Ciddi kızlar artık yoklar.Serious girls don't exist anymore.
Bulunacak hiçbir yerde yoklardı.They were nowhere to be found.
Onlar artık yoklar.They don't exist any longer.
Beyaz bir atta bir prens aramayı bırakın; Onlar yoklar.Stop looking for a prince on a white horse; there's no such thing.
Beyaz at üzerindeki bir prensi aramayı bırakın; onlar yoklar.Stop looking for a prince on a white horse; there's no such thing.
Tom ve Mary bugün yoklar.Tom and Mary aren't present today.
Düşünmüyorlar, öyleyse yoklar.They think not, therefore they are not.
Ev arkadaşlarım evde yoklar.Roommates are gone.
Sanırım kaybettim. Yoklar.I think I lost it. <br />It's not here.
Ama hala ortalıkta yoklar.But they aren't here.
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Well, dinosaurs were big, different and gone." They're all gone.
Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.The title of my talk:
Ve cinsel davranışları yüzünden, pek fazla hayvanat bahçesinde de yoklar.And they're not in too many zoos, because of their sexual behavior.
Yoklar, deðil mi?Isn't there?
Onlar düşünmüyor, öyleyse yoklar.Sie denken nicht, also existieren sie nicht.
Yönetmen gelecek gün çekim programını yoklar ve günlük ilerlemenin raporunu üretim bürosuna gönderir.Regissören godkänner sedan nästa dags inspelningsschema och skickar en daglig rapport till kontoret.
Ama hala ortalıkta yoklar.Aber sie sind nicht hier.
Ama hala ortalıkta yoklar.Ale przecież ich nie ma.
Ama hala ortalıkta yoklar.De még sincsenek itt.
Ama hala ortalıkta yoklar.Ma ancora non ci sono.
Ama hala ortalıkta yoklar.Maar ze zijn er niet.
Ama hala ortalıkta yoklar.Mais ils ne sont pas là.
Ama hala ortalıkta yoklar.Nhưng tới nay thì vẫn chưa có.
Ama hala ortalıkta yoklar.Pero aún no están aquí.
Ama hala ortalıkta yoklar.Αλλά δεν είναι εδώ.
Ama hala ortalıkta yoklar.Но их здесь нет.
Aslında yatak odasını siktir et. Ev arkadaşlarım evde yoklar.Давай не пойдём в спально.
Ben de genelde şöyle cevaplarım: "Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar."Şi de obicei spun doar: " Păi, dinozaurii erau mari, diferiţi şi au dispărut. "
Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar."Groot, anders en weg."
Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.크고, 다르며, 사라졌다는 것이 말이지요.
Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.גדולים שונים ונכחדים.
Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.كبيرة,مختلفة,وذهبت.
Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.話のタイトルは
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Bem, os dinossauros eram grandes, "diferentes e desapareceram".
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar."" Ben, les dinosaures étaient grands, différents et ont disparus. "
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Dinosauři byli velcí, jiní a už vymřeli."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Dinosaurier waren groß, anders und sind weg."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Dinosaurussen waren groot, anders en weg."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Dinosaury boli veľké, iné a už vymreli."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Hát, a dinoszauruszok nagyok voltak, mások voltak és már nem léteznek."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""I dinosauri erano grandi, diversi e non ci sono più."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Ja, dinosaurierna var stora, annorlunda och försvunna."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""글쎄요. 공룡은 크고, 다르며 그리고 사라졌습니다.
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Los dinosaurios eran grandes, diferentes y ya no existen".
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""No, dinozaury były duże, inne i ich nie ma."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Ờ thì khủng long rất to, khác biệt và đã biến mất."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Динозаврите са били големи, различни един от друг и са изчезнали."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""Ну, динозавры были большими, разнообразными, и они вымерли".
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""דינוזאורים היו גדולים, שונים והם נכחדו."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.""الديناصورات كانت كبيرة, مختلفة ,و ذهبت."
"Çünkü dinozorlar büyükler, farklılar ve şu anda yoklar."それぞれ違っていて 絶滅したからです」 もう絶滅しました
Ev arkadaşlarım evde yoklar.Οι συγκατοικοι λείπουν.
Ev arkadaşlarım evde yoklar.I miei coinquilini sono fuori.
Ev arkadaşlarım evde yoklar.Mes colocataires sont partis.
Ev arkadaşlarım evde yoklar.Mitbewohners sind weg.
Ev arkadaşlarım evde yoklar.どうかしら
Evet, ana fikir böyledir: Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.Ahí reside su fuerza: grandes, diferentes y extintos.
Evet, ana fikir böyledir: Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.Also das ist ungefähr das Thema: groß, anders und weg.
Evet, ana fikir böyledir: Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.Donc c'est un peu le thème : gros, différents et disparus.
Evet, ana fikir böyledir: Büyükler, farklılar ve şu anda yoklar.Então esse é mais ou menos o tema: grandes, diferentes e extintos.