Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlere ile cümle

yerlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Hoặc là các bạn có thể đến những nơi như thế này.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.아니면 이런 곳도 있습니다.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Możecie się tu wybrać.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Nebo byste mohli jít do míst, jako je toto.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Oder Sie könnten an Orte wie diesen gehen.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Of je zou naar plaatsen als deze kunnen gaan.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.O potresti visitare posti come questo.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Ou iríamos a lugares como este.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.O uno podría ir a lugares como este.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Ou vous pouvez aller dans des endroits comme celui-ci.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Sau ai putea să te duci în locuri ca acesta.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Vagy mehetünk ilyen helyekre.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Ή θα μπορούσατε να πάτε σε μέρη όπως αυτό.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Вы можете заглянуть и сюда.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.Или можете да отидете на места като това.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.או אם תגיעו למקומות כאלה.
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.وعندما نذهب الى اماكن كهذه
Veya böyle yerlere gidebilirsiniz.マダンギリ移住植民地といいまして
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.A volte, li porto in luoghi che la gente non ha mai sentito nominare perché sono sott'acqua.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Czasem zabieram ich w miejsca, o których ludzie nie słyszeli, bo są pod wodą.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.때때로 저는 이들을 사람들이 전혀 들어 보지 못한 곳으로 데려가기도 합니다. 물속이니까요.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Nebo je někdy vezmu na místa, o kterých lidé nikdy neslyšeli, protože to je pod vodou.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.O, a veces, los llevo a lugares de los que la gente nunca ha oído porque están bajo el agua.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Oder aber ich besuche mit ihnen Orte von denen Menschen noch nie gehört haben, weil sie unterwasser liegen.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Of, soms breng ik hen naar plaatsen waar mensen nog nooit van gehoord hebben omdat ze onder water zijn.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Ou, às vezes eu levo-os para lugares de que as pessoas nunca ouviram falar por serem subaquáticos.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Uneori îi duc în locuri de care oamenii nu au auzit pentru că sunt subacvatice.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Vagy néha olyan helyekre viszem őket, amikről az emberek soha nem hallottak, mert víz alatt vannak.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Или иногда я отправляю их в места, о которых люди никогда не слышали, потому что они под водой.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.Или, понякога ги отвеждам на места, които хората никога не са чували, защото те са под водата.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.או לפעמים אני לוקח אותם למקומות למקומות שאנשים אף פעם לא שמעו עליהם כיוון והם מתחת למים.
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.واحيانا ااخذهم الى عدة اماكن تحت المياه لم يسمع بها الناس
Ya da bazen onları bazen hiç kimsenin bilmediği yerlere koyuyorum, çünkü oralar denizin altında.海中のある場所に連れて行ったり 例えば 大西洋中央海溝に スキーに連れて行ったり
Yerçekimi gibi evrenin her yerinde aynı mı, yoksa bulunduğu yerlere göre değişen farklı biyokimyalar mı var?"그것이 중력과 같이 우주 어디에서나 동일한 것인가, 아니면 우리가 눈을 돌리는 곳마다
Yerçekimi gibi evrenin her yerinde aynı mı, yoksa bulunduğu yerlere göre değişen farklı biyokimyalar mı var?האם זה כמו כח-הכבידה, הזהה בכל מקום ביקום, או שקיימים כל מיני סוגים של ביוכימיות שונות
Yerçekimi gibi evrenin her yerinde aynı mı, yoksa bulunduğu yerlere göre değişen farklı biyokimyalar mı var?宇宙のどこでも同じなのか もしくは発見先ごとに生化学は すべて異なるものなのだろうか?
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.A helyi hivatalnok szó szerint földre borult az utcán, a tiltakozók előtt. Hogy távozásra bírja őket.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Come dire "Faremo qualunque cosa per calmarvi.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.길 위에 엎드렸습니다. 시위대를 돌려보내기 위해서 말이죠. 기본적으로 이런 말이죠: "여러분을 진정시키기 위해 무엇이든 하겠습니다.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Lokalny urzędnik dosłownie leży plackiem przed protestującymi, żeby tylko przestali i odeszli.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Seorang pejabat setempat bertiarap di jalanan, di depan para pemrotes ini. Untuk mengusir mereka pergi.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Un funcionario local completamente postrado en la calle, frente a estos manifestantes. Para que se alejaran.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Zničený místní úředník padl na ulici na kolena přímo před demonstrujícími, aby je přiměl rozejít se.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Един местен служител буквално се е проснал на улицата, пред тези протестиращи, за да ги накара да се махнат.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.Один местный чиновник буквально бросился ниц перед митингующими, чтобы они разошлись.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.פקיד מקומי משתטח ברחוב לפני המפגינים האלה. כדי לגרום להם להסתלק.
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.أمام هؤلاء المتظاهرين لكي يبعدهم بعيداً أساسا ليقول " أننا سنفعل أي شي لإرضائكم
Yerel bir memur sokakta yerlere kapanarak protestoculara gitmeleri için yalvardı.土下座している写真です 彼らにどうか引き取ってもらうために 彼は「あなた方を宥められるなら何でもしますから-
Yerlere ulaşın!"Apprenez à vos places!
Yerlere ulaşın!'Get đến những nơi của bạn!
Yerlere ulaşın!"Да се ​​местата си!
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."Biztos nincs elég munkám." vagy "Jaj, el kell bújjak, mert a főnököm megláthat.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."Devo ter pouco trabalho." ou "Oh, tenho de esconder-me, porque o meu chefe pode ver-me.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."Ik heb vast niet genoeg werk." "Oh, ik moet me verstoppen, want mijn baas kan me zien.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."Je ne dois pas avoir assez de travail ", ou, " Oh, je dois me cacher parce que mon patron peut me voir.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."또는, "오, 내 상사가 나를 보고 있는 것 같아 몸을 숨겨야만 해요.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."No debo estar trabajando lo suficiente", u "Oh, me debo ocultar porque mi jefe me puede ver.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin.""Ó, musím se schovat, protože by mě mohl vidět šéf.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."Sigur nu am destul de lucru." sau "Vai, trebuie să mă ascund, fiindcă poate mă vede șeful.
Yeterince çalışmadığımı düşünüyor olmalı," ya da, "Bir yerlere saklanmalıyım ki, patronum beni görmesin."Δεν πρέπει να έχω πολύ δουλειά" ή "Πρέπει να το κρύψω για να μη με δει το αφεντικό μου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod