yolculuğu ile cümle
yolculuğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yolculuğum bundan 30 yıl önce başladı.Започнах пътуването си преди 30 години.
Yolculuğum bundan 30 yıl önce başladı.Своё путешествие я начал 30 лет назад.
Yolculuğum bundan 30 yıl önce başladı.Я почав свою подорож 30 років тому.
Yolculuğum bundan 30 yıl önce başladı.התחלתי את המסע שלי לפני שלושים שנה.
Yolculuğum bundan 30 yıl önce başladı.بدأت رحلتي منذ ثلاثين سنة
Yolculuğum bundan 30 yıl önce başladı.炭鉱に足を踏み入れたとき
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr.Dalam ulang tahun pertama perjalanan saya,
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Al primo anniversario del mio viaggio, sono andato a vedere il mio chirurgo, il Dottor John Healey.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.A un año de mi periplo fui a ver a mi cirujano el Dr. John Healey.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Au premier anniversaire de mon voyage, je suis allé voir mon chirurgien, le docteur John Healey.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Da kam der erste Jahrestag meiner Reise als ich zu meinem Chirurgen, Dr.John Healey ging.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.La aniversarea unui an de la călătoria mea, mi-am întâlnit chirurgul, dr.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Rok po moim doświadczeniu poszedłem do mojego chirurga, doktora Johna Healey.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Στην πρώτη επέτειο του ταξιδιού μου, πήγα να δω το χειρούργο μου, τον Δρ.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Една година след началото на моето пътешествие, отидох да се видя с моя хирург, д-р Джон Хийли.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr. John Healey'i görmeye gittim.Через год после моего путешествия я навестил своего хирурга, доктора Джона Хили.
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr.제 여정의 한해를 기념하던 날,
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr.בבוא יום השנה למסע שלי,
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr.وبعد مرور عام على رحتلي تلك
Yolculuğumun birinci yıl dönümü geldiğinde doktorum Dr.ジョン・ヒーリー先生を訪ねました
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Aku harus katakan perjalananku sama sekali tidak mudah.
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Debo decir que mi viaje no fue nada fácil.
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Ich muss sagen, dass meine Reise nicht einfach war.
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Il mio viaggio non è stato per niente facile.
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Je dois dire que mon voyage ne fut pas facile.
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Muszę przynać, że ta podróż nie była łatwa.
Yolculuğumun hiç de kolay olmadığını söylemeliyim.Οφείλω να πω ότι το ταξίδι μας δεν ήταν εύκολο,
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Așa că într-o zi, spre sfârșitul călătoriei mele, am zis:
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Así que un día cerca del final de mi periplo dije:
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Dann eines Tages fast am Ende meiner Wanderung, sagte ich:
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Di mana suatu hari di dekat akhir perjalanan saya,
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :병이 다 나아갈 때 쯤의 어느날,
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Quindi un giorno verso la fine del mio viaggio, ho detto:
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Un jour, presque à la fin de mon voyage, j'ai dit :
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Однажды под конец пути я сказал:
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :Така един ден в края на моето пътуване, казах:
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :אז יום אחד לקראת סוף המסע שלי,
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :في احد الايام بعد انتهاء جولتي
Yolculuğumun sonuna yaklaştığım günlerden birinde kızlara dedimki :「おいで ブルックリン橋を渡ろう」と
Yolculuğumuza başlamadan önce우리는 여행을 떠나기 전
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Ante de comenzar nuestro viaje, teníamos que ser purificados en el portal de la tierra.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Avant que nous ne puissions entamer notre voyage, nous avons du être lavés à la porte de la terre.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Bevor wir unsere Reise antreten konnten, mussten wir am Tor zur Erde gereinigt werden.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Înainte de a putea să ne începem călătoria, a trebuit să fim purificați la poarta Pământului.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Mielőtt megkezdhettük utunkat, meg kellett, hogy tisztítsanak a föld kapujánál.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Prima che potessimo iniziare il viaggio, abbiamo dovuto fare le abluzioni alle porte della terra.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Voor we konden beginnen met onze reis, moesten we gezuiverd worden op de drempel van de aarde.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Zanim rozpoczęliśmy naszą podróż, musieliśmy zostać oczyszczeni przy wejściu do Ziemi.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Преди да можем да започнем нашето пътешествие, трябваше да бъдем пречистени през портала на Земята.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.Прежде чем начать наше путешествие, мы должны были пройти очищение у ворот земли.
Yolculuğumuza başlamadan önce Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.בטרם נוכל להתחיל במסענו היה עלינו להיטהר בשער העולם.
Yolculuğumuza başlamadan önceقبل أن نتمكن من بدء رحلتنا
Yolculuğumuza başlamadan önce地球の泉で清められました
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.A viagem de autocarro demorou uma semana e quase fomos apanhados várias vezes.
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.Bussimatka vei viikon, ja olimme monta kertaa jäädä kiinni.
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.Bussresan tog en vecka, och vi blev nästan fångade vid ett flertal tillfällen.
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.Călătoria cu autobuzul a durat o săptămână, și aproape că am fost prinși de câteva ori.
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.Cesta autobusem trvala týden a několikrát nás málem chytili.
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.Cesta autobusom trvala týždeň a niekoľkokrát nás takmer chytili.
Yolculuğumuz otobüsle 1 hafta sürdü ve neredeyse birkaç defa yakalanıyorduk.Cuộc hành trình bằng xe buýt kéo dài khoảng 1 tuần, và đã vài lần chúng tôi suýt bị bắt.
İlgili Sayfalar