Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -이제 어떻게 생각해야 하나면 이 대각선줄이 각각 자리수라는 것입니다.
Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -La diagonal que sigue -- voy a usar un color verde --
Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -Następna przekątna, tutaj, w jasnozielonym kolorze, jest dla dziesiątek.
Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -Ora il modo di pensarci è che ognuna di queste diagonali e' una posizione numerica.
Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -Så här kan man tänka i varje diagonal finns det plats för en siffra
Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -الآن طريقة التفكير في ذلك حيث ان كل قطر هو مكان لعدد
Bütün bu köşegenler sayılarımızı koyacağımız yerleri gösteriyor. -位を示しています. たとえば,ここにある対角線は,1の位です.
Bütün tarihi anlatacaksam acele etmem gerek, bu yüzden bazı yerleri geçeceğim.Hablaré rápidamente de ello, como resumiré toda esta historia en esta charla, me saltaré algunas partes.
Bu üç deney çeşidini düşünün: kitlesel işbirliği, online Pazar yerleri, kümelenmiş verme.이제 잠시만 상상해 보십시오 이 처음 세 가지 유형의 실험은 대규모 협업, 온라인 시장, 집합적 기부입니다.
Bu üç deney çeşidini düşünün: kitlesel işbirliği, online Pazar yerleri, kümelenmiş verme.דמיינו לרגע את שלושת הסוגים הנסיוניים הראשונים אלה, שיתוף המונים, שיווק מקוון ותרומה מצטברת.
Bu üç deney çeşidini düşünün: kitlesel işbirliği, online Pazar yerleri, kümelenmiş verme.الآن تخيلوا للحظة أن أنواع التجارب الثلاث التعاون الجماعي ، والأسواق الإلكترونية ، والمنح المجمّعة
Bu üç deney çeşidini düşünün: kitlesel işbirliği, online Pazar yerleri, kümelenmiş verme.大衆によるコラボ活動 オンライン市場 寄付の集約といった3つの試みが いかに私たちの慈善事業に対する
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.De får också stöd av förbundets förtroendeman vid konflikter på arbetsplatsen.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.He myös saavat liiton luottamusmieheltä tukea riitatilanteissa työpaikalla.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.Ils bénéficient aussi du soutien du délégué syndical dans les situations conflictuelles survenant au travail.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.También reciben el apoyo del enlace sindical en caso de conflicto laboral en el lugar de trabajo.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.От доверенного лица профсоюза они также получают помощь при разрешении спорных вопросов на предприятии.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.وهم يحصلون أيضاً على مساندة من المندوبين الموثوق بهم للإتحاد في حالات حدوث خلافات في مكان العمل.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.工会会员可以参加工会组织的教育培训和其他活动。一旦出现劳务纠纷,还可以从工会代表那里得到咨询和帮助。工会还可以提供谈判代表或谈判援助。
Bu yerleri birleştiriyoruz. Bu nasıl olabilir?Om vi kopplar ihop alla platser...
Bu yerleri birleştiriyoruz.Uniamo tutte queste località.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Ada sebuah Toyota Forerunner di jalan di seluruh tempat-tempat ini.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.C'è un SUV Toyota che circola in ognuno di questi posti.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Det finns alltid en Toyota-pickup på vägen i de här områdena.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Er is een overjarige Toyota op de weg in al deze dorpen.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Es gibt einen Toyotavorläufer auf der Straße an all diesen Stellen.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Există câte o Toyota Forerunner pe stradă în toate acele locuri.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Existe el Toyota Forerunner en las calles de estos lugares.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Ezeken a helyeken mindenütt van az utcán egy Toyota 4Runner.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.어딜 가건 길에 토요타의 포어러너는 있더라는 거죠.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Ở đó có Toyota Forerunner ở khắp nơi trên đường phố.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.On trouve un Forerunner Toyota dans la rue dans tous ces endroits.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Tam wszędzie na ulicach jest Toyota Forerunner.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Toyota Forerunner je na uliciach vo všetkých týchto miestach.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Všude na cestách najdete Toyotu 4Runner. Všude.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Υπάρχει ένα Toyota Forerunner στους δρόμους όπου κι αν πάει κανείς.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Автомобіль Тойота Фораннер присутній на вулицях в усіх цих місцях.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.Има Toyota Forerunner на улиците, във всички тези места.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.И машины Тойота Фораннер на улицах во всех этих местах.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.רואים טויוטה פור-ראנר על הכבישים בכל המקומות האלה.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.يوجد سيارة تويوتا رباعية الدفع في كل حيّ في تلك الأماكن.
Bu yerlerin hemen hepsinde sokakta çalışan bir sürü Toyota Forerunner mevcut.道を走っていますから 車をメンテナンスする技術者ならいるようなので
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››därför skall Herren låta Sions döttrars hjässor bliva fulla av skorv, och HERREN skall blotta deras blygd.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Domnul va pleşuvi creştetul capului fiicelor Sionului, Domnul le va descopri ruşinea``.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››el Señor pelará con tiña la cabeza de las hijas de Sion; Jehovah desnudará sus frentes.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››gør Herren issen skaldet på Zions Døtre og blotter deres Tindingers Lokker.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››그러므로 주께서 시온의 딸들의 정수리에 딱지가 생기게 하시며 여호와께서 그들의 하체로 드러나게 하시리라
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Le Seigneur rendra chauve le sommet de la tête des filles de Sion, L`Éternel découvrira leur nudité.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››nên Chúa sẽ làm cho đỉnh đầu con gái Si-ôn đóng vảy, và Ðức Giê-hô-va sẽ lột truồng chúng nó.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››nên Chúa sẽ làm cho đỉnh đầu con_gái Si-ôn đóng vảy , và Ðức_Giê - hô-va sẽ lột truồng chúng_nó .
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››o Senhor fará tinhosa a cabeça das filhas de Sião, e o Senhor porá a descoberto a sua nudez.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››perciò il Signore renderà tignoso il cranio delle figlie di Sion, il Signore denuderà le loro tempie»
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››preto okydá Pán temeno dcér Siona prašinou, a Hospodin obnaží ich hanbu.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Protož okydne Pán prašivinou vrch hlavy dcer Sionských, a Hospodin hanbu jejich obnaží.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Przetoż obłysi Pan wierzch głowy córek Syońskich, a Pan sromotę ich obnaży.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››skal Herren gjøre Sions døtres isse skurvet, og Herren skal avdekke deres blusel.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››so wird der HERR den Scheitel der Töchter Zions kahl machen, und der HERR wird ihr Geschmeide wegnehmen.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››tekee Herra Siionin tytärten päälaen rupiseksi, ja Herra paljastaa heidän häpynsä.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Tetapi Aku akan menghukum mereka; kepala mereka akan penuh kudis dan digunduli.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››zato udari Gospod hčere sionske s plešo na temenu, in GOSPOD ogolí njih sramoto.