yolları ile cümle
yolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Mais il y a d'autres manières de faire un rabat.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Más módon is lehet "fület" csinálni.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Ờ, có những cách khác để xếp một cái cánh.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Są inne sposoby robienia wypustek.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Také jsou jiné způsoby, jak udělat cíp.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Viete, sú aj iné spôsoby ako urobiť hrot.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Zavih lahko naredimo še drugače.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Λοιπόν, υπάρχουν και άλλοι τρόποι να κάνεις ένα πτερύγιο.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Има и други начини да се направи крайник.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Хорошо, есть и другие способы, чтобы сделать соединение.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.יש דרכים אחרות ליצור כנפיים.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.حسنا، هناك طرق أخرى لصناعة الجنيح
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.フラップには他の特徴もあるのです
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.A palestra anterior referiu a prevenção de doenças cardíacas.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Az előző előadás ugye a szív- és érrendszeri betegségek megelőzéséről szólt.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.De vorige lezing ging over het voorkomen van hart- en vaatziekten.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Discursul anterior s-a referit la prevenirea bolilor de inimă.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.En la charla previa se aludió a la prevención de la enfermedad cardíaca.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Im vorherigen Vortrag hörten wir etwas über die Verhinderung von Herzkrankheiten.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.이전의 발표에서 언급한 심장 질환 예방 방법은
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.La presentazione di prima alludeva a prevenire le malattie cardiache.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Le discours précédent a fait allusion à la prévention des maladies cardiaques.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Poprzedni wykład odnosił się do zapobiegania chorobom serca.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Как вы знаете, в предыдущей лекции упоминалось о предупреждении сердечных заболеваний.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Предишният разговор се позоваваше на предотвратяване на сърдечните заболявания.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.אתם יודעים, בהרצאה הקודמת דובר על מניעת מחלות לב.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.كما تعملون, في الحديث السابق تمت الإشارة إلى الوقاية من أمراض القلب
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.がんに対しても同じようなことができます
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Amikor a léleknek megvannak ezek a tulajdonságai, képesek vagyunk új valóságot teremteni, és új életmódot.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Când un spirit are acele calități, putem să creăm noi realități și noi moduri de a fi.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Cuando un espíritu tiene esas cualidades, somos capaces de crear nuevas realidades y nuevas formas de ser.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Když má duch tyto vlastnosti, tak jsme schopni vytvářet nové skutečnosti a nové způsoby bytí.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Keď duša má tieto kvality, sme schopný vytvoriť nové skutočnosti a nové cesty bytia.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Ketika jiwa tumbuh seperti itu, kita mampu menghadirkan realita yg baru dan cara baru untuk hidup
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Khi một tâm hồn có những phẩm chất đó, chúng ta có thể tạo nên thực tại mới và cách sống mới
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.그런 가치관을 마음에 품게 된다면 우리는 새로운 현실과 새로운 존재의 길을 만들 수 있습니다.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Quando lo spirito ha queste qualità, possiamo creare delle nuove realtà e nuovi modi di essere.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Quando uma mente tem estas qualidades somos capazes de conceber novas realidades e novas maneiras de ser.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Wyposażony w takie właściwości duch pozwala nam budować nowe rzeczywistości, nowe sposoby istnienia.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Если человек обладает этими качествами, то мы можем создавать новую реальность, новый способ существования.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Когато един дух има тези качества, сме способни да създаваме нови реалности и нови начини на битие.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Коли у духу є ці якості, ми спроможні створювати нові реальності і нові способи існування.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.כאשר בנפש קיימות הסגולות האלה, בכוחנו ליצור מציאויות חדשות ואופנים חדשים של קיום.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.وعندما تحمل الروح هذه الصفات فنستطيع عندها أن نبتكر واقع جديد وطرق جديدة للعيش
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.新しいあり方を創りだせます 最後に詩を朗読します
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.Když jsme v jednom městě, můžeme cestovat do sousedních měst-- ale nemůžeme jet do žádného jiného města.
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.Keď sme v nejakom meste, môžeme sa vydať na cesty do susedných miest - ale nemôžeme ísť do iných miest.
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.Wenn wir uns in einer Stadt befinden, können wir in benachbarte Städte gelangen, aber in keine anderen Städte.
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.当我们在一个城市,我们可以采取路线到达邻近的城市-- 但我们不能去任何其他城市。
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.離れた町へ直接行くことはできません 次は状態と行為の入力から得られる "結果"を表す関数です
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Abbiamo scoperto queste lungo antiche rotte commerciali dove non avrebbero dovuto essere.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Am descoperit acestea de-a lungul rutelor comerciale antice acolo unde nu ar fi trebuit să existe.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Ezeket ókori kereskedelmi útvonalak mentén fedeztük fel, ahol nem gondoltuk, hogy ilyenekre bukkanunk.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Kami menemukan ini di sepanjang rute perdagangan purba di mana mereka tidak seharusnya ada di sana.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.우리는 예상치 못했던 고대 무역 통로를 통해 탐사를 해오고 있습니다.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Los hemos estado descubriendo en las antiguas rutas comerciales donde no deberían estar.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Na tieto objavy narážame pozdĺž starovekých obchodných ciest na miestach, kde sa to nepredpokladalo.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Odnajdujemy je wzdłuż starożytnych szlaków handlowych, gdzie nie powinno ich być.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.Vi har hittat de här längs antika farleder- -där de inte borde finnas.
Bir süredir keşfini yaptığımız bu eski ticaret yolları olmaması gereken yerlerde bulundu.We ontdekten deze op de oude handelsroutes, waar ze niet hoorden te zijn.