yolları ile cümle

yolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kaybolursunuz diye yolları yazalım dedik.We thought we would write out the directions, in case you got lost.
Biz harcamaları kesme hakkında tüm olası yollarını araştırdık.We explored all possible ways of cutting expenditures.
Dil en önemli iletişim yollarından biridir.Language is one of the most important ways of communication.
Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.Emergency exits must be kept free of blockages for public safety.
Yoğun kar yağışı yolları tıkadı.The heavy snowfall blocked the roads.
Dünya vatandaşı olarak, kültürel engellerin üstesinden gelmenin yollarını biliyorum.As a citizen of the world, I know ways of overcoming cultural barriers.
Onlar yollarını kaybetme ihtimaline karşı yanlarında bir harita taşıdılar.They carried a map with them in case they should lose their way.
Japon Hava Yolları kontuarı nerede?Where is the Japan Airlines counter?
Tokyonun yollarına aşinaydı.He was familiar with the roads of Tokyo.
Yollarını kaybettiler, yoksa çoktan varmış olurlardı.They lost their way; otherwise, they would have arrived long ago.
Onlar kendi yollarına gittiler.They went their separate ways.
Dağda yollarını kaybettiler.They lost their way in the mountain.
Ruslar Fransız yollarını kopyalar, ancak daima elli yıl sonra.The Russians copy the French ways, but always fifty years later.
İş ortakları olarak on yıl sonra, yollarını ayırmaya karar verdiler.After ten years as business partners, they decided to part ways.
Tayland Hava Yolları bu yıl 50. yılını kutluyor.Thai Air celebrates its 50th anniversary this year.
Bazı demir yolları kapanmak zorunda kaldı.Some railroads had to close down.
Kadınları konuşturma yollarına sahibiz ama onları susturmak için hiçbir şeyimiz yok.We have ways of making women speak; we have none for shutting them up.
Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.Country roads aren't as crowded as city roads.
O tüm yolları deneyerek ona yaklaşmaya çalıştı.He tried getting close to her using every means possible.
Bu ülkenin yolları dünyanın en tehlikelisidir.This country's roads are the most dangerous in the world.
Tom Mary'ye Fransızca öğrenmenin etkili yollarıyla ilgili tavsiye verdi.Tom gave Mary advice on effective ways to study French.
Seni alması için birilerini yollarım.I'll have somebody come get you.
Yollarında olduklarından eminim.I'm sure they're on their way.
Tom ve Mary ayrı yollarına gittiler.Tom and Mary have gone their separate ways.
Bizim yollarımız farklıdır.Our ways differ.
Her iki tarafa bakmadan yolları geçmek tehlikelidir.It's dangerous to cross roads without looking both ways.
Bu şehrin yolları içler acısı durumda.The roads of this city are in deplorable condition.
Uçağımız tehlikeli bir biçimde Türk Hava Yolları uçağına yaklaşıyordu.Our plane was dangerously approaching the Turkish Airlines airliner.
Kaçan hükümlüler yollarını ayırmaya karar verdiler.The escaped convicts agreed to part ways.
Paralı yolları ne kadar sıklıkla kullanıyorsun?How often do you use toll roads?
Avustralya otoyollarında onların bisiklet yolları var mı?Do they have bike lanes on the freeways in Australia?
Bunu yapmanın başka yolları var.There are other ways to do this.
Yolları severim.I love roads.
Bizim yolların ve köprülerin büyük miktarda tamire ihtiyacı var.Our roads and our bridges need massive amounts of repair.
Yollarımızın kesiştiğine memnun oldum.I'm glad our paths crossed.
İstanbul'un yolları kalabalıktır.The roads of Istanbul are crowded.
Kırsal alana zarar verdiler, yollarında her şeyi bozuyorlardı..They ravaged the countryside, obliterating everything in their path.
Şehrin çevresindeki yollarını biliyorlar.They know their way around the city.
Hava yolları iflas ediyor.Airlines are going bust.
Fadıl, Leyla'nın tehlikeli yollarına karşı kördü.Fadil was blind to Layla's dangerous ways.
Fadıl ve Leyla kendi ayrı yollarına gittiler.Fadil and Layla went their separate ways.
Elektrikten tasarruf etme yolları arıyorum.I'm looking for ways to save on electricity.
Sami eski yollarına geri döndü.Sami was back to his old ways.
Bencilce yollarını unut.Forget your selfish ways.
Sami yollarını değiştirdi.Sami has changed his ways.
Sami, Amerikan yollarını öğrenmeye başladı.Sami started to learn the American ways.
Tansiyonunu ilaç olmadan düşürmenin bazı yolları nelerdir?What are some ways you can lower your blood pressure without medication?
Yollarını kaybettiler.They lost their way.
Onlar yollarını kaybettiler.They lost their way.
Beş yıl sonra yolları yine kesişti.Five years later, their paths crossed again.
Buna göre, BRT / RTB 1977'de ayrı yollarına gitmiştir.Accordingly, BRT/RTB went their separate ways in 1977.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.There are many different ways to prove something is impossible.
Son yıllarda özel ilgi, kadın siyasetçilerin ayırdedici kariyer yollarına odaklanmıştır.In recent years, special attention has focused on the distinctive career path of women politicians.
Kane ve Big Show, daha sonra yollarını ayırmaya karar vermişti.Kane and Big Show would then go their separate ways.
Avrupa'ya döndükten sonra, oyuncular kendi yollarına ayrıldı.After returning to Europe, the players parted ways.
Şehrin yollarının % 98 döşelidir ve toplu ulaşım iyi organize edilmiştir.98% of the city roads are paved, mass transport is well organized.
Her zaman onunla çalışmak istemiştim ama yollarımız hiç kesişmemişti.I've always wanted to work with him but our paths crossed.
Bormann ve Stumpfegger, Stettiner istasyonuna doğru demiryolu yollarını izledi.Bormann and Stumpfegger followed the railway tracks towards Stettiner station.
Bu duvar Milan'a Gotthard üzerinden geçen ticaret yollarını korumayı ve vergilendirmeyi sağladı.This wall allowed Milan to protect and tax the trade route over the St. Gotthard Pass.
Her yönlendirici artık sadece kendi alt ve diğer 49 yolları özetlenmiştir.Each router now only recognizes its own subnet and the other 49 summarized routes.
İlgili Sayfalar