yok etmek ile cümle

yok etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dünyayı yok etmek ister.Ще унищожа света.
Kuzey Ordu Grubunun amacı Vistula Nehri'nin kuzeyinde Polonya güçlerini yok etmekti.Целта на армейското съединение е да унищожи полските части, намиращи се на север от Висла.
Amacı Superman'ı yok etmek ve dünyaya hükmetmektir.Те трябва да спрат Егман да доминира техния свят.
Afacanlar da onları yok etmek için çalışırlar.Оставете ги да се опитат да ме убият.
Amacı Superman'ı yok etmek ve dünyaya hükmetmektir.Njihov je cilj poraziti superjunake i zavladati svijetom.
Bunları bir-iki ay içinde yok etmektedir.Kristalizira se nakon 2-3 mjeseca.
Bir Panther tankını yok etmek için ortalama 5 adet M4 Sherman tankı gerekiyordu.Spominje se kako je u prosjeku bilo potrebno pet M4 Sherman tenkova kako bi pobijedili jednog Tigera.
Dünyayı yok etmek ister.Prijetili su da će uništiti Zemlju.
Oyundaki amaç düşman askerlerini yok etmek ve verilmiş olan görevleri yerine getirmektir.Tieto sa získavajú porazením nepriateľov alebo splnením úloh.
Savaş bir genel savaşa dönüşecektir ve en büyük görevimiz İsrail'i yok etmektir." demiştir.26. maja je Naser izjavil, "bitka bo splošna in naš osnovni cilj bo, da se uniči Izrael".
Morgan'ın nihai amacı, geçmişte onu ölümlü aşkından ayırmış olan Hüküm Kapısını yok etmektir.Omenimo lahko motiv kazni za greh iz preteklosti, katere se junak želi očistiti s prostovoljno smrtjo.
Hanedanlığı güçlendirmek ve yerel güçleri yok etmek için uğraştı.Zavračal je ozemeljsko ekspanzijo in kopičenje moči.
İsyancılar da yeni Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için bir plan yaparlar.Sukilėliai rezga planus, kaip įveikti „Mirties žvaigždę“.
Bunları bir-iki ay içinde yok etmektedir.Išdžiūsta per 1-2 mėnesius.
Dünyayı yok etmek ister.Surtas sunaikina pasaulį.
Gaia'yı yok etmek için özel nedenleri vardır.Dibuugi väljaajamiseks on vajalikud erilised rituaalid.
Sistematik hatayı yok etmek doğruluğu iyileştirir ama kesinliği artırmaz.Süstemaatilisi vigu elimineerides paraneb täpsus, kordustäpsus ei muutu.
İsyancılar da yeni Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için bir plan yaparlar.Paktiga olid loodud eeldused uue maailmasõja puhkemiseks.
Amacı Superman'ı yok etmek ve dünyaya hükmetmektir.SPECTRE eesmärk on maailma valitsemine.
Gerektiğinde rakibini yok etmekten çekinmeyecek kadar da gözü kara.Aga vastaseid ei tohi rünnata metsikumalt, kui on tarvis nende kahjutuks tegemiseks.
Gezegenini kurtarmak için onları yok etmek zorundadır ve bu konuda oyuncunun yardımına ihtiyacı vardır.Ta vajab abi, et saada eluks vajalkku, selles aitab teda kodune rühm.
1. satır, 1, 1, 1, 1, 0. Şuradaki 1'i yok etmek istiyorum.En dan wil ik deze 1 hier wegwerken, dus laat ik rij 2 vervangen door rij 2 min rij 1.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Ale pokud teď polevíme, navždy ztratíme šanci vymýtit starověkou nemoc.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Dar daca clipim acum, vom pierde pentru totdeauna sansa de a eradica aceasta boala antica.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Jeśli ją zaprzepaścimy przegramy na zawsze, stracimy szanse wyeliminowania tej starożytnej choroby.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.우리가 여기서 눈깜빡하다보면 영원히 기회를 잃을 수 있습니다. 이 고대의 병을 퇴치할 수 있는 기회를 말입니다.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Maar als we nu weifelen verliezen we voor altijd de kans om een oude ziekte uit te roeien.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Ma se esitiamo adesso, perderemo per sempre la possibilità di debellare un'antica malattia.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Pero si dudamos ahora, perderemos para siempre la oportunidad de erradicar esta vieja enfermedad.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Αν δειλιάσουμε τώρα, θα χάσουμε οριστικά την ευκαιρία να εξαλείψουμε μία αρχαία ασθένεια.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Но ако мигнем сега, ще загубим завинаги шанса да заличим това древно заболяване.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.Но если сейчас мы не займемся этим, шанс полного уничтожения этого древнего вируса будет утерян навсегла.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.אבל במידה ונמצמץ עכשיו, נפסיד לעולמים את הסיכוי לחסל מחלה עתיקה.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.و لكن إذا أغمضنا أعيننا الآن، سوف نفقد إلى الأبد الفرصة للتخلص من مرض قديم.
Ama eğer şimdi gözümüzü kırparsak, bu tarihi hastalığı yok etmek için şansımızı sonsuza dek yitireceğiz.古くから続く病気を 根絶する機会が永久に失われます。 どうか皆さんの周りにも広めて下さい、
Ama görünüşe göre, güttüğümüz tek amaç yok etmek.Αλλά φαίνεται, ότι η μόνος στόχος μας είναι να συνεχίσουμε να τον καταστρέφουμε.
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Ale skoro umie tylko niszczyć...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Ma siccome non sa fare altro che distruggere...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Mas, visto que ele só sabe destruir...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Men eftersom han bara kan förstöra...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Men eftersom han kun kan ødelægge ...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...-mutta koska hän osaa vain tuhota...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Pero como lo único que puede hacer es destruir...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Αλλά αφού δεν μπορεί παρά να καταστρέφει...
Ama onun tek yapabildiği yok etmek olduğu için...Но раз он умеет только разрушать...
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Ključno pa je, da prostoru vrnemo izjemen del pokrajine, namesto da ga odvzamemo.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Ale kľúčovou časťou je pokúšať sa vrátiť tento neobyčajný kúsok zeme namiesto toho, aby sme ho len pohltili.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Ale kluczowa część to próba zwrócenia niesamowitego elementu krajobrazowi, zamiast jego pochłonięcia.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Dar partea cheie e să încerci să returnezi o bucată extraordinară de natură în loc să o înghiți.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.De a legfontosabb rész az, hogy igyekszünk, rendkívül sok zöldet visszaadni, ahelyett, hogy elnyelnénk.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.하지만, 가장 중요한 것은 건물로 채우는 것이 아니라 특별한 단지조경을 사람들에게 돌려주려 하였습니다.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Ma il punto cruciale è cercare di restituire una straordinaria fetta di paesaggio, invece di divorarla.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Mais la partie clef est d'essayer de restituer un merveilleux paysage, au lieu de le dévorer.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Mas o ponto fundamental é tentar devolver uma parcela extraordinária de paisagem, em vez de a engolir.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Pero el factor clave es tratar de devolver un paisaje extraordinario en vez de devorarlo.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Và điều quan trọng là là cố gắng mang lại những thiết kế khác lại cho khu đất, thay vì nhận chìm nó xuống.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Головна ідея - це спроба повернути надзвичайну картину пейзажу, а не поглинути його.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Ключевой является попытка вернуть выдающийся кусок ландшафта, нежели поглотить его.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.Но основната част е това, че се опитваме да върнем изключителна част от пейзажа, вместо да я погълнем.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.אך החלק המרכזי הוא לנסות ולהחזיר חתיכת נוף יוצאת דופן, במקום לקבור אותה.

İlgili Sayfalar