Ana içeriğe geç
Sözlük

yoğunluk ile cümle

yoğunluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yoğunluk çok duygusaldı ve kalıcıydı... bu yüzden yaptığım tabloya bakıp şöyle diyordum;Solange die Intensität meiner Eindrücke anhielt... konnte ich mein Gemälde anschauen und mir die Frage stellen
Bu yoğunluk çok duygusaldı ve kalıcıydı... bu yüzden yaptığım tabloya bakıp şöyle diyordum;בעוד העוצמה הרגשית גבוהה, עדיין שם... וכך יכולתי להסתכל על ציור שלי ולומר,
Çin de oldukça yoğun. Hindistanda da önemli bir yoğunluk var.Beaucoup en Inde.
Çin de oldukça yoğun. Hindistanda da önemli bir yoğunluk var.Es gibt viel Aktivität in China und viel Aktivität in Indien.
Çok küçük bir çember veya küre için, bir yoğunluk artması olmayacağını görürdük. -אז אם היה לי מעגל קטן ואינפיניטיסימלי, או ספרה, בשדה הכיוונים הזה, לא תהיה לי שום גדילה בצפיפות החלקיקים לשטח.
Çok yüksek yoğunluklardaki NH, also Feinstaub, in der Luft die
Çok yüksek yoğunluklardaki NHI mycket höga
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.Cái ổ phía ngoài làm từ ống nhựa polyethylene nóng với tỷ trọng cao thay cho những tấm chắn nóng.
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.De buitenkant is gemaakt van verhitte polyethylene buizen, in plaats van verhitte platen.
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.외부 관절은 가열된 고밀도의 폴리에틸렌관을 이용하여 만들어 가열시트를 이용해서 만드는 것보다 효율적입니다.
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.La struttura esterna è fatta utilizzando tubi di polietilene ad alta densità, invece di lastre a caldo.
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.Soket luar dibuat dari pipa HDPE, menggantikan lembaran logam.
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.Vnější ložisko vzniklo z nahřátých, polyetylénových trubek vysoké hustoty, oproti použití nahřátých povlaků.
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.המעטפת החיצונית נוצרת מצינורות פוליאטילין מחוממים בצפיפות גבוהה במקום ביריעות מחוממות
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.لقد تم صنع القالب الخارجي باستخدام انابيب البولايثالين عوضاً عن استخدام الشرائح المُسخّنة
Dış soketi ısıtılmış tabakalar yerine yüksek yoğunlukta ısıtılmış polietilen borulardan yapılmış.高密度ポリエチレン管でできています くるぶしの高い独自デザインと人の足に似せた外見
Dolayısıyla muazzam boyutlarda yoğunluklara ulaşamazsınız.Možná vás zajímá jiná věc:
Dolayısıyla muazzam boyutlarda yoğunluklara ulaşamazsınız.Тому не існує великих концентрацій заряду.
Dolayısıyla, yoğunluk artıyor veya yakınsıyor.Então, está ficando mais denso, ou estão convergindo.
Dolayısıyla, yoğunluk artıyor veya yakınsıyor.Więc robi się bardziej gęsty, skupia się.
Düşük Yoğunluklu Lipoprotein seviyesinin 140 olduğunu bulan bir labaratuvar olsun.「50歳男性 LDLコレステロール 140」 するとWolfram Alphaは
Düşük Yoğunluklu Lipoprotein seviyesinin 140 olduğunu bulan bir labaratuvar olsun.저밀도지질단백질(LDL) 수치가 140이 나왔다고 해보죠.
Düşük Yoğunluklu Lipoprotein seviyesinin 140 olduğunu bulan bir labaratuvar olsun.Sie wissen schon, wir haben einen Cholesterinspiegel von 140 für einen Mann im Alter von 50.
Düşük Yoğunluklu Lipoprotein seviyesinin 140 olduğunu bulan bir labaratuvar olsun.שאתם יודעים -- יש לנו LDL ברמה של 140 אצל גבר בגיל 50.
Düşük Yoğunluklu Lipoprotein seviyesinin 140 olduğunu bulan bir labaratuvar olsun.إلى أن معدل البروتين الدهني هو 140 لذكر عمره 50 سنة.
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--Dus begon ik te denken, dat dichtheid, dichtheid --
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--E cosi iniziai a pensare, beh, sai, la densità, la densità --
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk-- Emin değilim, biliyorsun, bu doğru bir çağrışım.Also begann ich nachzudenken, wissen Sie, Dichte - ich bin nicht sicher, ob das der richtige Aufruf war.
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk-- Emin değilim, biliyorsun, bu doğru bir çağrışım.Zacząłem myśleć: gęstość, gęstość -- nie byłem pewien, ale to było to.
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk-- Emin değilim, biliyorsun, bu doğru bir çağrışım.И тогда я начал думать, хорошо, плотность населения — я не уверен, что это было правильным решением.
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk-- Emin değilim, biliyorsun, bu doğru bir çağrışım.І я почав думати, що, ви ж знаєте, скупчення, скупчення -- я не впевнений, що це був правильний виклик.
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--Et alors j'ai commencé à penser, eh bien, vous savez, la densité, la densité -
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--그래서 저는 밀집에 대해 생각하기 시작했습니다.
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--אז התחלתי לחשוב, צפיפות, צפיפות-
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--وبدأت أفكر، حسناً، تعرفون، الكثافة، الكثافة--
Düşünmeye başladım, evet, biliyorsun, yoğunluk--集中に惹かれていたのは 正しかったんだろうかと
Eger bir tane cizim yaparsam ortasi daha yogun disariya cikildikca yogunluk azalicaktir.Kdybych měl nakreslit její příčný řez, tak ve středu je vysoká hustota a směrem od středu se hustota snižuje.
Eger bir tane cizim yaparsam ortasi daha yogun disariya cikildikca yogunluk azalicaktir.만일 내가 그것을 가로로 쪼갠다면, 가운데는 밀도가 높고 그리고 바깥으로 갈 수록 밀도가 낮을 것이다.
Eger bir tane cizim yaparsam ortasi daha yogun disariya cikildikca yogunluk azalicaktir.Като тази, която нарисувах отгоре. Просто сфера А сечението ще бъде
Eger bir tane cizim yaparsam ortasi daha yogun disariya cikildikca yogunluk azalicaktir.واذا رسمت مقطعا لة فسنلاحظ انه يكون اكثر كثافة في الوسط واقل كثافة في الخارج
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.A legnagyobb koncentrációt piros jelzi.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.As altas concentrações estão a vermelho.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Concentraţiile cele mai mari sunt în roşu.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.De hoogste concentraties zijn in het rood.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.De största koncentrationen visas i rött.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Die höchste Konzentration ist rot.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.가장 심한 부분은 붉은색으로 표시되어 있습니다
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Konsentrasi yang tertinggi berwarna merah.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Las grandes concentraciones se encuentran en rojo.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Le concentrazioni maggiori sono in rosso.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Les concentrations les plus importantes sont en rouge.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Màu đỏ thể hiện những sự sụt giảm đáng kể nhất.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Na czerwono zaznaczono obszary najbogatsze w organizmy żywe.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Najvišje vrednosti so rdeče barve.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Najvyššie koncentrácie sú červené.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Suurimmat keskittymät punaisella.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Οι υψηλότερες συγκεντρώσεις είναι σε κόκκινο.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Най-високата концентрация е в червено.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.Самые высокие концентрации показаны красным.
En yüksek yoğunluklar kırmızı renkli.הריכוזים הגבוהים ביותר הם באדום.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod