Bu adalet sisteminin cezası, insanları sistemin sunduklarından yoksun bırakmak.The punishment of this justice system is to deprive man for what the system offers.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.And I would never want to deprive you of that epiphany.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›왕께서 들으시고 나와 내 아들을 함께 하나님의 산업에서 끊을 자의 손에서 종을 구원하시리라 함이니이다
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›כי ישמע המלך להציל את אמתו מכף האיש להשמיד אתי ואת בני יחד מנחלת אלהים׃
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›لان الملك يسمع لينقذ امته من يد الرجل الذي يريد ان يهلكني انا وابني معا من نصيب الله.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒 子 、 從 神 的 地 業 上 一 同 除 滅 . 王 必 應 允 救 我 脫 離 他 的 手
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒子 、 從神 的 地業 上 一同 除滅.王必應允 救我 脫離 他 的 手
Bu adalet sisteminin cezası, insanları sistemin sunduklarından yoksun bırakmak.Die Bestrafung der Justiz besteht daraus, einem zu berauben was das System bietet.
Bu adalet sisteminin cezası, insanları sistemin sunduklarından yoksun bırakmak.Hukuman sistem peradilan ini adalah untuk mengahalangi manusia dari apa yang ditawarkan oleh sistem moneter.
Bu adalet sisteminin cezası, insanları sistemin sunduklarından yoksun bırakmak.La punition de ce système judiciaire est de priver l'homme de ce que le système offre.
Bu adalet sisteminin cezası, insanları sistemin sunduklarından yoksun bırakmak.La punizione del sistema giudiziario è privare l uomo di quello che offre il sistema.
Bu adalet sisteminin cezası, insanları sistemin sunduklarından yoksun bırakmak.物 サービス 情報などから遮断し
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.A nikdy bych vás o tohle zjevení nechtěla připravit.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Eu nunca quereria privar-vos dessa revelação.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Ik zou jullie die openbaring nooit willen ontzeggen.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.I nigdy nie chciałabym pozbawić was tego oświecenia.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Je ne voudrais jamais vous priver de cette épiphanie.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.저는 이런 본질에 가까운 통찰을 여러분에게서 빼앗고 싶지는 않네요.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Non vorrei mai privarvi di questa epifania.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Și nu aș vrea să vă privez de această epifanie.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Und diese Offenbarung möchte ich Ihnen auf keinen Fall nehmen.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Và tôi không bao giờ muốn cướp lấy của bạn sự màu nhiệm đó
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Y no querría nunca privarlos de esa epifanía.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.Δεν θα ήθελα να σας στερήσω αυτή τη συνειδητοποίηση.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.За нищо на света не искам да ви лиша от това просветление.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.И мне бы не хотелось лишить вас этого откровения.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.ולעולם לא היית רוצה לגזול את התובנה הזו מכם
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.وأنا لن أرغب في حرمانك من هذا العيد.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.わたしが望むのは