O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.This (city) lies on a road that still survives.
Kaihosro yol üstünde yakalandı, öldürüldü ve başı kesildi.On his way, Kaikhosro was captured, killed, and beheaded.
Yol üstü geçiş yeri anlamına gelİr.Traverse eigentlich „Durchgang“
Yol Üstü, Bir Göçmenin Ölümü.En el camino, la muerte de un colono.
Yol üstündeki en önemli merkez ise Topçudeğirmeni (Şahmanıs) köyüdür.Крупнейший посёлок в поселении — Стрелка.
Yol Üstü, Bir Göçmenin Ölümü.För andra betydelser, se Kuolemansaari.
Yol üstü geçiş yeri anlamına gelİr.Servea la nivelarea drumului.
Yol Üstü, Bir Göçmenin Ölümü.A nyilas emigráció vezetője haláláig.
Yol üstü geçiş yeri anlamına gelİr.Grøn: det er sikkert at krydse vejen.
Gerek yol üstü, gerekse yol kenarlarında oluşan pisliklerin sulama yöntemiyle temizler.しかしその途中で向井歩美に何をしているか問い詰められる。
Yol üstü geçiş yeri anlamına gelİr.도는 길의 뜻.
Gerek yol üstü, gerekse yol kenarlarında oluşan pisliklerin sulama yöntemiyle temizler.유도 가열(誘導 加熱, induction heating(IH))이란 전자기 유도를 이용하여 금속물체를 가열시키는 방법이다.
Vidyo bizi, yol üstünde mabet ve tapınaklara uğrayarak Yokota ve Kanaya mahallelerine taşıyor.De video neemt ons mee op een wandeling door de Yokota en Kanaya buurten .
Vidyo bizi, yol üstünde mabet ve tapınaklara uğrayarak Yokota ve Kanaya mahallelerine taşıyor.El vídeo nos lleva de paseo por los barrios de Yokota y Kanaya, pasando en el camino por santuarios y templos.
Vidyo bizi, yol üstünde mabet ve tapınaklara uğrayarak Yokota ve Kanaya mahallelerine taşıyor.Видео приглашает нас на прогулку по районам Йокота и Канайа с посещением святынь и храмов по пути.