Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterince ile cümle

yeterince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İçmek için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to drink?
Içmek için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to drink?
Oy kullanmak için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to vote?
Tom'un araba kullanmak için yeterince yaşlı olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom wasn't old enough to drive?
Tom'un içmek için yeterince yaşlı olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom wasn't old enough to drink?
Tom nehri yüzerek geçmek için yeterince iyi bir yüzücü değil.Tom isn't a good enough swimmer to swim across the river.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yok.We don't have enough time to do that.
Sanırım zaten onu yeterince yaptım.I think I've already done that enough.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yoktu.We didn't have enough time to do that.
Tom kutuyu tek başına kaldırmaya çalıştı, ancak yeterince güçlü değildi.Tom tried to lift the box by himself, but he wasn't strong enough.
Geçen gece yeterince uyumadıysan bir şekerleme yapmalısın.If you didn't get enough sleep last night, you should take a nap.
Tom üst rafa ulaşmayı denedi, ancak yeterince uzun değildi.Tom tried to reach the top shelf, but he wasn't tall enough.
Bence Tom henüz yeterince yapmadı.I think Tom hasn't done enough yet.
Tom bunu tek başına yapacak kadar yeterince yaşlı.Tom is old enough to do that by himself.
Onu yapmak için henüz yeterince iyi değilsin.You're not well enough yet to do that.
Hâlâ onu yapmak için yeterince iyi görünmüyorsun.You're not well enough to do that yet.
Onu yapmak için henüz yeterince iyi değilsiniz.You're not well enough to do that yet.
Onu seninle yapamam, çünkü yeterince param yok.I can't do that with you because I don't have enough money.
Yiyecek almak için yeterince param yok.I don’t have enough money to buy food.
Yeterince var; daha fazla istemiyorum.I have enough; I don't want more.
Tom bunu yapmak için yeterince büyük.Tom is old enough to do that now.
Tom'un böyle bir şey yapmak için yeterince çılgın olacağını düşünmüyorum.I don't think Tom would be crazy enough to do something like that.
Tom'a yeterince yardım etmiyorsun.You don't help Tom enough.
Tom, öğretmek için Fransızcayı yeterince iyi bilmiyor.Tom doesn't really know French well enough to teach it.
Öğlen yemeği için yeterince zamanım yoktu.I didn't have enough time to eat lunch.
Bunu yapmak için yeterince enerjim yoktu.I didn't have enough energy to do that.
Tom, içki içmek için yeterince yaşlı olmadığını söylediTom said he wasn't old enough to drink.
Tom yalnız yaşamak için yeterince yaşlı değil.Tom's not old enough to live alone.
Tom bunun yeterince iyi olmadığını söyledi.Tom said that's not good enough.
Tom bunu yeterince hızlı yapmadı.Tom didn't do that fast enough.
Yeterince zamanımız yoktu.We didn't have enough time.
Tom, Mary'nin yeterince dikkatli olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't careful enough.
Tom yeterince iyi olmadığımı söyledi.Tom said I wasn't good enough.
Ben yeterince hızlı tepki vermedim.I didn't react fast enough.
Tom Mary'nin yeterince dikkatli olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is careful enough.
Tom yeterince hızlı tepki vermedi.Tom didn't react quick enough.
Tom bunu yapmak için yeterince yaşlı.Tom is old enough to do that.
Ben yeterince hızlı hareket etmedim.I didn't move fast enough.
Tom, Mary'nin yeterince uyumadığını söyledi.Tom said Mary didn't get enough sleep.
Ben yeterince çok çalışmadım.I didn't try hard enough.
Onu yeterince yaptım.I've done that enough.
Ben yeterince hızlı değildim.I wasn't quick enough.
Belki yeterince ilginç değil miydim?Maybe I wasn't interesting enough?
Henüz yeterince yapmadım.I haven't yet done enough.
Gerçekten Tom'un yeterince samimi olduğunu düşünüyor musun?Do you really think Tom is warm enough?
Sanırım yeterince uzun bekledim.I think I've waited long enough.
Tom yeterince hoş görünüyordu.Tom seemed to be nice enough.
Tom, Mary için yeterince iyi olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he was good enough for Mary.
Tom yeterince mutlu görünüyordu.Tom seemed happy enough.
Tom yeterince kibar görünüyordu.Tom seemed nice enough.
Tom yeterince büyük değildi.Tom wasn't big enough.
Sami ve Leyla birbirleriyle yeterince konuşmazlar.Sami and Layla don't talk to each other enough.
Fransızcan bu işi almak için yeterince iyi değil.Your French isn't good enough to get that job.
Tom ekim ayında içmek için yeterince yaşlı olacak.Tom will be old enough to drink in October.
Tom yarının yeterince yakın olmadığını söyledi.Tom said that tomorrow isn't soon enough.
Tom yeterince yakında burada olacak.Tom is going to be here soon enough.
Tom içmek için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to drink.
Üst rafdaki kitaplara ulaşmak için yeterince uzun değildim.I wasn't tall enough to reach the books on the top shelf.
Üst rafdaki kitaplara ulaşmak için yeterince uzun değilim.I'm not tall enough to reach the books on the top shelf.
Yemek için yeterince almayan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who didn't get enough to eat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod