yiyici ile cümle

yiyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O yaşlı adam titiz bir yiyicidir.That old man is a fussy eater.
Kocanız titiz bir yiyici midir?Is your husband a picky eater?
O, zor beğenen bir yiyicidir.He is a very fussy eater.
O büyük bir yiyicidir.He is a big eater.
Tom bir seçici yiyicidir nadiren yeni bir şey dener.Tom is a picky eater and seldom tries anything new.
Tom zor beğenen bir yiyici.Tom is a fussy eater.
Tom büyük bir yiyici.Tom is a big eater.
Tom seçici bir yiyici.Tom is a picky eater.
Tom bir hafif yiyici.Tom is a light eater.
Tom'un titiz bir yiyici olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom is a fussy eater.
Ben hızlı bir yiyiciyim.I'm a fast eater.
Ben titiz bir yiyici değilim.I'm a fussy eater.
Bir et yiyici olman gerekir.You should become a meat-eater.
Seçici bir yiyici misin?Are you a picky eater?
Tom, çocukken seçici bir yiyiciydi.Tom was a picky eater when he was a child.
Tom çocukken çok zor beğenen bir yiyiciydi.Tom was a very fussy eater when he was a kid.
Çok telaşlı bir yiyicisin, değil mi?You're a very fussy eater, aren't you?
Nitekim ismi de (dişi) "yiyici, (yiyerek) yok edici" anlamına gelmektedir.Likewise, the name is a nod to turpentine and turpitude.
Keseli porsuğumsular omnivor'dur (her şey yiyici).Pupae never have mandibles (they are adecticous).
İskoç filozof Thomas Carlyle yoksulları "kök yiyiciler" diye telakki ediyordu.Thomas Carlyle, a Scottish philosopher, deemed the poor "root-eaters".
Kral kobranın cins ismi olan Ophiophagus "yılan yiyici" anlamına gelir.The king cobra's generic name, Ophiophagus is a Greek-derived word that means "snake-eater".
Bitki yiyici hayvanlar olup, neredeyse sadece otlarla beslenirler.The caterpillars live and feed almost exclusively on oak trees.
Birkaç hamur yiyici ile karşılaştım, fakat -- hayat malzemesi değil mi?I've met some dough eaters, but -- it's not the staff of life, right?
Ben, bizim egzersiz rehberimiz Ali Yiyici ile buradayım,I'm here with our exercise guru, Ben Eater,
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.With powerful jaws, hunting soon replaced scavenging.
Artık leş yiyici değil, avcıydılar.They were no longer scavengers, but hunters.
Arı-yiyiciler arıları yer.Bee-eaters eat bees.
Bu bir Mavi çeneli Arı yiyici.It's a Blue-cheeked Bee-eater.
Bir kelime daha söylersen... seni Bavaria'daki et yiyicilere gönderirim!I'll send you to the maneaters in Bavaria!
Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir.(They like to) listen to falsehood, to devour anything forbidden.
Hint kuşları tohum yiyicilerdir fakat, özellikler genç kuşlar, böcek de tüketirler.The junglefowl are seed-eaters, but insects are also taken, particularly by the young birds.
Balık yiyicidirler.Als Nahrung dienten Fische.
Kedi makisigiller her şey yiyicidir (omnivor).Alle Arten sind eierlegend (ovipar).
Nitekim ismi de (dişi) "yiyici, (yiyerek) yok edici" anlamına gelmektedir.D’où le nom de « Nourriture des Cœurs » (Qût al-Qulûb) qu’il donne à son exposé.
Buna karşın yine de ağırlıklı olarak leş yiyicidir.Néanmoins, il lui arrive de manger des calmars.
Kedi makisigiller her şey yiyicidir (omnivor).L’ensemble des données montre que le régime alimentaire est omnivore.
Kapuçingiller her şey yiyicidir.Les lamproies sont comestibles.
İskoç filozof Thomas Carlyle yoksulları "kök yiyiciler" diye telakki ediyordu.Thomas Carlyle, un filosofo scozzese, considerava i poveri "mangiatori di radici".
Misk kedisigiller genelde her şey yiyicilerdir.Лептоцефалы питаются обычно всем, что могут поймать.
Keseli porsuğumsular omnivor'dur (her şey yiyici).Почём мусор в Чувашии: выясняют все - ИА REGNUM (неопр.).
Nitekim ismi de (dişi) "yiyici, (yiyerek) yok edici" anlamına gelmektedir.الرزق اسم لما يسوقه الله إلى الحيوان فيأكله، فيكون متناولا للحلال والحرام.
Her şey yiyici hayvanlardır, ama en çok et ile beslenmeyi severler.Ze voeden zich met elk soort vlees, en houden ervan om hiervoor op jacht te gaan.
İskoç filozof Thomas Carlyle yoksulları "kök yiyiciler" diye telakki ediyordu.Szkocki filozof Thomas Carlyle określił chłopską biedotę mianem zjadaczy korzeni („root-eaters”).
Kapuçingiller her şey yiyicidir.Pożywienie Wszystkie bęblikowate są wszystkożerne.
Her şey yiyici hayvanlardır, ama en çok et ile beslenmeyi severler.Jest wszystkożerna, ale preferuje pokarm zwierzęcy.
Afrika palmiye misk kedisi her şey yiyicilerdir.Plody Cordyla africana jsou jedlé.
Akbabalar leş yiyicidirler.Puii sunt hrăniți cu nevertebrate.
Balık yiyicidirler.Táplálékát a halak képezik.
Afrika palmiye misk kedisi her şey yiyicilerdir.Az afrikai cibetmacska mindenevő.
Afrika palmiye misk kedisi her şey yiyicilerdir.Afrikankypäräsuokilpikonna on kaikkiruokainen.
Keseli sıçanlar etçil veya her şey yiyicidir.Jyrsijät ovat joko kasvinsyöjiä tai kaikkiruokaisia.
Familyanın üyeleri sadece Güney Amerika'da yaşayan, küçük, her şey yiyici (omnivor) maymunlardır.Suvun perhoset ovat pieniä, Etelä-Amerikan eteläosissa tavattavia metallinkiiltoisia perhosia.
Kedi makisigiller her şey yiyicidir (omnivor).Kaikki Rana-suvun sammakot kelpaavat ravinnoksi (ns. sammakonreidet).
Leş yiyicileri olarak tanılırlar.I lære som kokkepige.
Kedi makisigiller her şey yiyicidir (omnivor).Alle iglearter er kjøttetere.
Dışkı yiyen hayvanlar (bok böceği gibi) için dışkı yiyici terimi kullanılır.Pakan adalah makanan/asupan yang diberikan kepada hewan ternak (peliharaan).
Bengal tilkisi fazla yemek seçmeyen bir her şey yiyicidir.Trâu Langbiang không những thịt ngon mà cày cũng rất giỏi.
Nitekim ismi de (dişi) "yiyici, (yiyerek) yok edici" anlamına gelmektedir.姓・諱を合わせ姒文命(じぶんめい)ともいう。
Bengal tilkisi fazla yemek seçmeyen bir her şey yiyicidir.人間は食べられない石よりも、食べることのできるバナナを選ぶ。
İlgili Sayfalar