Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.La biodiversità e la biodensità negli oceani sono a volte più alte che nelle foreste pluviali.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.La biodiversité et la biodensité marines sont plus élevées que dans les forêts tropicales.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Биоразнообразието и биоплътността в океана са по-високи на места, отколкото в дъждовните тропически гори.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Плотность и разнообразие биологических видов в океане на порядок выше, чем, например, в тропических лесах.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.המגוון והצפיפות של בעלי החיים באוקיינוס גבוה יותר מאשר ביערות הגשם.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.والتنوع الحيوي والكثافي في المحيط هو أعلى مكاناً من الموجود في الغابات الممطرة.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.熱帯雨林のそれを上回ります 大部分が未開拓ですが我々を魅了し
Bu alanın tamamında her noktada yoğunluk artıyor. -Así que cada punto es cada vez más y más denso en realidad en todo este campo.
Bu alanın tamamında her noktada yoğunluk artıyor. -Zatem każdy punkt staje się gęstrzy i gęstrzy, w zasadzie wszędzie w naszym polu.
Bu çizgi ortada ses dalgası yokken yani moleküllerin denge konumunda olduğu zamanki yoğunluk olsun. -Esta é a nossa densidade normal Se nós gravamos a densidade, ele pode ficar. Aqui, temos uma alta densidade.
Bu çizgi ortada ses dalgası yokken yani moleküllerin denge konumunda olduğu zamanki yoğunluk olsun. -Това е нормална плътност. Начертаната плътност ще изглежда по този начин. Тук плътността е висока.
Bu çizgi ortada ses dalgası yokken yani moleküllerin denge konumunda olduğu zamanki yoğunluk olsun. -הדחיסות הזה, נגיד שהקו הזה מייצג את מצב המנוחה, לפני שגל הקול "פוגע", זאת הצפיפות הנורמלית.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.C'est là que nous obtenons plus de densité, c'est là que nous avons plus de transport public.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.És itt a legnagyobb a sűrűség, így itt koncentráltabb a tömegközlekedés.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Hier, in den Gebieten mit höherer Dichte haben wir mehr öffentliche Verkehrsmittel.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.그리고 이것은 우리가 보다 밀집된 구조를 가지고 있는 모습입니다. 이것은 우리가 더 많은 공공 교통수단을 가지고 있는 곳입니다.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Şi aici densitatea e cea mai ridicată aici avem mai mult transport public.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Tady je větší hustota obyvatel a tady je víc veřejné dopravy.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Tutaj mamy większe zagęszczenie, więc jest też więcej transportu publicznego.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Và đây là nơi có mật độ dân số đông hơn; và đây là nơi có nhiều phương tiện công cộng hơn.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.We hebben meer dichtheid en meer openbaar vervoer.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Y aquí es donde tenemos la mayor densidad; es donde tenemos más transporte público.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.Και εκεί θα έχουμε την πιο μεγάλη πυκνότητα πληθυσμού και τα περισσότερα μέσα μαζικής μεταφοράς.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.І там, де в нас більша щільність проживання, ми маємо більше громадського транспорту.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.На това място е най-гъсто населено. Тук има и повече градски транспорт.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.וזה המקום בו יש לנו יותר צפיפות; זה גם המקום בו ישנה יותר תחבורה ציבורית.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.وهذا هو المكان الذي لدينا فيه كثافة أكثر; أنه المكان الذي لدينا فيه الكثير من وسائل النقل العامة.
Bu da daha fazla yoğunluk yaşadığımız yer; daha fazla toplu taşıma kullandığımız yer.公共交通機関がたくさんあります そこで74年にこのシステムを始め当初 乗客は1日に2万5千人でした
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Aceasta vă permite să alegeți dimensiunea și densitatea dischetei.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Ceci vous permet de choisir la taille et la densité de votre disquette.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Det här låter dig välja diskettens storlek och lagringskapacitet.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Dette lader dig vælge diskettens størrelse og lagringskapacitet.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Esto le permite seleccionar el tamaño y la densidad del disquete.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Hier kunt u de grootte en dichtheid van de diskette selecteren.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Hier werden die Größe und Schreibdichte der Diskette festgelegt.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Isto permite- lhe definir o tamanho e densidade da disquete.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Itt lehet megadni a floppy méretét és adatsűrűségét.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.플로피 디스크의 크기와 용량을 선택할 수 있습니다.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Questo ti permette di selezionare la dimensione e la densità del dischetto.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Tämä antaa sinun valita levykekoon ja tallennustiheyden.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.To vam omogoča izbiro velikosti diskete in njeno gostoto.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Tu máte možnosť vybrať kapacitu diskety a hustotu záznamu.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Tutaj można wybrać rozmiar i gęstość dyskietki.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Zde máte možnost vybrat kapacitu diskety a hustotu záznamu.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Αυτό σας επιτρέπει να επιλέξετε το μέγεθος και την πυκνότητα της δισκέτας.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Дає змогу вибрати розмір і щільність дискети.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Здесь вы можете указать размер и плотность форматирования дискеты.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.Избор на размер на диска и плътността.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.يسمح لك هذا باختيار حجم وسعة القرص المرن.
Bu, Disketlerin büyüklük ve yoğunluklarını seçmenizi sağlar.ここでフロッピーディスクの容量と密度を選択できます。
Buna göre, belli bir zaman diliminde, girenden fazlası ayrılıyor, dolayısıyla yoğunluk azalıyor. -Więc jeśli w danej jednostce czasu więcej wychodzi niż niż wchodzi, wówczas robię się rzadszy.
Buna göre, belli bir zaman diliminde, girenden fazlası ayrılıyor, dolayısıyla yoğunluk azalıyor.Y eso tiene mucho sentido, porque tengo una divergencia positiva.
Buna göre, pozitif diverjans vardır veya yoğunluk azalmaktadır. -E assim você tem uma divergência positiva, ou você está se tronando menos denso.
Buna göre, pozitif diverjans vardır veya yoğunluk azalmaktadır. -Więc mamy dodatnią dywergencję, lub zmniejsza się nam zagęszczenie.
Buna göre, pozitif diverjans vardır veya yoğunluk azalmaktadır. -Y así tienes un positivo diverge, o eres cada vez menos denso.
) bunlardan biridir. Çok yüksek yoğunluklardaki NH2.5 (pulberi fine în suspensie) din aer au
Bunun yerine ihtiyacımız olan daha fazla kontrol edemeyeceğimiz seviyeye doğru yükselen ortalama yoğunluk.Em vez disso, precisamos de uma densidade média que atinja um nível em que não guiemos tanto, etc.
Bunun yerine ihtiyacımız olan daha fazla kontrol edemeyeceğimiz seviyeye doğru yükselen ortalama yoğunluk.En cambio, necesitamos una densidad media que alcance un nivel que no requiera conducir tanto, etc.
Bunun yerine ihtiyacımız olan daha fazla kontrol edemeyeceğimiz seviyeye doğru yükselen ortalama yoğunluk.저희에게 정말로 필요한 것은 지금 수준 이상으로 운전을 하지 않는 것 정도입니다.
Bunun yerine ihtiyacımız olan daha fazla kontrol edemeyeceğimiz seviyeye doğru yükselen ortalama yoğunluk.Potrebujeme priemernú hustotu, na takej úrovni, ktorá zabezpečí, že nebudeme až tak veľa jazdiť.