yolculuğu ile cümle

yolculuğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hava yolculuğu gibi bir şey yoktur.There is nothing like air travel.
Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.In the near future, space travel will no longer be just a dream.
Yolculuğun son etabında yürümek zorunda kaldık.We had to walk the last leg of the journey.
Uzay yolculuğu artık bir hayal değil.Space travel is no longer a dream.
Deveyle yolculuğumuz harika bir deneyimdi.Our journey by camel was quite an experience.
Fransa'ya iş yolculuğunun başarılı olduğunu umuyorum.I hope your business trip to France was successful.
Bir otobüs yolculuğu yapma fikri hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the idea of making a bus trip?
Yolculuğunuzda pasaport önemlidir.The passport important on your trip.
Lütfen bana yolculuğundan bahset.Please tell me about your trip.
Herkes yolculuğun tadını çıkarıyordu.Everyone was enjoying the journey.
1912'de Titanik ilk yolculuğu sırasında battı.It was in 1912 that the Titanic sank during her first voyage.
George yolculuğun maliyetini hesapladı.George calculated the cost of the trip.
Bu gemi okyanus yolculuğu için uygun değil.This ship is not fit for an ocean voyage.
Yirmi saatten daha az bir sürede yolculuğu tamamladı.She completed the trip in less than 20 hours.
Biz para olmadığı için yolculuğumuza devam edemedik.We could not continue our journey for lack of money.
Australya yolculuğumda ilk kez ekvatoru geçtim.I crossed the equator for the first time on my trip to Australia.
Her gün kaç tane gemi yolculuğu vardır?How many cruises are there each day?
Kenji Hindistan yolculuğu hakkında arkadaşlarına bir hikaye anlattı.Kenji told his friends a story about his trip to India.
Güzel hava yolculuğumuza neşe ekledi.Fine weather added to the joy of our trip.
Yolculuğumuzda bir sürü macera yaşadık.We had lots of adventures on our trip.
Benim düşünceme göre hava yolculuğunun en kötü yanı, havaalanı salonlarında beklemektir.To my mind, the worst part of air travel is the hanging around in airport lounges.
Bir tayfun Okinawa'ya gitme yolculuğumuzu engelledi.A typhoon prevented us from going on our trip to Okinawa.
O hava yolculuğundan nefret ediyor.He hates air travel.
O, hava yolculuğunun tehlikeli olduğunun düşünüldüğü günlerde yaşadı.He lived in the days when air travel was considered dangerous.
O yarın Avrupa yolculuğundan eve gelir.He comes home from his trip to Europe tomorrow.
O, yolculuğu esnasında bir günlük tuttu.He kept a diary during the trip.
Yolculuğuna hazırlanmakla meşguldü.He was busy getting ready for his journey.
Onlar seksen millik yolculuğu tamamladılar.They finished eighty miles' journey.
O ABD'ye yolculuğu için hazırlanmakla meşguldü.She has been busy preparing for her trip to the USA.
Bana yolculuğu sırasında çektiği fotoğrafları gösterdi.She showed me the snaps which she had taken during her journey.
O bana yolculuğu sırasında çektiği şipşakları gösterdi.She showed me the snaps which she had taken during her journey.
Yolculuğuna başlamaya hazır mısın?Are you ready to start your journey?
Bu rehber kitap yolculuğunda sana faydalı olabilir.This guidebook might be of use to you on your trip.
Yolculuğun için her şeyi ayarladın mı?Have you made all the arrangements for your trip?
Yolculuğunun amacı nedir?What's the purpose of your trip?
Derhal yolculuğuna başlamasını rica ettim.I asked him to begin his trip at once.
Onu yolculuğu iptal etmesi için ikna etmek zordu.It was difficult to convince him to cancel the trip.
Onun yolculuğu iptal etmesini ikna etmeye çalışarak zor bir zaman geçirdim.I had a hard time trying to persuade him to cancel the trip.
Yolculuğum için iyi bir ata ihtiyacım var.I need a good steed for my voyage.
Onlar seksen millik bir yolculuğu bitirdiler.They finished a journey of 80 miles.
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.Midway through our trip we realized that we hadn't brought enough money.
Beyaz-su rafting yolculuğumuz için bir rehber kiraladık.We hired a guide for our white-water rafting trip.
Yağmur olmasaydı yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it wasn't for the rain.
O, yolculuğuna batıya doğru başladı.He began his trip to the West.
Yolculuğu hakkında onunla konuşarak iyi vakit geçirdi.She had a good time talking with him about his trip.
Tom Boston'a yolculuğunu erteledi.Tom postponed his trip to Boston.
Yolculuğun nasıldı?How was your trip?
Son yolculuğumdan beri ailen oldukça arttı.Your family has considerably increased since my last voyage.
Sizin yolculuğunuz burada başlıyor.Your journey starts here.
Buradan havaalanına sadece on beş dakikalık bir otobüs yolculuğudur.It's only a fifteen minute bus ride from here to the airport.
Onun yolculuğu tren nedeniyle ertelendi.Her journey was delayed because of the train.
Onların yolculuğu tren nedeniyle ertelendi.Their journey was delayed because of the train.
Mary zaten onun yolculuğundan ayrıldı.Mary has already left on her trip.
Zaman yolculuğu yapabilsen nereye gidersin?Where would you go if you could time travel?
Hayatımın en uzun yolculuğu!It's the longest journey of my life!
Eğer yağmur olmasaydı biz bizim yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it hadn't been for the rain.
Bu onun kaptan olarak ilk yolculuğuydu.This was his first voyage as captain.
Kaptan olarak ilk yolculuğuydu.It was his first trip as a captain.
O yolculuğu hakkında konuştu.He talked about his trip.
Yolculuğunu ertelemeni istiyorum.I'd like you to postpone your trip.
İlgili Sayfalar