Ana içeriğe geç
Sözlük

yirmi ile cümle

yirmi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Albüm, Billboard 200 listesinde ilk onda 51, ilk yirmide ise 60 hafta geçirmiştir.Het stond 51 weken in de top tien van de Billboard 200 en 60 weken in de top twintig.
Taharqa, Mısır'ın yirmi beşinci hanedanına ait bir firavun ve Kuş Kralı.Taharqa was een koning van Koesj en farao van de 25e Dynastie van Egypte.
Böylece Akon'ın, bu listede ilk yirmiye giren sekizinci solo şarkısı olmuştur.Het werd Smits twintigste nummer 1-hit in deze lijst.
Yirmi yıl Venedik'te yaşadı.Ze woont al meer dan twintig jaar in Gent.
Bu antlaşma sonrasında yirmi üç sene sürecek bir sulh devresi başladı (Bkz.Sindsdien is de club al bijna achtentwintig jaar op zoek naar een nieuwe doorbraak.
Genellikle 17-25 yaş arası sürdüğünden halk arasında yirmi yaş dişi olarak bilinmektedir.Als bovenste leeftijdsgrens wordt doorgaans 20-25 jaar aangehouden.
Yirmi yıl hapis cezası aldı.Hij krijgt twintig jaar celstraf.
1986 yılında kurulan grup yirmi yıldan fazla süre içinde aktif halde olmuştur.Het bureau was meer dan twintig jaar lang actief.
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Op de leeftijd van 20 jaar besloot hij om te leren lezen en schrijven.
Tülay yirmidört yaşında bir üniversite öğrencisidir.Kaolla Su Een dertienjarige uitwisselingsstudente.
Yirmi üyeden oluşan bir kabine kurdu.Tragel bestaat uit een twintigtal huizen.
38 yıllık kariyeri boyunca yüz yirmi filmde rol aldı.Tijdens zijn 48-jarige carrière maakte hij 113 films.
2008 Supercopa de España, organizasyonun yirmi beşinci ayağıdır.De Supercopa de España 2015 was de 29e editie van de Supercopa de España.
Bu şekiller, dörtgen (ateş), sekizgen (hava) , yirmigen (su) ve kübik (toprak)’dir.Deze takken hebben een lengte van meer dan acht (westelijke) en vier kilometer.
Ethel, yirminci doğumgününü kutlamak için hastanedeki Ray'i ziyarete gelir.Ward moet van haar het hotel afhuren voor hun dertigste huwelijksverjaardag.
En az yirmi iki kişi öldü.Ten minste 22 mensen komen om het leven.
Saat onu yirmi geçiyor.Het is tien voor half elf.
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Kan ik je over twintig minuten terugbellen?
O, en fazla yirmi yaşındadır.Ze is hoogstens 20.
Hemen hemen yirmi yıl boyunca, ona her ay bir kez yazdım.Ik heb hem elke maand een keer geschreven gedurende bijna twintig jaar.
O henüz yirmiye girdi.Ze is net twintig geworden.
Sınıftaki kızların ortalama büyüklükleri, bir metre yirmi beş santimetreden daha fazladır.De gemiddelde grootte van de meisjes in de klas is meer dan een meter vijfenvijftig.
Onun yirmi çocuğu var.Ze heeft twintig kinderen.
Saat biri yirmi geçiyor.Het is tien voor half twee.
Saat ikiye yirmi var.Het is tien over half twee.
Her hafta yirmi kitap okur.Hij leest elke week twintig boeken.
Tom yirmibir oyununda genellikle kaybeder.Tom verliest meestal bij het eenentwintigen.
Mehmedbeyova hâlâ yirmi yaşlarında yaşayan bir ikon haline geldi.Mamiedbiekowa stała się żywą ikoną jeszcze w wieku dwudziestu kilku lat.
Yirmi bir finalist, 1 Ocak 2006 tarihinde açıklandı.21 finalistów zostało ogłoszonych 1 stycznia 2006.
Yirmi iki yaşına geldiğinde Toulouse'a döndü ve yeniden müzik ile ilgilenmeye başladı.W wieku dwudziestu dwóch lat powróciła jednak do Tournefeuille, gdzie postanowiła zająć się muzyką.
Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Yirmilerinde görünen 362 yaşındaki sevecen bir vampir.Peter Facinelli jako Carlisle Cullen - 368-letni wampir o wyglądzie trzydziestoletniego mężczyzny.
Son olarak yirmi dokuz numaraya ulaştı.Ostatecznie zajęli dwudziestą dziewiątą pozycję.
1994 yılının sonunda, Pepsi Max yaklaşık yirmi ülkede satıldı.Pepsi Max został wydany w około dwudziestu krajach.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.W 1857 szpaki wprowadzono do Melbourne, 20 lat później do Sydney.
Sekiz eğitmen ve yirmi öğrenci vardı.20 uczniów i studentów.
28 üye ülkenin ikisi Kuzey Amerika'da (ABD ve Kanada), yirmi altısı ise Avrupa'da yer almaktadır.Na 29 członków NATO, dwóch z nich pochodzi z Ameryki Północnej (Kanada oraz USA), a pozostali z Europy.
Dodgson bundan sonraki yirmialtı yıl boyunca bu görevi sürdüdü.Dodgson został tam przez następne trzy lata.
1916’da henüz yirmi yaşındayken, aynı zamanda bir politik aktivist olan maden işçisi Julián Ruiz ile evlendi.W 1916, w wieku 20 lat, poślubiła działacza Juliána Ruiza.
On dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda, elmalı turta Amerikan refah ve ulusal gururun sembolü haline geldi.Na przestrzeni XIX i XX wieku stało się symbolem amerykańskiego dobrobytu i narodową dumą.
Kur'an-ı Kerîm Velâyet’in Dûnun’undan olan Nübüvvet’e özgü olarak yirmi sekiz hurûf ile indirilmiştir.Według jednego ze świadków pochodzili oni z Chełma i było ich około stu dwudziestu.
En kötü sonuçlarını ise 2007 yılında yarı finalde aldığı yirmi dördüncülüktür.Jego najlepszy wynik to dwudzieste czwarte miejsce w 2010.
Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir.Miała wówczas 26 lat, postać odtwarzana przez nią ma 22 lata.
Birlikte oldukları yirmi sene boyunca beraber yaşadılar ve çalıştılar.Dziękujemy za te 20 lat, że jesteście z nami.
Uranüs'ün yirmi yedi bilinen doğal uydusu vardır.Uran ma 27 znanych księżyców.
Çalışmalar kapsamında yirmi beş şarkı ortaya çıktı ve bunlardan on bir tanesi albüme dahil edildi.W sumie, podczas wszystkich sesji, powstało dwadzieścia pięć utworów, z których dziesięć wydano na albumie.
Fred : Yirmi yaşlarında bir erkek.Chłopak ok. dwudziestoletni.
Ocak 1818'de Caspar David Friedrich, kendinden yirmi yaş küçük olan Christiane Caroline Bommer ile evlendi.W styczniu 1818, ku zaskoczeniu przyjaciół, ożenił się z 25-letnią Christianą Caroliną Bommer.
Kara Davut Paşa'nın sadrazamlığı ancak yirmi yedi gün sürdü.Rządy Osbalda trwały zaledwie 27 dni.
2., 3. ve 4. sezonlar yirmişer bölümlük yeni bir formatta, 5 parçalı bir hikâye ile başlamıştır.Następnie serie trzecią, czwartą i piątą, które stanowią oddzielną historię.
Ailelerin yüzde on sekizinden fazlası, nüfusun yüzde yirmi ikisinden fazlası yoksulluk sınırının altındadır.(Mój przyjaciel pewnie ma dwadzieścia dwa lata. (dosł. będzie miał)) rozkazu: Farai qualcosa.
Yirmi iki saat boyunca insanlar ve hayvanlar oradan taburcu edildi.Po drodze zabijali napotkanych ludzi i zwierzęta, zajmując 22 twierdze.
Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu.Studia te ukończył w wieku 23 lat.
Kendi tasarımları olan A7V'den yalnızca yirmi kadar üretmişlerdir.Do końca wojny oddano do użycia tylko 20 A7V.
İskelet ve karaciğerde biriken kaliforniyumun yarısı sırasıyla elli ve yirmi yılda gider.Biologiczny okres półtrwania dla szkieletu i wątroby wynosi odpowiednio 50 i 20 lat.
Stokholm il meclisi (Stockholms läns landsting) yirmi bir İsveç il meclislerinden bir tanesidir.Stockholms kommun lub Stockholms stad) – jedna z 290 gmin Szwecji.
Toplamda yirmi iki kadın, on yedi erkek saçı eklenmiştir.W kadrze znalazło się 22 zawodników – 17 mężczyzn i 5 kobiet.
Ancak bu eserlerden sadece yirmi yedisi günümüze kadar gelebilmiştir.Wyczynu tego dokonał tuż przed 47.
Bunların yirmi biri Jean-François Millet'nin eserlerinden yapılan kopyalardır.Sporządził ich około 40, w tym około 20 inspirowanych pracami Jean-François Milleta.
Hey God ise ilk yirmide yer aldı.Olympia i zajął miejsce dwudzieste pierwsze.
Tülay yirmidört yaşında bir üniversite öğrencisidir.Wygląda na starszą niż uczennica gimnazjum.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod