Ana içeriğe geç
Sözlük

yola çıkma ile cümle

yola çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Soğuk sabahlarda arabanın yola çıkması zor.It's difficult to get the car going on cold mornings.
Kötü hava yola çıkmamı engelledi.Bad weather prevented me from setting out.
Daha önce yola çıkmalıydım.I should have left earlier.
Daha erken yola çıkmalıydık.We should have set off earlier.
Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.If he wanted to get to London today, he should leave now.
Rehber en kısa sürede yola çıkmamız gerektiğini söyledi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.Make sure you turn everything off before you leave.
Onların pazar günü New York'a yola çıkmaları planlanıyor.They are scheduled to leave for New York on Sunday.
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.The storm prevented me from leaving.
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.There is a little time before the train departs.
Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.As far as I know, she hasn't departed yet.
Yola çıkmalıyız.We should be on our way.
Yola çıkmak istiyor musun?Do you want to leave?
O, yola çıkmak üzere.He's about to leave.
Yola çıkmak üzereydim.I was about to head out.
Yola çıkmak için ne zaman hazır olursun?When will you be ready to leave?
Şimdi yola çıkmak zorundayım.I have to head out now.
Sadece yola çıkma.Just don't get in the way.
Hemen yola çıkmak zorundayız.We have to leave at once.
Tom'a göre erkenden yola çıkmalıyız.Tom thinks we should leave early.
En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.I'd like to get under way as soon as possible.
Acele et! Tren yola çıkmak üzere.Hurry up! The train is about to leave.
Tom yola çıkmadan önce hava tahminini kontrol etti.Dan checked the weather forecast before taking off.
Bugün yola çıkmadan önce onu kontrol etmek için döneceğim.I'll be back to check on him before I head out today.
Yola çıkmak istiyorum.I want to hit the road.
Benim yola çıkmam gerek.I need to quit.
Ben asla ünlü olmak için yola çıkmadım.I never set out to be famous.
Ne zaman yola çıkmak için hazırlanmaya başlayacaksın?When will you start getting ready to leave?
Sami arabasına bindi ama yola çıkmadı.Sami got in his car but he didn't drive off.
Ben yola çıkmak için hazır değildim.I wasn't ready to leave.
Fransa’da da bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır.In France, the remains were used to produce a spirit as well.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.She herself sets out to find her father.
Herkes kendi bulunduğu noktadan yola çıkmalıydı ve herkes için farklı yollar olabileceğini savundu.Reluctant to leave, it was time for everyone to part ways.
Bir savaş yüzünden yola çıkmak zorunda kalan Amphitryon'la yeni evlenmiştir.However, she is happily married to General Amphitryon, who is away fighting battles.
Eğer yola çıkmak üzereysenIf you're on your way
Eğer yola çıkmak üzereysen,If you're on your way
İşte bu da tam olarak benim yola çıkma sebebim.So that's precisely what I'm setting out to do.
Çin'e doğru yola çıkmadan önce yakalamalıyım!I have to catch him before he leaves for China!
Ülkem hakkında sosyal içerikli bir söylev vermek niyetiyle yola çıkmadım.I did not start to make social commentary about my country.
O zaman kılık değiştirip yola çıkmalıyız !Let's disguise ourselves and depart immediately!
Eğer Ahmet'in 6'yı çeyrek geçe evde olması gerekiyor ise, saat kaçta yola çıkmalıdır?This is at least how I need to visualize it in order to solve this problem.
Huysuz kişiyle arkadaşlık etme; Tez öfkelenenle yola çıkma.Don't befriend a hot-tempered man, and don't associate with one who harbors anger:
Lütfen yola çıkmadan en az bir saat önce işlemler için burada olunuz.Bitte kommen Sie wenigstens eine Stunde vor Abreise zur Abfertigung.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.Ben beschließt, sich auf die Suche nach seinem Vater zu begeben.
Yola çıkmak üzereydim.J'étais sur le point de partir.
Bunun için Pelleas yola çıkmak istemektedir.C'est Philippe qui doit partir.
Zira dünyayı tehdit eden güçlü bir düşman yola çıkmak üzeredir.Après tout, c'est un étranger menaçant qui s'en va.
Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.Assicurati di aver spento tutto prima di uscire.
Daha önce yola çıkmalıydım.Sarei dovuto uscire più presto.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.Dichiara di stare cercando suo padre.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.فعليه هجر عائلته لكى يحقق طموحه.
Fransa’da da bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır.Além destas, uma parada se encontram em planejamento.
Zira dünyayı tehdit eden güçlü bir düşman yola çıkmak üzeredir.Nu bedreigt een nieuwe vijand de Verrezen Wereld.
Yola çıkmak için ne zaman hazır olursun?Wanneer ben je klaar om te vertrekken?
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.On zaś decyduje się wyruszyć z bratem na poszukiwanie ojca.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.När de är där så letar de efter hans pappa.
Herkes kendi bulunduğu noktadan yola çıkmalıydı ve herkes için farklı yollar olabileceğini savundu.Každý ví kdo je on sám a musí uhádnout ostatní.
Bunun için Pelleas yola çıkmak istemektedir.Γ. Παύλου: Ήρθαμε για να μείνουμε!
Abidos'a yola çıkmadan önce evlatlığı Konstantinos komutasında bir orduyu Armeniakon Themasına gönderdi.アビュドスに進発する前、彼は義理の息子コンスタンティオスに軍を預けてテマ・アルメニアコイへ送り出した。
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.她的目的地其實是要去找爸爸。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod