Ana içeriğe geç
Sözlük

yoğun bakım ile cümle

yoğun bakım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hastane yoğun bakım ünitesine girebilen ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.The hospital restricts the number of visitors who can enter the intensive care unit.
İki kurşun mağduru yakındaki bir hastanede yoğun bakım ünitesinde bulunmaktadır.The two gunshot victims are in the intensive care unit at a nearby hospital.
Tom yoğun bakımda.Tom is in intensive care.
Tom hâlâ yoğun bakımda.Tom is still in intensive care.
Tom yoğun bakımda haftalar geçirdi.Tom spent weeks in intensive care.
Tom yoğun bakımda çalışıyordu.Tom worked in intensive care.
Hastanede yoğun bakımda.He is in hospital in intensive care.
Yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra hayatını kaybetti.Although the doctors predicted recovery, he died a week later.
"Müsteşar Keskin yoğun bakımda"."Investigators Still Busy".
Kyhuhyun 6 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra normal bir odaya alındı.Kyuhyun spent six days in the ICU before he was transferred to a regular hospital room.
Bu ise annelerin bebeklerini ziyaret etmeye geldiği bir neonatal yoğun bakım ünitesi.Here's a neonatal intensive care unit, where moms come in to visit their babies.
Kendisi zatürre ve yoğun bakıma ihtiyacı varmış gibi görünüyor.He's got pneumonia, and he looks like he needs intensive care.
Miami'de her üç kişiden biri yoğun bakımda ölüyorIn Miami, it's three out of five people die in intensive care.
Kendimi hastanede, bir yoğun bakım odasında,. acil bir ameliyattan çıkmış buldum.I found myself in a hospital in an intensive-care ward, recuperating from emergency surgery.
Anestezi ve yogun bakim.And that's my specialty, right?
Burasi benim calistigim yogun bakim bolumuThis is the intensive care unit in which I work.
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Here is our very first patient, out of intensive care, and just watch that chair, all right?
6 ay yoğun bakımda yatmış bir hasta.He's also a patient that was in ICU for over 6 months.
Sıcak ve yumuşak bir şey... ....yoğun bakım gibi.Something soft and warm like intensive care.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.They moved me from intensive care to acute spinal.
Yoğun bakımdaki hastalar gibi onları tellerle çevreliyorlar.They've wired them like patients in an ICU.
Çok tuz yerseniz, mesela fıstık ezmeli reçelli sandviç, muhtemelen yoğun bakımı boyluyorsunuz.This is a list of the side effects: if you eat too much salt,
Bu yaptığımız bize insanları yoğun bakıma götürmenin farklı bir yolunu gösteriyor.Here is a way we can get people to critical care.
West Indies Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım anestezisi ekibinin kıdemli üyesiyim.I'm a senior resident in anesthesia in intensive care at the University Hospital of the West Indies.
Barbu, yoğun bakım ünitelerinde yanıcı malzemelerin kesinlikle yasak olduğunu vurguladı.Barbu stressed that flammable materials are strictly prohibited from intensive care units.
Büyük üniteler, hatta yoğun bakım üniteleri kapatılıyor.Big units are closing, even intensive care units.
Robert Chase (Jesse Spencer) - Cerrah, yoğun bakım uzmanı.Dr. Robert Chase (Jesse Spencer) – Surgeon, intensive care specialist.
Hastaneler yoğun bakım üniteleri ve izolasyon yatakları kuruyorlar.Hospitals have been setting up ICU units and isolation beds.
Yoğun bakım gereksinimi olan ciddi hastalar için bu maliyetler artar.These costs increase for critical patients in need of intensive care.
2013 yılının başlarında astım krizi geçirmesi nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı.[1]In early 2013, Yeung was admitted to hospital for emergency surgery after an asthma attack.[9]
Yoğun bakımda boş yatak var mı?Ist noch ein Bett auf der Intensivstation frei?
Daha sonra Yoğun bakıma alınır ve ölümünün yakın olduğu anlaşılır.Bemerkenswert ist, dass er zu diesem Zeitpunkt wusste, dass sein Tod nahe war.
1995'te kendisi de solunum yetmezliğinden yoğun bakıma alındı.1995 machte er sich mit der Unomondo Knapp selbständig.
Yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra hayatını kaybetti.Dafür wird sie mit Aussatz bestraft, der jedoch nach einer Woche abheilt.
Sahip olduğu iki kampüste toplam 1000 yatak, 31 ameliyathane ve 9 yoğun bakım ünitesi vardır.Es verfügt über 36 Abteilungen mit rund 1000 Betten, neun Instituten und sechs Laboratorien.
Yoğun bakım üniteleri refakatçi kabul etmezler. ^Compañeros Colonos no bajemos la guardia.
"Müsteşar Keskin yoğun bakımda".«El Atlético va muy en serio».
Eğer ihtiyaç görülürse hasta yoğun bakım ünitesine yatırılabilir.Para aquellos enfermos muy graves, puede ser necesario el apoyo de una unidad de cuidados intensivos.
Yoğun bakım sonrasında öldüğü güne kadar evinde çalışmaya devam etti.Por lo general, regresa a casa agotada después del trabajo.
"Müsteşar Keskin yoğun bakımda".Gli altri si avvicinino con cauto ottimismo."
Bunun sebebi ailenin yoğun bakımı olduğu düşünülür.Si presuppone che sua moglie fosse Frontide.
2001 yılının başlarında rahatsızlanarak, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım altına alındı.Il 1º aprile, le sue condizioni peggiorarono drasticamente ed insorsero insufficienza cardiaca e renale.
Bu şovdan sonra Cerati bir süre koma'da, yoğun bakım ünitesinde kalmıştır.В результате несчастного случая на производстве некоторое время находилась в коме.
18 Ağustos 2018'de çoklu organ yetmezliği sebebiyle yoğun bakımda olan Sezgin, yaşam mücadelesini kaybetti.18 августа 2018 года вынужденно приостановил карьеру из-за проблем с сердцем.
10 Mart 2018 tarihinde ise yoğun bakımda yatarken hayatını kaybetti.10 июня 1826 года он умирает, как он и говорил, в ночь на пятницу.
Ayrıca hastanelerde yoğun bakım ünitelerindeki kronik hastaları monitörize etmek için de kullanılır.كما أنها تستخدم في المستشفيات لمراقبة المرضى المزمنين في العناية المركزة.
7 Haziran 2012 tarihinde, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde yoğun bakımda iken hayatını kaybetti.توفي بعد صراع طويل مع المرض في 7 يونيو 2011 في مستشفى الجامعة الاميركية حيث كان يعالج.
"Müsteşar Keskin yoğun bakımda".«Sesi investe pesado em contratações».
Kyhuhyun 6 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra normal bir odaya alındı.Kyuhyun passou seis dias na UTI antes de ser transferido para um quarto de hospital comum.
Yoğun bakım ünitelerinde prevalansı %80e varabilir.Entre os bebés prematuros, a prevalência é de 80%.
Yoğun bakım gerektirir.Zijn vacht vraagt intensieve verzorging.
Yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra hayatını kaybetti.Hij werd in zijn been geraakt maar een week later was hij reeds genezen.
Yoğun bakım gerektirir.Wymaga troskliwej opieki.
Kyhuhyun 6 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra normal bir odaya alındı.Kyuhyun fick ligga 6 dagar på intensiven innan han blev flyttad till ett vanligt sjukrum.
Bu şovdan sonra Cerati bir süre koma'da, yoğun bakım ünitesinde kalmıştır.Sedan dess har han legat i koma på en sluten säkerhetsanstalt.
Gerekli müdahalelerin ardından bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra başarılı üç ameliyat geçirdi.Щоб успішно провести операцію, було потрібно три ясні дні.
Eğer ihtiyaç görülürse hasta yoğun bakım ünitesine yatırılabilir.У разі необхідності автобус міг бути легко перероблений під санітарну машину.
Son 15 gününü yoğun bakımda geçiren Giritli 3 Şubat 2007 tarihinde sabaha karşı öldü.Провівши останні 15 днів у реанімації, він помер 3 травня 2007 року.
Yoğun bakım gerektirir.Necesită îngrijire permanentă.
8 Eylül 2016'da rahatsızlandı ve yoğun bakıma kaldırıldı.1988. szeptember 16-án hunyt el, barátai gondoskodtak róla végső betegségében.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod