Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Wielu pacjentów nie mogło poruszać się o własnych siłach.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.Bez leczenia surowicą może dojść do szybkiego zgonu.
Bunların bile sukuneti azaltmaya gücü yetmez.Ten jednak nie daje rady nad nim zapanować.
5 Mayıs 2011 perşembe günü kalp yetmezliğine bağlı sorunlar nedeniyle hayata gözlerini yumdu.5 listopada 2010 roku z powodu problemów z sercem zakończył karierę sportową.
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.Przyczyną śmierci była niewydolność serca.
Bu yetmezmiş gibi bir de gangsterlerin saldırısına uğrar.Ale w przeciwieństwie do niego, zabija gangsterów.
Yahudiliğe göre bir etin yenilebilmesi için sadece şehita kurallarına uygun olarak kesilmesi yetmez.W judaizmie mięso może być spożywane tylko wtedy, gdy spełnia zasady koszerności.
Ağır böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarında günlük toplam doz 7.5 mg'ı aşmamalıdır.U pacjentów dializowanych z ciężką niewydolnością nerek nie należy stosować dawki większej niż 7,5 mg na dobę.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda uygulanacak günlük doz yarıya indirilmelidir.Comiesięczne badanie piersi powinno być szeroko propagowane.
88 yaşında kalp yetmezliğinden öldü.Zmarła na niewydolność serca w wieku 83 lat.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer än hälften av patienterna upplevde njurskador, inklusive kronisk njursvikt (ESRD).
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.Men inte ens nu räckte det till skuldens avbetalning.
Akut karaciğer yetmezliği nadiren görülür ve daha çok yaşlılarda rastlanır.Akut leversvikt sker i sällsynta fall och drabbar framförallt äldre.
1982 yılında ziyaret için gittiği memleketi Budapeşte'de karaciğer ve böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti.Han avled i Budapest år 1982 av problem med lever och njurar under ett besök till sitt hemland.
Bu patojenler bağışıklık yetmezliği olan kişilerde de menenjitle ilişkilidir.Denna infektion drabbar framförallt människor med dåligt immunförsvar.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Оцінка ≥ 12 означає можливість дихальної недостатньості.
Bu enfeksiyonlar dünyaca en çok bağışıklık yetmezliği olan kişilerde yaygındır.Загалом, ці інфекції найбільш поширені у людей з імунодефіцитом.
Dietrich, 7 Mayıs 1992 tarihinde, Paris'teki dairesinde 90 yaşında Böbrek yetmezliğinden öldü.Померла Дітріх 6 травня 1992 у віці 90 років у Парижі від ниркової недостатності.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.Після невдалої спроби отруєння вистрибнула з вікна.
Solunum yetmezliğinden öldü.Ліва легеня відсутня.
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.Причина смерті — серцева недостатність.
2001 yılında da eşi Emel Büyükburç'u karaciğer yetmezliği sonucu kaybetti.Внаслідок печінкової недостатності в 2001 році померла дружина Емель Бююкбурч.
Satacak bir şeyleri kalmayınca başvurdukları ufak tefek hırsızlıklar da onların karınlarını doyurmaya yetmez.Дрібних крадіжок, до яких вони вдаються, коли не мають що продати, не вистачає, щоб набити шлунок.
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.Nechť tedy dále není ani jeden podprostor podmnožinou toho druhého.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Celkové skóre ≥ 12 znamená, že by mohlo dojít k respiračnímu selhání.
Roussimoff, 27 Ocak 1993 gecesi Paris'te, otel odasında, kalp yetmezliği nedeniyle uykusunda öldü.Roussimoff zemřel ve spánku na srdeční selhání v noci 27. ledna 1993 v pařížském hotelu.
İlerleyen vakalarda kalp yetmezliğine yol açabilir.V pokročilejších případech může dojít k selhání srdce a k smrti.
23 köpek karaciğer yetmezliğinden öldü.Zemřel v nedožitých 25 letech na rakovinu varlat.
(Ve salt başkası için üretmesi de yetmez.Nimeni cu va căra povara altuia .
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Un punctaj total ≥ 12 înseamnă posibilă insuficiență respiratorie.
Bu enfeksiyonlar dünyaca en çok bağışıklık yetmezliği olan kişilerde yaygındır.La nivel mondial, aceste infecții sunt cel mai frecvente în rândul persoanelor imunodeficitare.
Ağır böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarında günlük toplam doz 7.5 mg'ı aşmamalıdır.La pacienții cu insuficiență renală severă dializați, doza nu trebuie să depășească 7,5 mg/zi.
HIV (İngilizce: Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü), AIDS'e yol açan virüs.HIV reprezintă prescurtarea în limba engleză a Human Immunodeficiency Virus (Virusul Imunodeficienței Umane).
Solunum yetmezliğinden öldü.Plămânul stâng este redus.
Kalp yetmezliğinden vefat etti.Insuficiență cardiacă severă.
Burada kalp yetmezliğinden 18 Aralık’ta öldü.A murit la data de 21 decembrie 2006 ca urmare a unui stop cardiac.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Ha az összpontszám ≥ 12 , az azt jelenti, hogy légzési elégtelenség léphet fel.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.A betegek több mint a felénél vesekárosodás alakul ki, beleértve a végstádiumú vesebetegséget (ESRD).
Dünya Yetmez, 1999 yılı yapımı James Bond serisinin 19. filmidir.A világ nem elég egy 1999-es brit kalandfilm, amely a tizenkilencedik James Bond-film.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Más szavakkal, az embereknek nincs hatásuk önnön sorsukra vagy más emberek sorsára.
Bu konuda hissettiğim suçluluk duygusunu tarif etmeye kelimeler yetmez.Elmondhatatlan bűntudatom van mindezen dolgok miatt.
Bu olaydan iki gün sonra ise kalp yetmezliğinden öldü.Majdnem két héttel később itt hunyt el szívrohamban.
Burada kalp yetmezliğinden 18 Aralık’ta öldü.1910. augusztus 18-án szívbénulásban halt meg.
Bağışıklık yetmezlikleri ayrıca kalıtılabilir ya da edinilebilir.Immunitásunk lehet velünk született vagy szerzett immunitás.
Durumu gittikçe kötüleşerek böbrek yetmezliği üremiye neden oldu ve ardından kanama geçirdi.A sikertelenség valósággal letaglózta, egyre súlyosabban jelentkezett tüdőbaja is, és ágynak esett.
Dünya Yetmez, 1999 yılı yapımı James Bond serisinin 19. filmidir.The World Is Not Enough) on vuonna 1999 ensi-iltansa saanut 19. James Bond -elokuva.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Yli puolella potilaista on munuaisvaurioita, kuten loppuvaiheen munuaissairaus (ESRD).
Solunum yetmezliğinden öldü.Vasen keuhko puuttuu kokonaan.
Ocak 2007'de Klasnić'in böbrek yetmezliği geçirdiği bildirildi.Tammikuussa 2007 kerrottiin Klasnićin sairastuneen munuaisen vajaatoimintaan.
Ölüm nedeni kalp yetmezliği idi.Syynä tähän oli sydämen vajaatoiminta.
Sadece finansal göstergelere bakmak yetmez; kalite ölçülmelidir.Tyylipisteitä ei anneta, ja vain pystyhypyt mitataan.
28 Haziran 1971 tarihinde Düsseldorf cezaevinde kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.Hän kuoli vankilassa Düsseldorfissa sydämen vajaatoimintaan 28. kesäkuuta 1971.
Dietrich, 7 Mayıs 1992 tarihinde, Paris'teki dairesinde 90 yaşında Böbrek yetmezliğinden öldü.Dietrich kuoli munuaisvaivoihin 90-vuotiaana Pariisissa.
Yeltsin, 23 Nisan 2007 tarihinde kalp yetmezliği sebebiyle öldü.Ο Μπορίς Γιέλτσιν πέθανε στις 23 Απριλίου 2007 από καρδιακή προσβολή.
Sol kalp yetmezliği'nin en önemli bulgularından biridir.Είναι από τους πιο πολύπλοκους ιστούς της καρδιάς.
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.Το όφελός μου δεν συνεπάγεται την δική σου ζημιά.
Bu yılanların ısırığında ölüm sebebi çoğu zaman solunum yetmezliğidir.Η βολβοειδής πολιομυελίτιδα οδηγεί συχνά στον θάνατο, αν δεν παρέχεται η αναπνευστική υποστήριξη.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.Αν δεν χορηγηθεί άμεσα θεραπεία είναι πολύ πιθανός ο θάνατος.
1997'de buluşmalar o kadar büyüdü ki artık küçük yerler yetmez hale geldi.Την εποχή που κτίστηκε ο ναός το τότε Μικρογούζι απείχε αρκετά.
1995 yılında, Kalp yetmezliği'den dolayı hayatını kaybetmiştir.Πέθανε το 1950 από καρδιακή ανεπάρκεια.