Sanırım Kraliyet Vakfı nihayet yerli yerine oturdu.I think the Imperial Foundation is finally settling in.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Before we do that, I want to kind of put biology in its place.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.By the time I returned everything had always been neatly returned to its place.
De ki: "Gerçekten Rabbim, hakkı yerli yerine koyar. O, gaybları hakkıyla bilendir."Say: "My Lord casts the truth: He is the knower of things unknown."
De ki: “Rabbim hakkı, gerçeği, yerli yerine kor. O bütün gaybları, bütün gizlileri bilir.”[21,18]Say: "My Lord casts the truth: He is the knower of things unknown."
De ki: "Gerçekten Rabbim, hakkı yerli yerine koyar.Say, “My Lord projects the truth.
De ki: “Rabbim hakkı, gerçeği, yerli yerine kor.Say, “My Lord projects the truth.
Bu yüzden hiçbir şey yerli yerine oturmuyor.No hay yacimientos in situ.
Bu yüzden hiçbir şey yerli yerine oturmuyor.Γι αυτό το λόγο, δεν υπάρχει αντιύλη στο σύμπαν .
Yine her şey yerli yerine oturur.De lever i stedet nu på landjorden.
Kavramların yerli yerine konması için belki bütün teori baştan alınır.對角線引理可以應用到那些足以表示所有原始遞歸函數的理論。
Bu yüzden hiçbir şey yerli yerine oturmuyor.所以並不存在主副軌之分。
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.A chaque fois que je rentrais, tout avait toujours été soigneusement remis à sa place.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Als ich wieder zurück ins Zimmer kam, war alles wieder an seinen Platz geräumt.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Khi tôi trở về mọi thứ đã luôn luôn quay trở lại chính xác vị trí cũ.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.제가 방에 돌아왔을 땐 이 모든 것들이 깔끔히 제자리에 돌아와 있었어요.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Mire visszaértem, mindent szépen visszatettek a helyére.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Până mă întorceam, toate lucrurile erau întotdeauna puse la locul lor.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Para cuando volvía todo se había devuelto ordenadamente a su lugar.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Quanto tornavo tutto era stato precisamente rimesso al proprio posto.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Tegen dat ik terugkwam, stond alles weer netjes op zijn plaats.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Ώσπου να γυρίσω τα πάντα είχαν επιστρέψει στην θέση τους.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Докато се върнех, всичко вече беше спретнато върнато на мястото си.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Когда я возвращался, все всегда было аккуратно разложено по своим местам.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.כשחזרתי, הכל היה מסודר יפה במקום.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.وعند عودتي، كنت أجد كل شيء قد أعيد إلى مكانه بشكل منظم
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.そしてある日、ゴッホのこの絵に「掃除してください」の札を掛けておいたんです
Harikaydı. Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Bylo to super. v době, kdy jsem se vrátil bylo vše vzorně nazpět.
Harikaydı. Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Quando voltava, estava tudo reposto cuidadosamente no seu lugar.
Harikaydı. Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.Zanim wróciłem, wszystko porządnie wracało na miejsce.
Ondan cuk diye oturuyor yerli yerine her ţey.Everything fits like a glove slot into place.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Ale najpierw chciałbym oddać biologii należne jej miejsce.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Alors, avant de faire ça, je veux remettre la biologie dans son contexte.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Aşadar, înainte să facem acest lucru, vreau să pun într-un fel biologia la locul ei.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Bevor wir das tun, möchte ich Biologie in gewisser Weise in ihre Schranken weisen.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.그렇게 하기전에, 저는 생물학을 제 위치에 놓고 싶습니다.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Mas antes de fazermos isso, eu estava ansioso por por a biologia no seu lugar.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Mielőtt ezt tennénk, a helyére szeretném tenni a biológiát.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Než toto udělám, chci tak nějak usadit biologii na její místo.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Pero antes de eso quiero poner la biología en contexto.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Prima di farlo, vorrei dare alla biologia il valore che merita.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Sebelumnya, saya ingin membahas tentang biologi.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Vì vậy, trước khi chúng ta làm điều đó, tôi muốn đặt sinh học vào đúng chỗ của nó.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Voor we daarmee beginnen wil ik de biologie een beetje op haar plaats zetten.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Πριν τα κάνουμε όλα αυτά θέλω να ξεκαθαρίσω τι σημαίνει βιολογία.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Перш ніж ми це зробимо, я хочу визначити роль біології у цьому процесі.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Преди да направим това, искам един вид да поставя биологията на мястото й.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Прежде чем мы этим займёмся, я хочу определить место биологии.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.לפני שנעשה זאת, אני בערך רוצה למקם את ביולוגיה במקומה הנכון.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.لذا وقبل أن نخوض فى ذلك، أريد أن أضع علم الأحياء فى مكانه الصحيح نوعا ما.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.生物学の話から始めましょう 私は生物学のとりこです
Sanırım Kraliyet Vakfı nihayet yerli yerine oturdu.Je pense que la Fondation Impériale a enfin pris ses marques.
Sanırım Kraliyet Vakfı nihayet yerli yerine oturdu.Úgy vélem, az uralkodó család helyzete végül megszilárdult.
Sanırım Kraliyet Vakfı nihayet yerli yerine oturdu.Τώρα η θέση της βασιλικής οικογένειας έχει εδραιωθεί.
Sanırım Kraliyet Vakfı nihayet yerli yerine oturdu.الان بما ان العائلة الملكية استقرت
Şimdi taşlar yerli yerine oturdu. "a" ile "b" arasında yer alan bir iks değerininF(x) jest dobrze określoną funkcją.
Şimdi taşlar yerli yerine oturdu. "a" ile "b" arasında yer alan bir iks değerinin의심의 여지 없이 당연히 F(x)는 함수여서 어떤 값 x를 주면
Ve yavaş yavaş her şey yerli yerine oturacak.En langzaamaan zal alles tot rust komen.
Ve yavaş yavaş her şey yerli yerine oturacak.Et progressivement, tout va se stabiliser.
Ve yavaş yavaş her şey yerli yerine oturacak.I wszystko powoli się ustabilizuje.