yolların ile cümle

yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biz harcamaları kesme hakkında tüm olası yollarını araştırdık.We explored all possible ways of cutting expenditures.
Dil en önemli iletişim yollarından biridir.Language is one of the most important ways of communication.
Dünya vatandaşı olarak, kültürel engellerin üstesinden gelmenin yollarını biliyorum.As a citizen of the world, I know ways of overcoming cultural barriers.
Onlar yollarını kaybetme ihtimaline karşı yanlarında bir harita taşıdılar.They carried a map with them in case they should lose their way.
Tokyonun yollarına aşinaydı.He was familiar with the roads of Tokyo.
Yollarını kaybettiler, yoksa çoktan varmış olurlardı.They lost their way; otherwise, they would have arrived long ago.
Onlar kendi yollarına gittiler.They went their separate ways.
Dağda yollarını kaybettiler.They lost their way in the mountain.
Ruslar Fransız yollarını kopyalar, ancak daima elli yıl sonra.The Russians copy the French ways, but always fifty years later.
İş ortakları olarak on yıl sonra, yollarını ayırmaya karar verdiler.After ten years as business partners, they decided to part ways.
Kadınları konuşturma yollarına sahibiz ama onları susturmak için hiçbir şeyimiz yok.We have ways of making women speak; we have none for shutting them up.
Yollarında olduklarından eminim.I'm sure they're on their way.
Tom ve Mary ayrı yollarına gittiler.Tom and Mary have gone their separate ways.
Kaçan hükümlüler yollarını ayırmaya karar verdiler.The escaped convicts agreed to part ways.
Bizim yolların ve köprülerin büyük miktarda tamire ihtiyacı var.Our roads and our bridges need massive amounts of repair.
Kırsal alana zarar verdiler, yollarında her şeyi bozuyorlardı..They ravaged the countryside, obliterating everything in their path.
Şehrin çevresindeki yollarını biliyorlar.They know their way around the city.
Fadıl, Leyla'nın tehlikeli yollarına karşı kördü.Fadil was blind to Layla's dangerous ways.
Fadıl ve Leyla kendi ayrı yollarına gittiler.Fadil and Layla went their separate ways.
Sami eski yollarına geri döndü.Sami was back to his old ways.
Bencilce yollarını unut.Forget your selfish ways.
Sami yollarını değiştirdi.Sami has changed his ways.
Sami, Amerikan yollarını öğrenmeye başladı.Sami started to learn the American ways.
Yollarını kaybettiler.They lost their way.
Onlar yollarını kaybettiler.They lost their way.
Buna göre, BRT / RTB 1977'de ayrı yollarına gitmiştir.Accordingly, BRT/RTB went their separate ways in 1977.
Son yıllarda özel ilgi, kadın siyasetçilerin ayırdedici kariyer yollarına odaklanmıştır.In recent years, special attention has focused on the distinctive career path of women politicians.
Kane ve Big Show, daha sonra yollarını ayırmaya karar vermişti.Kane and Big Show would then go their separate ways.
Avrupa'ya döndükten sonra, oyuncular kendi yollarına ayrıldı.After returning to Europe, the players parted ways.
Şehrin yollarının % 98 döşelidir ve toplu ulaşım iyi organize edilmiştir.98% of the city roads are paved, mass transport is well organized.
Bormann ve Stumpfegger, Stettiner istasyonuna doğru demiryolu yollarını izledi.Bormann and Stumpfegger followed the railway tracks towards Stettiner station.
Bu duvar Milan'a Gotthard üzerinden geçen ticaret yollarını korumayı ve vergilendirmeyi sağladı.This wall allowed Milan to protect and tax the trade route over the St. Gotthard Pass.
Haystack, aynı zamanda denetim yollarını azaltmak için istatistikler kullanarak o yıl geliştirildi.Haystack was also developed in that year using statistics to reduce audit trails.
31 Mart 2015itibarıyla Hindistan yollarının %61,05'i asfaltlanmıştır.As of 31 March 2015, 61.05% of Indian roads were paved.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.One document reportedly showed that the CIA was researching ways to infect vehicle control systems.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Only two candles light their way.
Geri kalanı ise, kiliseleri, yollar, köprüler, mezarlar, çiftlikler ve su yollarında bulunmuştur.The remainder have been found in churches, roads, bridges, graves, farms, and water routes.
O yüzden Uğruların (haydutların) bu yıldızlara bakarak yollarını buldukları söylenir.They tell him the stars have guided them and the birds have witnessed their vows.
Arter yollarının yapımı ve geliştirilmesi iki yöntemle gerçekleştirilir.The construction and development of arterial roads is achieved through two methods.
Ancak 1980'de grup elemanları kendi yollarına gitmeye karar verdi ve dağıldı.However, in 1980, the group members decided to go their separate ways and disbanded the band.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Constantinople was located on important east-west and north-south trade routes.
Wawrinka, Eylül 2011'de Lundgren ile yollarını ayırdığını açıkladı.In September, Wawrinka announced that he had parted ways with Lundgren.
İkili, yollarını ayırdı ve Mayer solo kariyerine adım attı.The two parted ways, and Mayer embarked on a solo career.
Hava yollarında daha fazla tıkanma, küçük hava yollarında daha fazla goblet hücresinden kaynaklanır.Further obstruction to the airways is caused by more goblet cells in the small airways.
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.But if they repent and establish the prayer, and give Zakah, then leave them alone.
3 Aralık'ta grup Interscope ile yollarını ayırdı.The band parted ways with Interscope on December 3.
Witcherlar Salamandra hakkında bilgi toplamak için farklı yönlere doğru yollarını değiştirirler.The Witchers head off in different directions to find information on the Salamandra.
Dumanla haberleşme, haberleşmenin en eski yollarından biridir.The smoke signal is one of the oldest forms of long-distance communication.
McGough ve McVinnie yollarına ayrı devam etmiş, farklı sanatçılarla çalışmışlardır.McGough and McVinnie continue to work with other artists by playing and producing separately.
2004 yılında Lowery ve Manson yollarını ayırdı.In 2004, Lowery and Manson parted company.
Rockerduck sık sık sanayi casusluğu ve sabotaj yollarına başvururdu.In his efforts, Rockerduck often resorts to industrial espionage or sabotage.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Distance-vector routing protocols use the Bellman–Ford algorithm.
Yollarına devam ederken daha önce geçtikleriyle aynı olan nehir üzerindeki bir kütüğe ulaşırlar.As they continue, they come across a log on a river identical to one they crossed earlier.
Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular.A number of countries devised other ways of bringing sound to silent films.
İkisi de kısa bir konuşma yaptıktan sonra yollarına ayrılırlar.Each speaks to one another briefly, then goes their separate ways.
1529'da Osmanlılar Peç'i tekrar ele geçirdi ve Viyana'ya doğru yollarına devam etti.In 1529, the Ottomans captured Pécs again, and went on a campaign against Vienna.
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Often, these two buses must operate at the same frequency.
Kısa süre sonra şirketle yollarını ayırdı ve Queen Latifah'nın Flavor Unit oluşumuna katıldı.He soon parted ways with the label and became a member of Queen Latifah's Flavor Unit establishment.
İnsanlara saygı ile ilgili ilkeler, saygı ve ekip çalışması oluşturma yollarını içerir.The principles relating to respect for people include ways of building respect and teamwork.
Bu iki tümen başarılı bir şekilde Sovyet ileri uçlarının ikmal yollarını kesti.These two divisions successfully cut the supply lines to the Soviet spearheads.

İlgili Sayfalar