを重くする方法を発案したりしました
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Asta nu face un cuvânt mai real decât orice altă metodă.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.At stå deri, gør på ingen måde et ord mere rigtigt.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Ça ne rend pas un mot plus réel qu'autre chose.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Es macht ein Wort nicht richtiger als jede andere Methode.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Het maakt een woord niet echter dan anders.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.사전에 있다고 진짜가 되는 게 아니라는거죠.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Não torna uma palavra mais real do que qualquer outra coisa.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.No hace que una palabra sea más real que cualquier otra manera.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Nó không làm cho một từ thực hơn bằng bất cứ cách nào khác.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Non rende una parola più reale di un'altra.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Semmivel sem tesz valódibbá egy szót, mint bármi más.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Słowa w słownikach nie są bardziej prawdziwe niż inne.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Takové slovo není o nic víc skutečné, než jiné.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Zaradi nje besede niso nič bolj ali manj resnične.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Δεν κάνει μια λέξη περισσότερο αληθινή από κάποια άλλη.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Так или иначе слово не становится более настоящим.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Так чи інакше, слово не стає від цього реальнішим.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.То не прави една дума по-истинска, отколкото иначе.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.זה לא הופך מילה אמיתית יותר מאשר כל דרך אחרת
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.لا شيئ يجعل الكلمة حقيقية أكثر من غيرها أي شيء أخر .
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.あなたが愛情を抱くから単語が本物になるのです
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.Dit is een van de wijzen waarop dominante systemen zich handhaven en reproduceren.
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.이것은 지배 체제를 유지하고 그 지배 구조를 재생산하는 방법 중의 하나로 작용하여
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.Это один из способов существования и самовоспроизводства доминантных систем,
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.זו אחת הדרכים, שבהן המערכות השולטות מתָּחְזקות ומנציחות את עצמן, כלומר
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.هذه إحدى الطرق التي تحافظ بها النظم المهيمنة على نفسها وتتناسل، مما يعني أن
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.維持・再生産されるつまり- 安定した支配層は自分の優位に無自覚
Bu halde egonun kendisini var etmesinin yollarından biri ilişkiye başlamak.Akkor az ego túlélésének egyik módja az, hogy belekezdesz egy párkapcsolatba.
Bu halde egonun kendisini var etmesinin yollarından biri ilişkiye başlamak.Alors, une des façons qu'à l'ego pour survivre, c'est de commencer une relation.
Bu halde egonun kendisini var etmesinin yollarından biri ilişkiye başlamak.Entonces una de las formas, en las que el ego sobrevive, es empezando una relación.
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu.Bueno, así se pierde peso que funciona muy bien, pero no dura mucho, ese es el problema.
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu.Đây là 1 cách giảm cân tốt... nhưng không lâu dài, đó mới là vấn đề.
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu. (Gülüşmeler)(Rires)
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu.Nou, dit is een manier om af te vallen die heel goed werkt... maar het is niet blijvend, dat is het probleem.
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu.Pai... asta este o metoda de a slabi foarte buna, dar din pacate nu dureaza, si asta este problema.
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu.Tja, das hier ist zwar eine gute Art Gewicht zu verlieren, aber es hält nicht lange vor, das ist das Problem.
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu.To jeden z całkiem dobrych sposobów na zrzucenie wagi ... ale nie wystarcza, co jest problemem.
Bu kollara ek olarak, sorunu çözmenin diğer yollarını konuşabiliriz.공급 측면 외에도 수요를 줄이는 것도 방법입니다.
Bu kollara ek olarak, sorunu çözmenin diğer yollarını konuşabiliriz.Maar er zijn andere manieren om dit probleem op te lossen.
Bu kollara ek olarak, sorunu çözmenin diğer yollarını konuşabiliriz.נוסף על המנופים האלה אנו יכולים לדבר על דרכים נוספות לפתרון הבעיה, למשל, להוריד את הביקוש,
Bu kollara ek olarak, sorunu çözmenin diğer yollarını konuşabiliriz.بالإضافة لهذه المُحسنات، نستطيع التحدث عن طرق أخرى لحل هذه المشكلة، أعني نستطيع تخفيض الطلب
Bu kollara ek olarak, sorunu çözmenin diğer yollarını konuşabiliriz.ほかの方法もあります つまりエネルギーの消費量を減らすことです これは人口を減らすことを意味します
Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.불도저처럼 흔적도 없이 바다의 바닥을 쓸어버립니다.
Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.likt bulldozers och tar allt i sin väg.
Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.כמו בולדוזרים, לוקחים כל מה שעומד בדרכם.
Buldozerler gibi, yollarına çıkan herşeyi alıyorlar.مثل الجرافات، تأخذ كل شئ في طريقها.

İlgili Sayfalar