yolculuğu ile cümle

yolculuğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu benim yolculuğumdu.Itulah perjalanan saya.
Bu benim yolculuğumdu.여기까지가 저의 인생여정입니다.
Bu benim yolculuğumdu.Quello è stato il percorso.
Bu benim yolculuğumdu.Taka była moja podróż.
Bu benim yolculuğumdu.To bola moja cesta.
Bu benim yolculuğumdu.To byl můj příběh.
Bu benim yolculuğumdu.Αυτό ήταν το ταξίδι μου.
Bu benim yolculuğumdu.Таким была моя история.
Bu benim yolculuğumdu.Това беше моето пътуване.
Bu benim yolculuğumdu.זה היה המסע שלי.
Bu benim yolculuğumdu.هذه هي مسيرتي
Bu benim yolculuğumdu.この旅が まだ続くことを 祈っています
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Acesta este călătoria noastră de debut.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.C'est notre galop d'essai.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Das ist hier unsere Jungfernfahrt.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Đây là chuyến đi đầu tiên của chúng tôi.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Děláme něco takového poprvé.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Dette er vores jomfrurejse i dette.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Dit is onze eerste reis hierin.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Esta é a nossa viagem inicial.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Este es nuestro viaje inaugural.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Ez az első ilyen próbálkozásunk.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Jest to nasza dziewicza podróż.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.처음 진행되는 강의입니다.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Questo è la nostra prima esperienza.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Αυτό είναι το παρθενικό μας ταξίδι σε αυτό.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.И това ни е първият такъв опит.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Ми вирушили в своє перше плавання.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.Это наш "первый блин" в этой области.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.זו הפלגת הבכורה שלנו.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.هذه رحلتنا الأولى من هذا.
Bu bizim bu alanda ilk yolculuğumuz.約3ヵ月経過したところで とても楽しいです
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.이렇게 다양한 나라와 문화를 가로질러 보육원들과 그곳을 거친 아이들의 여정은 안타깝지만 정말 유사했습니다
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.Mimo różnic krajobrazu i kultury instytucje i los oddanych im dzieci wyglądały przygnębiająco podobnie.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.И во всех этих отличающихся друг от друга странах жизнь детей в детдомах угнетающе похожа.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.Сред тези разнообразни земи и култури институциите и премеждията на децата в тях са депресиращо идентични.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.У всіх цих таких різних країнах і культурах сиротинці та шлях дітей через них до болю схожі.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.בכל מגוון המדינות והתרבויות הזה, המוסדות, וחוויות הילדים בהן הן דומות באופן מדכא.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.في جميع أنحاء هذه البقاع و الحضارات، دار الأيتام، رحلة الطفولة فيهم، متشابهون بشكل كئيب.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.施設や そこでの子どもの暮らしは 憂鬱になるほどよく似ています 外からの刺激が少ないため 自己刺激行動 -
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.E assim, neste caso, eles estavam a viajar por mar até à Mesopotâmia, o Iraque atual.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Et donc dans ce cas là, ils voyageaient par mer jusqu'en Mésopotamie, l'Irak actuel.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Ilyen esetben a tengeren utaztak végig Mezopotámiába, a mai Irakba.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.In diesem Fall reisten sie auf dem Seeweg bis nach Mesopotamien, dem heutigen Irak.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.In dit geval reisden ze over zee, helemaal naar Mesopotamië, het huidige Irak.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.In questo caso, stavano navigando verso la Mesopotamia, l'attuale Iraq.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Jadi dalam kasus ini, mereka bepergian melalui laut sampai ke Mesopotamia, wilayah Irak pada saat ini.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.그들은 바다를 건너서 오늘날의 이라크인 메소포타미아까지 갔지요.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.lên tới tận Lưỡng Hà, Iraq ngày nay.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Și, în această situație, călătoreau pe mare până în Mesopotamia, Irac-ul de astăzi.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Tässä tapauksessa he matkasivat meritse aina Mesopotamiaan asti, nykyiseen Irakiin.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.V tomto konkrétním případě se plavili po moři až do Mezopotámie, dnešního Iráku.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.V tomto prípade teda cestovali po mori celú cestu do Mezopotámie, dnešného Iraku.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.W tym przypadku przypłynęli aż do Mezopotamii, dzisiejszego Iraku.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Y como en este caso, viajaban por mar todo el trayecto hasta Mesopotamia, el Irak de hoy día.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Και έτσι σε αυτήν την περίπτωση, ταξίδεψαν μέσω θαλάσσης μέχρι τη Μεσοποταμία και το σημερινό Ιράκ.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.В този случай са пътували по море целия път до Месопотамия, днешен Ирак.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Например, в данном случае они путешествовали по морю, до самой Месопотамии, т.е. сегодняшнего Ирака.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.У згаданому випадку їм довелося подорожувати морем, аби дістатися Месопотамії (сучасний Ірак).
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.וכך במקרה זה, הם נהגו להפליג בים כל הדרך עד ארם-נהריים, עירק של היום.
İlgili Sayfalar