Allah'ın saptırdığını siz mi yola getirmek istiyorsunuz?Do you wish to guide him to the path whom God has allowed to go astray?
Allah'ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz?Do you wish to guide him to the path whom God has allowed to go astray?
Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir.Not upon you (Muhammad SAW) is their guidance, but Allah guides whom He wills.
Onları hak yola getirmek senin görevin değil, lâkin Allah dilediğini doğru yola getirir.Not upon you (Muhammad SAW) is their guidance, but Allah guides whom He wills.
Kendisini doğru yola getirmek isteyen Ebülfazl'ı öldürttü.Chi vuoi che lo conduca in Rai (tranne la Ventura)?
Kendisini doğru yola getirmek isteyen Ebülfazl'ı öldürttü.Грабитель, скончавшийся от остановки сердца после того, как владелец украденного имущества пожелал ему смерти.
İki çeşit terbiye metodu vardır:Hayvanı tatlılıkla alıştırmak veya kırbaç zoruyla yola getirmek.Sillä on kaksi työskentelytapaa: joko ajaa riista puuhun tai pysäyttää se.
Kendisini doğru yola getirmek isteyen Ebülfazl'ı öldürttü.그는 자신을 예정된 인종의 지도자로서 계획하였다.