yol ayrımı ile cümle
yol ayrımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Sami bir yol ayrımındaydı.Sami was at a crossroads.
Buradaki yolda bir yol ayrımı var.There's a fork in the road here.
İlk defa Yol Ayrımı dizisi ile televizyon ekranlarına çıktı.For the first time she appeared on television screen with Yol Ayrımı TV series.
Yol ayrımından sola dönülür.Mission Road diverges to the left.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.So English mania is a turning point.
Hiç "katılım" dir. Biz yol ayrımı, de.So, we are at a fork in the road.
Şükürler olsun ki, şu anda tarihi bir yol ayrımındayız.Fortunately, we are now at a historic juncture.
Okulda çok sıkı çalıştım, ama sekizince sınıfa geldiğimde bir yol ayrımındaydım.I worked hard in school, but when I was in eighth grade, it was a determining factor.
Bu bir yol ayrımıydı.This was the crossroad.
Bulgaristan Belene projesi konusunda yol ayrımındaBulgaria at crossroads on Belene project
Ahmeti, konuyla ilgili olarak şöyle diyor: “Kosova bir yol ayrımında."Kosovo is at a crossroads.
ABD'li Senatör George Voinovich Çarşamba günü, Sırbistan-Karadağ'ın yol ayrımında olduğunu söyledi.Serbia-Montenegro is currently at a crossroads, US Senator George Voinovich said Wednesday.
Yol ayrımı: Türkiye ve Arap-İsrail ihtilafıAt a crossroad: Turkey and the Arab-Israeli conflict
Sırbistan'da yapılacak seçimler yol ayrımı olarak görülüyorSerbian elections viewed as a crossroads
Türkiye, PKK/KADEK Konusunda Yol AyrımındaTurkey Arrives at a Crossroads Regarding PKK/KADEK
Hırvat hükümeti yol ayrımındaCroatia's government at a crossroads
Sırbistan için yeni bir yol ayrımı mı?Another crossroads for Serbia?
Ordu terfileri Türkiye'yi yol ayrımına getirdiMilitary promotions put Turkey at a crossroad
2011 Yol AyrımıThe 2011 controversy
Yol Ayrımındaki Ülke.Wege eines Landes.
İki yol ayrımına gelince sağ istikamete dönülerek Kiseköy Yaylasına inilir.À mesure que Dos Passos vieillit, sa vision politique s'oriente plutôt à droite.
Yol Ayrımındaki Ülke.Una via del paese.
Yol ayrımından sola dönülür.الأخر عبر الطريق إلى اليسار قليلا.
Laurent artık yol ayrımındadır.Haroldo tem hoje outro estilo de vida.
Bu başarıya rağmen sezon bitimi takımıyla yol ayrımına gitmiştir.Był to jednak rozczarowujący dla zespołu sezon.
Yol Ayrımındaki Ülke.Cesty na druhý svet.
Yol ayrımından sola dönülür.道はここを左折する。
Temecik yol ayrımından 6 km. ilerde bulunmaktadır.Abi stotys yra nutolusios 10 km viena nuo kitos.
Yol ayrımından sola dönülür.Tagasi vasakule liikuda ei saa.
Bu bir yol ayrımıydı. Bu geleneğe uyduğumda evlenmeye hazır bir kadın olacaktım.Era decisiv, odată trecută prin ceremonie urma să devin soție.
Bu bir yol ayrımıydı.Byłam na rozdrożu.
Bu bir yol ayrımıydı.C'est là que les chemins se sont croisés.
Bu bir yol ayrımıydı.Das war der entscheidende Moment.
Bu bir yol ayrımıydı.Dat was het keerpunt.
Bu bir yol ayrımıydı.Det var ett vägskäl.
Bu bir yol ayrımıydı.Esta fue la encrucijada.
Bu bir yol ayrımıydı.Este foi o momento decisivo.
Bu bir yol ayrımıydı.이 시점은 저에게 갈림길과도 같았어요.
Bu bir yol ayrımıydı.Ocitla jsem se na rozcestí.
Bu bir yol ayrımıydı.Questo era il momento cruciale.
Bu bir yol ayrımıydı.Saya ada di persimpangan jalan.
Bu bir yol ayrımıydı.Toto bola križovatka.
Bu bir yol ayrımıydı.Αυτό ήταν το σταυροδρόμι.
Bu bir yol ayrımıydı.Бях на кръстопът.
Bu bir yol ayrımıydı.Это был переломный момент.
Bu bir yol ayrımıydı.Я опинилася на роздоріжжі.
Bu bir yol ayrımıydı.זו היתה צומת דרכים.
Bu bir yol ayrımıydı.وكان هذا مفترق طرق.
Bu bir yol ayrımıydı.この通過儀礼を受ければ 私は妻となります
Hiç "katılım" dir. Biz yol ayrımı, de.Έτσι, είμαστε σε μια διακλάδωση του δρόμου.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Alors la passion de l'anglais est à un tournant.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Anglo-manija je torej odločilna točka.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Așa că englezomania este un punct de cotitură.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Así que la manía por el inglés un un punto de inflexión.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Così, la mania per l'inglese è un momento chiave.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Dus de Engelse manie is een keerpunt.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Então a obsessão com o inglês é um ponto de viragem.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Jadi Bahasa Inggris adalah titik balik.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.그래서 영어 마니아는 일종의 전환점입니다.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.Obsesja języka angielskiego jest punktem zwrotnym.
İlgili Sayfalar