yol bulmak ile cümle
yol bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kestirme bir yol bulmak için haritaya baktılar.They studied the map to find a short cut.
Kestirme bir yol bulmak için haritayı incelediler.They studied the map to find a short cut.
Hafızamı geliştirmek için bir yol bulmak istiyorum.I'd like to find a way to improve my memory.
O, başka bir yol bulmak zorundaydı.He had to find another way.
Tom onu sevdiğini Mary'ye söylemek için yaratıcı bir yol bulmak istedi.Tom wanted to find a creative way to tell Mary that he loved her.
Biz Tom'u doğru şeyi yapmaya teşvik etmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to figure out a way to encourage Tom to do the right thing.
Biz buradan canlı çıkmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to figure out a way to get out of here alive.
Mutlu olmamız için bir yol bulmak istiyorum.I want to find a way for us to be happy.
Çok para kazanmak için bir yol bulmak zorundayım.I must find a way to make a lot of money.
Onu durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop it.
Başka yol bulmak zorundayız.We've got to find another way.
İçeriye girmek için başka bir yol bulmak zorundayız.We've got to find another way to get in.
Tom'a ulaşmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to reach Tom.
Tom'a yardım etmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to help Tom.
Tom'a yaranmak için bir yol bulmak zorundaydım.I had to find a way to make it up to Tom.
Tom'u bize yardım ettirmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to get Tom to help us.
Onu yapmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to do that.
Onu düzeltmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to correct that.
Onu yaptırmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to get that done.
Onu yapmak için başka bir yol bulmak zorundayız.We have to find another way to do that.
Bunu yapmak için başka bir yol bulmak zorundayız.We'll have to find some other way to do this.
Tom başka bir yol bulmak zorunda kaldı.Tom had to find another way.
Tom'u durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop Tom.
Önü kesilen aşıklar, artık başka bir yol bulmak durumundadır.But those who love each other will find a way to reunite.
Bu, Romanya'nın bir köşesini gösteren bir harita ve problem Arad'dan Bükreş'e bir yol bulmak.And the problem then is to find a route from Arad to Bucharest.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Suppose you wish to find the path from the start to your goal.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.And in Africa, the remote places, it's hard to find a good road.
O tarafa doğru çıktık Rusya'nın tüm yol bulmak.He came over all the way from Russia to find you.
(Yol bulmak için yararlanılacak) işaretler de (yarattı). Onlar yıldız(lar)la da yol bulurlar.As well as many other signs, as by the stars (you) find direction.
(Yol bulmak için yararlanılacak) işaretler de (yarattı).And landmarks.
Tom, Maria'yı sevdiğini ona söylemek için orijinal bir yol bulmak istemişti.Tom wollte gern einen originellen Weg finden, Maria zu sagen, dass er sie liebt.
Başka yol bulmak zorundayız.علينا أن نجد طريقا آخر.
Başka yol bulmak zorundayız.Nous devons trouver un autre chemin.
Önü kesilen aşıklar, artık başka bir yol bulmak durumundadır.De arter som saknar bandet flyttades till andra släkten (se nedan).
Önü kesilen aşıklar, artık başka bir yol bulmak durumundadır.有此不幸的同學,在已達和平的現在,接受此殘福而萬感交集。
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Afrikában, a távoli helyeken nehéz jó utakat találni.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.A v Africe, na těch vzdálených místech, je velmi težké najít dobrou silnici.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.A w Afryce, w odległych miejscach, ciężko jest znaleźć dobrą drogę.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Di Afrika, di tempat-tempat terpencil, tidak terdapat fasilitas jalan yang bagus
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.E em África, em lugares remotos, é difícil encontrar uma boa estrada.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Et en Afrique, dans les endroits isolés, c'est dur de trouver de bonnes routes.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.하지만 아프리카에서 지방에는 제대로 된 도로가 거의 없습니다.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Maar in Afrika vind je op de afgelegen plaatsen zelden een goed bestrate weg.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Ma in Africa, nei luoghi più remoti, è difficile trovare una strada percorribile.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Og i Afrika, de afsidesliggende steder, er det svært at finde en god vej.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Şi în Africa, în locurile îndepărtate, e greu să găseşti un drum bun.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Und in den abgelegenen Gebieten Afrikas ist es schwer eine gute Strasse zu finden.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Và ở Châu Phi, ở những nơi xa xôi, Thật khó mà để tìm được đường tốt.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Y en los lugares remotos de África es difícil encontrar buenos caminos.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Και στις απομακρυσμένες περιοχές της Αφρικής είναι δύσκολο να βρεις καλό δρόμο
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.А в Африке, в отдаленных местах, трудно найти хорошую дорогу.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Але в Африці, у віддалених місцях, хорошу дорогу знайти складно.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.И в Африка, на отдалечените места, е трудно да се намери добър път.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.אך באפריקה, במקומות המרוחקים, קשה למצוא דרך טובה.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.وفي أفريقيا، من الصعب العثور على طرقات جيدة للأماكن البعيدة.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.舗装道路を見つけるのが大変です でもコカコーラはあることに気づきました
Ben bu sorunu çözmek için bir yol bulmak zorunda kaldım.1つ目のアイデアは 火を使うことです
Ben bu sorunu çözmek için bir yol bulmak zorunda kaldım.Aşa că a trebuit să rezolv cumva această problemă.
Ben bu sorunu çözmek için bir yol bulmak zorunda kaldım.Así que tenía que encontrar una manera de solucionar este problema.
Ben bu sorunu çözmek için bir yol bulmak zorunda kaldım.Così ho dovuto trovare un modo per risolvere questo problema.