Bu yüzden onun sadece yüz yirmi yıllık bir vakti kaldı.Deci zilele lor să mai fie o sută douăzeci de ani!"
Yirmi yarışmacının geri kalan on ikide altı düelloda eşleştirildi.Cele 8 perechi rămase în concurs au fost asociate în 4 dueluri.
Ayrıca yirmi yol boyunca yazları Büyükada’daki yazlığında geçirmiştir.În timpul verii a interpretat de două ori la Expo din Milano.
Kedi yirmi günlüktür.Pisica are douăzeci de zile.
Hatırladığım kadarıyla köyde yirmi kişi kaldı.Din câte îmi amintesc, în sat au rămas douăzeci de persoane,
20 yıl sonra Metal Hammer aynı albümü son yirmi yılın en iyi albümü olarak adlandırmıştır.Két évtizeddel később a Metal Hammer az elmúlt húsz év legjobb nagylemezének nevezte.
1847 yılında kasaba 22.000 nüfusu ile Macaristan'ın yirmi en büyük şehri arasındaydı.1847-re a város az ország húsz legnagyobb városa között volt, népessége elérte a 22 000 főt.
Dişi çitalar yirmi ile yirmi dört aylıkken ergenliğe erişirler.A gepárdok 20–24 hónapos korukra lesznek ivarérettek.
Yirmi yıl sonra, 1225 yılında, Flandre'de bir adam, ölü Baudouin olduğunu iddia etti.1225-ben Flandriában tűnt fel egy férfi, aki azt állította magáról, hogy ő Balduin.
Ayrıca Rhythmic Top 40 listesinde de yirmi dokuzuncu sıraya yükseldi.A Rhythmic Top 40 listán a 20. helyet érte el.
Albüm yirmi beş ülkede listelere ilk ondan giriş yaptı.Az album 25 országban volt slágerlistás első helyezett.
Aradan yirmi yıl geçer.Húsz év telik el.
Hiçbir insanın ömrü yirmi yılı aşmayacak.Élettartama nem haladja meg a 20 évet.
Kraliçe on dokuz ve kral yirmi yaşında idi.A király tizennyolc éves, míg a királyné huszonhárom éves volt.
Sony Music'e göre, Clarkson dünya çapında yirmi milyonluk albüm satış rakamına ulaştı.A Sony Music szerint Clarkson 23 millió albumot adott el eddig világszerte.
Bir sonraki yirmi yıl içinde Makedonya Krallığı tarihe karıştı.Az elkövetkezendő húsz évben újabb kronolitok bukkannak fel a világ különböző pontjain.
O sıralar yirmi yaşlarındadır.Ekkor 20 éves volt.
"On sekiz yıl - Yirmibeşoğlu".A Hét, XXVII. évf.
17. yüzyılın ortalarında, kentte yirmiden az ev yer almaktaydı.A 16. század középen 17 ház volt a településen.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.A seregélyeket Melbourne városába 1857-ben telepítették be, míg Sydney-be két évtizeddel később.
Yirmiden fazla kitabı bulunmaktadır.Több mint húsz könyvet írt.
19'un üstündeki sayılar dikey olarak yirminin kuvvetleri olarak yazılır.A 19 feletti számokat 20 hatványai alapján fejezték ki, egymás fölé írva.
Yirmi yaşını mütecaviz gençler de dahildir.A résztvevőknek húsz évnél fiatalabbak kell lenniük.
Yirmili yaşlarında hikâyelerden oluşan ilk yazılarını yazmaya başlamıştır.A húszas években írta meg legjobb novelláit.
38 yıllık kariyeri boyunca yüz yirmi filmde rol aldı.76 éves karrierje alatt 31 musicalben szerepelt.
Son yirmi yıldır Honduras Yahudi yaşamında canlanma gözlenmektedir.Ő tervezte 20 éven át a prágai zsidó közösség Zsidó évkönyvének címlapját.
Ayrıca Pop 100'de de ilk yirmiye girmeyi başarmıştır.A Pop 100-on pedig a 20. helyet szerezte meg.
Yirmi dört saate kalmadan Almanya bu teklife olumlu yanıt vermiştir.Erre a felszólításra egyedül Németország adott pozitív választ.
Kalbim ağır, yirmi yaşındayım, fakat yakın arkadaşım yok ".Ugyan 40 éves vagyok, de még mindig fittnek érzem magam."
Yirminci Asır.Húsz kórusmű.
Yirmi yıl sonra da kendisi öldürülmüştür.Húsz éve halt hősi halált Sz.
İkilinin şu ana kadar yaptıkları işler yirmi farklı dilde yayınlanmıştır.Műveit eddig húsz nyelvre fordították le.
II. Dünya Savaşı sırasında, sık sık günde yirmi puro içerdi ve 1925 yılında sigarayı bırakmıştı.Erős dohányos volt, naponta 25 szivart szívott el.
Canik kelimesi bu eserde yirmi beş kez geçmektedir.A „fuck” szó 252-szer hangzik el a filmben.
Tarihinde, biri iptal edilmiş on iki Sovyet liderine ve beş yabancı lidere yirmi kez ödül verildi.Adományozásának története során 17 embernek ítélték oda: tizenkét szovjet és öt külföldi katonai vezetőnek.
"Yirminci Yüzyıl" adlı derginin kurucularından biri oldu.A Huszadik Század című folyóirat egyik alapító tagja.
Yirmi euro (€20), orta değerli bir euro banknotudur.A kéteurós érme (2€) a legnagyobb értékű eurós érme.
Doğru koşullarda yetiştiği takdirde ise yirmi ila otuz sene yaşayabilirler.Terráriumi körülmények között akár 20-30 évig is élhetnek.
PalmOS için yirmi beş binden fazla üçüncü parti yazılımlar geliştirilmiştir.A 25 éves írói jubileuma alkalmából megjelent gyűjteményes kötetek száma meghaladja a harmincat.
20 (yirmi), bir sayı.1 #19 és #20 részei.
Ömrünün geri kalan yirmi yılını burada geçirecektir.Itt töltötte élete következő 38 évét.
213'e ulaşan sunucu sayısı ortalama yirmi günde bir artmaktaydı.1900-ban 213-ra emelkedett a számuk.
Çalma listesi yaklaşık yirmi şarkıyı aşarsa, muhtemelen birden fazla CD yapmak zorunda kalacaklardır.Állítása szerint zene nélkül nem tud rajzolni, ezért több mint 200 CD-je van.
1994 yılının sonunda, Pepsi Max yaklaşık yirmi ülkede satıldı.Vuoden 1994 lopussa Pepsi Maxia myytiin noin 20 maassa.
İsveç yirmi beş adet bölge (landskap) barındırır.Ruotsissa on myös 25 maakuntaa (landskap).
Enerji sektöründe yirmiden fazla enstitü ve araştırma kurumu bulunmaktadır.Asemalla on käynnissä yli 20 luonto- ja ilmastotutkimusta.
Yirmi yaşına gelene kadar, partinin Moskova komitesinin üyesi oldu.20-vuotiaana hän oli jo puolueen Moskovan komitean jäsen.
Spectre, Eon Productions tarafından üretilen yirmi dördüncü James Bond filmi.Se on EON Productionsin tuottaman James Bond -elokuvasarjan 24. osa.
2015'te The Skinny Death Grips'i "yirmi birinci yüzyılın ilk gerçekten önemli grubu" olarak gösterdi.Vuonna 2015 The Skinny-lehti kehui yhtyeen olevan "2000-luvun ensimmäinen oikeasti merkittävä bändi."
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Hevosvoimakonseptia kehitettiin useissa tuotemerkin mainoksissa noin 20 vuoden ajan.
Birlikte oldukları yirmi sene boyunca beraber yaşadılar ve çalıştılar.He elivät ja työskentelivät yhdessä 60 vuotta.
Ayrıcan yirmiden fazla filmin yapımcılığını üstlendi.Tämän lisäksi hän tuotti yli 20 elokuvaa.
Öyle sabırlıdır ki ona bunu yapanların karşısına çıkmak için yirmi sene bekleyebilmiştir.Vielä ihastuttavampaa olisi ollut nähdä hänet 25 vuotta sitten."
Beşinci şiir akrostiş olmamasına rağmen yirmi iki mısra bulunur.Viides luku ei ole akrostinen, mutta siinä on myös 22 jaetta.
Turku, yirmi yıl boyunca Finlandiya'nın en büyük şehri olarak kaldı.Turku pysyi Suomen suurimpana kaupunkina 1840-luvulle asti.
Stokholm il meclisi (Stockholms läns landsting) yirmi bir İsveç il meclislerinden bir tanesidir.Stockholms läns landsting) on yksi Ruotsin 20 maakäräjistä.
Sadece ilk dört kitap ve beşinci kitabın yirmi altı bölümü günümüze ulaşmıştır.Vain neljä ensimmäistä ja osa viidennestä kirjasta ovat säilyneet.
Ölümünden kısa bir süre önce bile yirmi yeni şiir yazmıştı..1920-luvun aikana hän julkaisi vielä muutamia runokirjoja.
Aradan yirmi yıl geçer.Kuluu kaksikymmentä vuotta.
Flower Carnival of Debrecen her yıl Ağustos ayının yirminci günü yapılır.Macaron-päivää, Jour du Macaronia, vietetään vuosittain maaliskuun 20. päivänä.