Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Nhơn vì sự nóng nả và cơn thạnh nộ của Chúa , Tôi đã ăn bụi tro khác_nào ăn bánh ,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Nhơn vì sự nóng nả và cơn thạnh nộ của Chúa, Tôi đã ăn bụi tro khác nào ăn bánh,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Pois tenho comido cinza como pão, e misturado com lágrimas a minha bebida,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Por eso he comido ceniza como pan, y mi bebida mezclo con llanto
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Przez cały dzień urągają mi nieprzyjaciele moi, a naśmiewcy moi przeklinają mię.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Thi Støv er mit daglige Brød, jeg blander min Drik med Tårer
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Tutto il giorno mi insultano i miei nemici, furenti imprecano contro il mio nome
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Διοτι εφαγον στακτην ως αρτον και συνεκερασα με δακρυα το ποτον μου,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Защото ядох пепел като хляб, И смесих питието си със сълзи,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.כי אפר כלחם אכלתי ושקוי בבכי מסכתי׃
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.اني قد اكلت الرماد مثل الخبز ومزجت شرابي بدموع
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.我 喫 過 爐 灰 、 如 同 喫 飯 . 我 所 喝 的 與 眼 淚 攙 雜
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.我 喫過爐 灰 、 如同 喫飯 . 我 所 喝 的 與眼 淚攙雜
Korkunç bir şey olduğunu düşünüyorum. Kaleci olarak tek bir hata yaptığınızda golü yiyorsunuz.Es ist schrecklich, es war nur ein kleiner Fehler für einen Torwart, aber es war ein Tor.
Korkunç bir şey olduğunu düşünüyorum. Kaleci olarak tek bir hata yaptığınızda golü yiyorsunuz.한순간의 실수로 골을 허용했다는 것은 골키퍼로서 정말 괴로운 일일 것입니다.
Korkunç bir şey olduğunu düşünüyorum. Kaleci olarak tek bir hata yaptığınızda golü yiyorsunuz.Mengerikan, pikir saya, karena bagi penjaga gawang, kesalahan kecil bisa berarti gol.
Korkunç bir şey olduğunu düşünüyorum. Kaleci olarak tek bir hata yaptığınızda golü yiyorsunuz.サッカーの1点は大きい。
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Dookoła dziewicy. Jedząc kluski.
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Dookoła dziewicy matki i dzieciątka. jedzą kluski, miękkie i delikatne.
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Înconjoarã acea purã mamã ºi al ei fiu... Mâncând gãluºte, gingaºe ºi blânde.
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Înconjurând acea fiinþã purã... Mâncând gãluºte...
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Le mystère annoncé s'accomplit Cet enfant mange des nouilles froides de Pyongyang
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Nur das traute, hochheilige Paar Isst Nudeln, so hold und so mild
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Γυρω σου παρθένα μητέρα και παιδί. Τρώγοντας noodles, τρυφερά και ήπια .
Kutsal bakire ve oğlu... ...erişte yiyorlar, neşeli ve mutlu.Γύρω σου παρθένα. Τρώγοντας noodles.
Leopar fokları onları yiyor, demek ki leopar fokları çirkin ve kötü.그래서 레오파드 바다표범는 펭귄을 먹기 때문에 못생기고 나쁜 것이죠.
Leopar fokları onları yiyor, demek ki leopar fokları çirkin ve kötü.Täten merileopardien, jotka syövät niitä, on oltava rumia ja pahoja.
Leopar fokları onları yiyor, demek ki leopar fokları çirkin ve kötü.А морские леопарды едят их — значит они ужасно плохие.
Leopar fokları onları yiyor, demek ki leopar fokları çirkin ve kötü.ועל-כן, הידרורגות נמריות אוכלות אותם, אז הידרורגות נמריות הן מכוערות ורעות.
Leopar fokları onları yiyor, demek ki leopar fokları çirkin ve kötü.وعندما نعلم ان افهد البحر يقتات عليها .. فنصفه بانه قبيح وسيء
Leopar fokları onları yiyor, demek ki leopar fokları çirkin ve kötü.でもそれは違います
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Az élesztő cukrot eszik és széndioxiddá és alkohollá alakítja.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Die Hefe verarbeitet den Zucker und verwandelt ihn in Kohlensäure und Alkohol.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Drojdia mănâncă zahărul şi îl transformă în dioxid de carbon şi alcool.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Drożdże żywią się cukrem i zamieniają je w dwutlenek węgla i alkohol.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Gist eet suiker en verandert het in kooldioxide en alcohol.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Il lievito sta mangiando lo zucchero e lo sta trasformando in anidride carbonica e alcol.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Khamir memakan gula dan mengubahnya jadi karbon dioksida dan alkohol.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.이스트는 당을 먹고 탄수화물과 알콜을 내놓습니다.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.La levure mange les sucres et les transforme en dioxyde de carbone et en alcool.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.levadura que come azúcar y lo convierte en dióxido de carbono y alcohol.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Men đang ăn đường và biến đường thành CO2 và cồn.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Дрожжи едят сахара и превращают их в углекислый газ и спирт.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Маята яде захар и я превръща във въглероден двуокис и алкохол.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.השמרים אוכלים את הסוכר והופכים אותו לפחמן דו-חמצני ולכוהל.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.وتأكل الخمائر السكر ومن ثم تحوله الى اكسيد الكربون والكحول
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.二酸化炭素とアルコールを作ります バクテリアも糖分を分解し
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Affen leben auch auf Bäumen und essen Erdwürmer zum Frühstück, wir aber nicht.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Apor lever också i träd och äter daggmaskar till frukost, det gör inte vi.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.유인원은 나무 위에 살고, 아침으로 벌레를 먹습니다. 우리는 그러지 않죠.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Les singes vivent dans les arbres et mangent des vers de terre au petit déjeuner. Mais pas nous !
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Los simios también viven en árboles y desayunan lombrices y nosotros no.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Maimuțele locuiesc în copaci, mănâncă râme la micul dejun, noi nu.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Приматы живут на деревьях и завтракают червями. Мы так не делаем.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.فالقرود تعيش على الشجر وتفطر على الديدان بينما نحن لا.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.私達は違います ある人はこう言うでしょう
Merhaba. Yemek yiyorum seni sonra arayayım mı?مرحباً، أنا على وشك أن آكل أيمكنني أن أعاود الاتصال بك؟
Neden? "Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.De ce? " Refuz să fiu badgered de către reporteri.
Neden? "Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.Dlaczego? " Nie chcę być badgered przez reporterów.
Neden? "Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.Hvorfor? " Jeg nægter at blive plaget af journalister.