yet ile cümle
yet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İki yıl önce sağ gözümdeki görme yeteneğimi kaybettim.I lost the eyesight in my right eye two years ago.
On bin yen yeterli mi?Will ten thousand yen do?
On milyon yen proje için yeterli olacaktır.Ten million yen will be ample for the project.
Bir tanesine gücüm yeter fakat ikisine değil.I can afford one, but not both.
On sekiz yaşın üstündeki biri yetişkin olarak sayılır.Anyone over eighteen years of age counts as an adult.
On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?Are there enough chairs to seat 12 people?
11:45 trenine yetişmek istiyorum.I want to catch the 11:45.
Bin yen yeterli midir?Is one thousand yen enough?
"Biraz daha ister misiniz?" "Hayır, yeterince aldım.""Would you like any more?" "No, I've had enough."
"Biraz daha kahve alır mıydınız?" "Hayır, teşekkürler. Yeterince içtim.""Will you have some more coffee?" "No, thanks. I've had enough."
Sen ilerle ve ben sana daha sonra yetişirim.You walk on and I will catch up with you later.
Sadece gözlerinizi kapatın yeter.You have only to close your eyes.
Seni yeterince methedemiyorum.I cannot praise you enough.
İyi sağlığı onun yetmiş beş yaşına kadar çalışmasına olanak sağladı.His good health enabled him to work till the age of seventy-five.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Yetim iki kızkardeşiyle beş yaşındayken karşılaştı.The orphan met up with his two sisters when he was five years old.
Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
Fon yetimlere yardım etmek için kurulmuştur.The fund was set up to help orphans.
Yetim çocuklara yaramazlık yapmamaları söylendi.The orphan children were told to behave themselves.
Daha sonra size yetişirim.I'll catch up with you later.
Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.The traffic accident deprived the young man of his sight.
Şimdi biraz elim dar ve böyle pahalı bir yemeğe gücüm yetmez.I am a bit hard up now and I can't afford such an expensive meal.
Şimdilik bu kadar yeterli.That's enough for now.
Şimdi yeterli yiyeceğimiz var.We have enough food now.
Bugün için yeterlidir.That's enough for today.
Bu günlük bu kadar yeter. Çok yorgunum.I've had it for today. I'm too tired.
Bugün öğle yemeği yemek için yeterli vaktim yok.I don't have enough time to eat lunch today.
Bugün denizde yüzmemiz için hava yeterince sıcak.Today is hot enough for us to swim in the sea.
İngilizce akıcılık bugün çok pazarlanabilir bir yetenektir.Fluency in English is a very marketable skill today.
Sorun yeterli paramızın olmaması.The trouble is that we do not have enough money.
O şimdilik yeterli olacaktır.That will be enough for now.
Son zamanlarda yeterince uyumuyorum.I haven't been getting enough sleep lately.
Artık yeterince uyuyamıyorum.I can not get enough sleep any more.
Yeteneğin olmadığı için vazgeçmemelisin.You shouldn't give up just because you have no talent.
Bahçede yetişen bir kiraz vardı.There was a cherry tree growing in the garden.
Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.I had breakfast in haste in order to be in time for the first bus.
Çocuklar yetişkinler gibi davranmak isterler.Children want to act like grown-ups.
Bir çocuğu iyi bir şey yaptığı için yeterince övemezsin.You cannot praise a child enough for doing something well.
Çocuklara uygun bakım vermek için yeterli doktor yok.There are not enough doctors to give proper care to the children.
Çocuklar oyun oynarken yetişkin gibi davranırlar.Children like to pretend to be adults when they play.
Bir çocuğun müzik yeteneği irsi midir?Does a child's musical talent depend on heredity?
Çocuklar için tasarlanmış olan bu kitap yetişkinler tarafından okunur.Intended for children, this is a book often read by adults.
Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor.Intended for children, the book entertains grown-ups.
Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with him.
Hepimize yetecek kadar yiyecek var.There is food enough for us.
Bizim ev beşimize yetecek kadar geniş.Our house is large enough for five of us.
Arabamızın yeterli benzini olup olmadığına bakalım.Let's see if our cars have enough gas.
Kısa sürede onların hızına yetiştim.I caught up with them soon.
Biz otobüse yetişmek için acele ettik.We hurried to catch the bus.
Biz yeterince uzun süredir buradayız.We've been here long enough.
Sadece trene yetişmek için istasyona aceleyle gittik.We hurried to the station only to miss the train.
Son trene yetişebildik.We were able to catch the last train.
Sermaye yetersizliği nedeniyle projemizi gerçekleştiremedik.We couldn't carry out our project because of a lack of funds.
Bahçemizde sebzeler yetiştiririz.We grow vegetables in our garden.
Biz ona yetişemedik.We could not overtake him.
Onun yeteneklerini küçümsemiş olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Biz pirinç yetiştiririz.We cultivate rice.
Hepimiz için yeterli yiyecek vardı.There was food enough for us all.