Oğlan bir avuç yer fıstığı topladı ve onları küçük bir kutuya koydu.The boy gathered a handful of peanuts and put them in a small box.
Tom bir çocukken, yer fıstığı yiyemezdi.Tom couldn't eat peanuts when he was a child.
İçinde yer fıstığı olan herhangi bir şeyi Tom'un yemesine izin veremezsin.You can't let Tom eat anything that has peanuts in it.
Yer fıstığına şiddetle alerjim var.I'm severely allergic to peanuts.
Yer fıstığına çok alerjim var.I'm very allergic to peanuts.
Yer fıstığına alerjim var.I'm allergic to peanuts.
Yer fıstığı ezmesinden usandığını söylediğini düşünüyordum.I thought you said you were sick of peanut butter.
Yer fıstığına alerjim olduğunu herkese söyle.Tell everybody I'm allergic to peanuts.
Yer fıstığına alerjin olduğunu neden bize söylemedin?Why didn't you tell us you were allergic to peanuts?
Yer fıstığına alerjin olup olmadığını bana asla söylemedin.You never told me whether you're allergic to peanuts or not.
Tom'un yer fıstığı hariç sert kabuklu yemişlere alerjisi vardır.Tom is allergic to nuts, but not peanuts.
Yer fıstığı yemem gerekmiyor.I'm not supposed to eat peanuts.
Tom'un yer fıstığına allerjisi olabilir.Tom might be allergic to peanuts.
Antep fıstığı veya yer fıstığına alerjin olup olmadığını hatırlayamıyorum.I can't remember if you are allergic to peanuts or pistachios.
Alerjim olduğu için yer fıstığı yiyemem.I cannot eat peanuts because I am allergic to them.
Tom'un yer fıstığına alerjisi olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is allergic to peanuts.
Kavrulmuş yer fıstığı yiyorum.I'm eating roasted peanuts.
Tom yer fıstığı yiyemez.Tom can't eat peanuts.
Tom'un yer fıstığına alerjisi var mı?Is Tom allergic to peanuts?
Tom'un yer fıstığına alerjisi olmadığından emin misin?Are you sure Tom isn't allergic to peanuts?
Yer fıstığına alerjiniz yok mu?Aren't you allergic to peanuts?
Yer fıstığına alerjik değil misin?Aren't you allergic to peanuts?
Hem Tom'un hem de Mary'nin yer fıstığına alerjisi olduğunu biliyorum.I know both Tom and Mary are allergic to peanuts.
Tom bir paket yer fıstığı yedi.Tom ate a bag of peanuts.
Yer fıstığı tohumundan yağ elde edildikten sonra arta kalan küspe üstün bir protein kaynağıdır.The interior which was originally lit by Gasoliers still remains as a protected structure.
Yer fıstığı ve kiraz yetiştiriciliği yapılmaktadır.It is made from raw ground pork and shredded pork skin.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Imagine that when we got on this boat, we were all given two Styrofoam peanuts.
Yer fıstığının meyveleri toprağın altında oluşur.Peanut fruit have formed below the ground.
Yer fıstığı daha çok çerez olarak tüketilmektedir.El pelaje de vientre es más claro.
Türkiye'de yer fıstığı üretiminin %90'ı Akdeniz Bölgesi'nde yapılmaktadır.Yli 98 % suomalaisesta kalkkunanlihasta tuotetaan Satakunnan maakunnan alueella.
En gelişmiş sanayileri yer fıstığı yağı işleme ve balık konserveciliğidir.Ahvenvitakasvustot ovat kalojen suoja- ja syönnöspaikkoja.
Ana ticari maddeler yer fıstığı, ahşap malzemeler, palmiye yağı ve kauçuktur.Vigtige handelsprodukter er gummi, tømmer, palmemolie og palmekærner.
Yer fıstığı daha çok çerez olarak tüketilmektedir.そのためいす形配座の方が安定である。
Yer fıstığının 32 türü tespit edilmiştir; bunların bir kısmı tek yıllık, bir kısmı ise çok yıllıktır.도거 성품의 일부분은 곧 결이니 위의 두 세계의 것이며 일부분은 결이 아니니 곧 욕계의 것이다.
Türkiye'de yer fıstığı üretiminin %90'ı Akdeniz Bölgesi'nde yapılmaktadır.90% arktičkih čigri se razmnožava u Škotskoj.
En gelişmiş sanayileri yer fıstığı yağı işleme ve balık konserveciliğidir.Najznačajnije su djelatnosti građana proizvodnja parfema i prerada ribe.
Yer fıstığı sıcak ve nemli iklim bölgelerinin gevşek topraklarında yetişmektedir.Vajnory sa nachádzajú v teplom a mierne suchom klimatickom regióne.
Yer fıstığı sıcak ve nemli iklim bölgelerinin gevşek topraklarında yetişmektedir.Suhkruvaher on levinud jaheda ja niiske kliimaga piirkondades.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.다음의 상황에 있다고 상상해보세요 우리는 각자 2개의 스티로폼 조각을 가지고 있습니다.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Bayangkan saat kita naik perahu ini kita diberikan dua buah kacang dari gabus.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Imaginez que, quand nous sommes montés sur ce bateau, on nous ait tous donné deux chips polystyrène.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Immaginate che, quando siamo saliti su questa nave, a tutti siano state date due noccioline di polistirolo.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Stel je voor dat we op deze boot allemaal twee piepschuimballetjes kregen.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Представете си, че като се качим на един кораб, дават на всички ни два фъстъка от стиропор.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Представьте, что мы в лодке, и у нас есть два шарика пенопласта.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.תארו לעצמכם שכאשר עלינו על הספינה הזו, כולנו קיבלנו שני בוטני קלקר.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.تخيلوا أننا ركبنا قاربا و كلنا أعطينا قطعتان صغيرة من الستايروفوم
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.発泡スチロールのピーナッツを 1人2粒渡されます なにもできないのでとりあえずはポケットに