yok etmek ile cümle

yok etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Hiçbir hükümet faşizmi yok etmek üzere savaşmaz."Geen enkele regering bestrijdt het fascisme om het te vernietigen.
Dünyayı yok etmek ister.Ze wil de wereld vernietigen.
Kendisinin hayattaki tek amacı vampirleri yok etmektir.Het enige wat hij wil is het hoofd van de vampieren vermoorden.
Afacanlar da onları yok etmek için çalışırlar.Volgens hem zouden de mensen proberen hen uit te roeien.
İsyancılar da yeni Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için bir plan yaparlar.Een groepje rebellen probeert de plannen van de eerste Death Star te bemachtigen.
Kuzey Ordu Grubunun amacı Vistula Nehri'nin kuzeyinde Polonya güçlerini yok etmekti.Het doel van Heeresgruppe Nord was de Poolse troepen in het noorden van de Wisła te verslaan.
Zayıf digimonları yok etmek ister.Minderwaardige rassen worden vernietigd.
Hanedanlığı güçlendirmek ve yerel güçleri yok etmek için uğraştı.Hij wilde de koninklijke macht versterken en binnenlandse facties vernietigen.
Jack te Torchwood ile ilgili bütün kantları yok etmek için yolculuğa çıkar.Uiteindelijk besluit Jack om Torchwood op te heffen.
1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.In 1758 werd het katholieke geloof officieel door Yeongjo verboden.
Amacı şehri yok etmektir.Het doel is om de stad in te nemen.
Dünyayı yok etmek ister.Chciał zniszczyć wszechświat.
Amacı şehri yok etmektir.Chce zniszczyć miasto.
Tüm canlıları yok etmek.Za zabijanie każdej żywej istoty.
Dick'den nefret eder ve onu yok etmek ister.Podobnie jak on, nienawidzi Hulka i chce go zniszczyć.
Bu durum, hikâyeden 200 yıl önce Shinigamileri, Quincy’yi yok etmek için seferberlik yapmaya sevk etti.Ten fakt zadecydował o tym, iż około 200 lat przed głównym wątkiem fabuły, Shinigami zniszczyli klan Quincy.
Amacı Superman'ı yok etmek ve dünyaya hükmetmektir.Zamierza on zniszczyć cywilizację i zawładnąć światem.
"Masivayı içinden atıp yok etmede Hüda'yı dahi atıp yok etmek gerektir.Aby pokonać Goombę, wystarczy go rozdeptać.
Düşman merkez üssünü yok etmek zaferi garanti eder.Zniszczenie wszystkich jednostek wroga również powoduje wygraną.
Tek düşüncesi her şeyi yok etmektir.Atak niszczy wszystko.
Sonic'i bulup yok etmek istemektedir.Wszyscy próbują powstrzymać Sonica.
Önyargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordurUprzedzenie trudniej jest rozbić niż atom
Tek düşüncesi her şeyi yok etmektir.Fördärvet förstör allting.
Amacı şehri yok etmektir.Syftet är att förgöra den franska staden.
Dünyayı yok etmek ister.Målet är att förinta världen.
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.I april 1970 beordrade KGB-chefen Jurij Andropov att kvarlevorna skulle förstöras.
Her ikisi de düşmanları yok etmek için anılır.Båda är de besatta av att förgöra den andre.
Kıyafetlere geldiği takdirde bu kokuyu tekrar kıyafetlerden yok etmek imkânsızdır.Får man detta sekret på kläderna kan det vara svårt att få bort lukten.
Gaia'yı yok etmek için özel nedenleri vardır.För andra betydelser, se Quebrada Guasa.
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.Han vill bara bevisa sin äganderätt till henne, antyder hon.
Kendisine acı çektirmekten ve bu acıyla kendisini yok etmekten keyif alır.Потрібно заподіяти йому біль і змусити страждати.
Amacı şehri yok etmektir.Воно відправляється руйнувати місто.
Dünyayı yok etmek ister.Тепер вона загрожує знищити світ.
Hedefi anında yok etmek yerine alev almasını sağlar.При попаданні миттєво вбиває мета.
Bu yağ asitlerini yok etmektedir.У цьому і криється його екзотика.
Dünyayı yok etmek ister.Chce zničit svět.
Amaç verilen hedefleri yok etmek veya savunmaktır.Účelem je zničení nebo poškození cíle.
Bunun üzerine, 22 X-wing ve 8 Y-wing'den oluşan bir kuvvetle Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için gönderildi.Do útoku proti stanici bylo vysláno dvacet dva rebelských X-Wingů a osm Y-Wingů.
Kuzey Ordu Grubunun amacı Vistula Nehri'nin kuzeyinde Polonya güçlerini yok etmekti.Cílem jeho skupiny armád bylo zničit polské síly severně od Visly.
Bunları bir-iki ay içinde yok etmektedir.Ta jsou kojena do 2 až 3 měsíců.
Kendisinin hayattaki tek amacı vampirleri yok etmektir.Jedinou důležitou věcí v jeho životě je ochrana Clarka.
Dick'den nefret eder ve onu yok etmek ister.Leo ale o něm ví a chce ho zničit.
Her ikisi de düşmanları yok etmek için anılır.Obojí může mít efekt na odrazení nepřátel.
Partinin ana hedeflerinden biri Saddam'ı yok etmek oldu.Jedním z hlavních cílů operace bylo zabít iráckého vůdce.
İmha görevindeki asıl amaç bütün düşman güçlerini yok etmektir.Hlavním cílem všech misí v kampani je jediné - zabít všechny nepřátele.
Bu sebepten Tenaya yeniden güncellendiğinde bile onu yok etmek için uğraşır.Proč by měl Armádu zatlačit zpět, když ji může vyvraždit.
Tek düşüncesi her şeyi yok etmektir."Jediné, o co jsme se snažili, bylo vše zničit."
1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.In 1758, Yeongjo a scos în afara legii oficial catolicismul .
Deniz savaşları pek sık görülmüyordu ve asıl amaç düşman güçlerini yok etmekten çok onlara zarar vermekti.Cele trei foi lipsă erau cele mai importante și permiteau inamicilor construirea submarinului.
Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir.Este important să se elimine tulburările sociale.
Dünyayı yok etmek ister.El akarja pusztítani a világot.
Amacı bütün galaksiyi yok etmektir.Célja az egész világegyetem elpusztítása.
Don Vito Corleone' yi yok etmek için Emilio Barzini tarafından yönlendirilmiştir.Emilio Barzini: Don Vito Corleone legnagyobb ellenfele volt.
İmha görevindeki asıl amaç bütün düşman güçlerini yok etmektir.A többjátékos mód legáltalánosabb célkitűzése az ellenség összes épületének lerombolása.
Artık tek başına olan Luke'un yaptığı atış Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için gereken noktaya isabet eder.Ezután Luke találatának köszönhetően megsemmisül az első Halálcsillag.
Kendisine acı çektirmekten ve bu acıyla kendisini yok etmekten keyif alır.Meg akar valóban halni, vagy csupán szenvedéseitől szeretne megszabadulni?
Harpy radar sistemlerini yok etmek için tasarlanmıştır.A repartíciós mozdonyok Hardy-rendszerű légűrfékhengerét leszerelték.
Bu durum, Vichy Fransız ordularına köprüyü yok etmek için yeterli zamanı verdi.Viive antoi Vichyn Ranskan joukoille aikaa sillan hävittämiseen.
Zararı yok etmek, fayda sağlamaktan iyidir.Väärin tehty suolaliuos on enemmän haitaksi kuin hyödyksi.
Amacı şehri yok etmektir.Hänellä on myös tavoitteenaan tuhota koko kaupunki.

İlgili Sayfalar