Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.E asemanatoare cu pisica, trăieste in copaci, şi noaptea coboară şi se hrăneşte din plantaţiile de cafea.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Eine Katze, die auf Bäumen lebt, und nachts hinuntersteigt und auf Kaffeeplantagen herum streut.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Es un gato que vive en árboles... ...y por la noche baja de estos y merodea por las plantaciones de café.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Ez a macskaféle fákon él, éjszaka pedig lejön és megdézsmálja a kávéültetvényeket.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Het is een kat die in bomen leeft, en 's nachts komt 'ie naar beneden en sluipt rond over de koffieplantages.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Je to kočka, která žije v korunách stromů a za noci se plíží po kávových plantážích.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.밤에는 커피 농장에서 어슬렁거립니다.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.To je mačka, ki živi na drevesih, ponoči spleza dol in se plazi skozi plantaže kave.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.W nocy schodzi na dół i grasuje na plantacjach kawy.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Είναι μια γάτα που ζει στα δέντρα, και τα βράδια κατεβαίνει από αυτά και περιφέρεται στις καλλιέργειες καφέ.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Кошка, которая живет на деревьях и по ночам выходит и бродит по кофейным плантациям.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Това е котка, която живее по дърветата, а през нощта слиза и върлува из кафеените плантации.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.ובלילות הוא יורד מהם וחומק אל מטעי הקפה.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.وخلال الليل ، ينزل الى الأرض ويتجول في مزارع القهوة
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.とてもグルメで
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!¡Aparte de ser difíciles de matar, se comen a los humanos!
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!De är svåra att ha ihjäl och äter människor.
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!De er svære at dræbe og spiser mennesker.
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!Não só são difíceis de matar, como também comem homens!
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!Nie tylko nie dają się zabić, ale w dodatku są ludożercami.
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!Niitä ihmissyöjiä on vaikea tappaa.
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!Non solo sono difficili da uccidere, ma mangiano gli uomini!
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!Όχι μόνο δεν πεθαίνουν εύκολα, τρώνε ανθρώπους!
Hem öldürülmeleri zor, hem de insan yiyorlar!Их невозможно убить, и они поедают людей!
Karda oynuyorlardı. Elma yiyorlardı. (Gülme sesleri)Se jucau în zăpadă, mâncau mere, (Râsete) şi vorbeau mult despre vreme, cât de frumos era că ieşise soarele.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.A garnélák fitoplanktonokat.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Crevetele mănâncă fitoplanctonul.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.De garnalen eten de fytoplankton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Die Garnelen fressen den Phytoplankton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.I gamberi mangiano il fitoplancton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.새우는 식물성 플랑크톤을 먹죠.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Krevety se živí fytoplanktonem.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Krewetki zjadają fitoplankton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Les crevettes mangent le phytoplancton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Los camarones se comen el fitoplancton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar."O camarão come o fitoplâncton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Räkorna äter växtplankton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Tôm tép ăn phytoplankton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Udang makan fitoplankton.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Οι γαρίδες τρώνε το φυτοπλαγκτόν.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Креветки едят фитопланктон.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.Скаридите ядат фитопланктона.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.החסילונים אוכלים את הפית'ופלנקטון.
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.ويأكل الجمبري العوالق النباتية
Karidesler fitoplanktonları yiyorlar.「だから おなかがピンクであればあるほど」
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Dookoła dziewicy. Jedząc kluski.
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Dookoła dziewicy matki i dzieciątka. jedzą kluski, miękkie i delikatne.
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Înconjoarã acea purã mamã ºi al ei fiu... Mâncând gãluºte, gingaºe ºi blânde.
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Înconjurând acea fiinþã purã... Mâncând gãluºte...
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Le mystère annoncé s'accomplit Cet enfant mange des nouilles froides de Pyongyang
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Nur das traute, hochheilige Paar Isst Nudeln, so hold und so mild
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Γυρω σου παρθένα μητέρα και παιδί. Τρώγοντας noodles, τρυφερά και ήπια .
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Γύρω σου παρθένα. Τρώγοντας noodles.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Affen leben auch auf Bäumen und essen Erdwürmer zum Frühstück, wir aber nicht.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Apor lever också i träd och äter daggmaskar till frukost, det gör inte vi.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.유인원은 나무 위에 살고, 아침으로 벌레를 먹습니다. 우리는 그러지 않죠.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Les singes vivent dans les arbres et mangent des vers de terre au petit déjeuner. Mais pas nous !
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Los simios también viven en árboles y desayunan lombrices y nosotros no.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Maimuțele locuiesc în copaci, mănâncă râme la micul dejun, noi nu.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Приматы живут на деревьях и завтракают червями. Мы так не делаем.