Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.1929년이 되자 전국 곳곳의 도시에는 지하 상수도가 설치되었습니다.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Do 1929 r. miasta w całym kraju zainstalowały podziemne rurociągi.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Gegen 1929 mussten dann aber im ganzen Land unterirdische Wasserleitungen in den Städten verlegt werden.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Maar rond 1929 werden in steden in het hele land ondergrondse waterleidingen aangelegd.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Ma entro il 1929, nelle città degli Stati Uniti si misero tubi dell'acqua sotterranei.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Mais dès 1929, les villes de ce pays avaient installé des canalisations d'eau sous-terraines.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Nhưng tới năm 1929, các thành phố trên cả nước đã lắp đặt hệ thống ống nước ngầm.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Para 1929, las ciudades del país contaban con tuberías subterráneas de agua.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Pe la 1929, în orașele țării s-au pus în pământ conducte de apă.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Por volta de 1929, todas as cidades no país tinham instalado canalização subterrânea.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Tetapi di tahun 1929, kota - kota telah memasang pipa bawah tanah.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Αλλά από το 1929, οι πόλεις σε όλη τη χώρα είχαν βάλει υπόγειους σωλήνες νερού.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Але до 1929 року у всіх містах країни з'явився водопровід.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Но до 1929 г., градовете в страната поставили подземни водни тръби.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Но к 1929-му году, в городах по всей стране была проложена подземная система водоснабжения.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.אבל ב-1929, ערים ברחבי המדינה הניחו צינורות מים תת-קרקעיים.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.لكن بحلول عام 1929 , المدن في جميع أنحاء البلاد قد وضعت أنابيب مياه تحت الأرض.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.地下水路が引かれました 地下下水道のパイプも 敷設されました
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Järjestelmämme louhii mielemme samalla tavalla kuin me louhimme maata: löytääkseen tietyn raaka-aineen.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.어디서나 비슷비슷한 광물을 얻기 위해 지구를 갉아먹는 것처럼 우리의 교육제도가 우리의 정신을 갉아먹고 있습니다.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Náš školský systém nám vydoloval mysle tak, že my dolujeme zo zeme určité suroviny.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Náš vzdělávací systém vytěžil naši mysl stejným způsobem, jakým my těžíme ze země - těžíme určitou komoditu.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Nasz system edukacji wyeksploatował nasze umysły tak, żebyśmy wyzyskali Ziemię dla określonych surowców.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Oktatási rendszerünk úgy bányászta eddig elménket mint egy külszíni fejtés: egy bizonyos nyersanyagért.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Våra utbildningssystem har styrt våra intellekt i den riktning så vi dagbryter jorden: för en speciell vara.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Наша образовательная система опустошила наши умы, как мы опустошаем недра Земли, преследуя определённые цели.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.מערכת החינוך שלנו חפרה עד כה במוחותינו כפי שאנו כורים ועושקים את כדור הארץ:
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.نظامنا التعليمي قد حفر في عقولنا بطريقة أدت إلى أنا ندمر الأرض: من أجل سلعة معينة
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.私たちから特定の物だけを発掘してきました でも将来それはもう役立ちません
Kendimizi yer altına gömeceğiz, ve yükseleceğimiz zamanı bekleyeceğiz. Mısır gibi.Vezmeme se do podzemí a počkáme na moment vystoupit na povrch, vzpřim, jako kukuřice.
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Czemu nie weszły na drzewa, czemu nie pod ziemię?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?De ce n-au urcat în copaci de dimensiuni potrivite, de ce nu s-au ascuns în vizuine?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Hvorfor hang de ikke rundt i træer af en god størrelse, og hvorfor gravede de sig ikke ned?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?왜 그들은 적절한 크기의 나무에 매달리지 않았을까요? 왜 그들은 굴을 파고 들어가지도 않았을까요?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Miksi ne eivät roikkuneet puissa ja miksi ne eivät kaivautuneet koloihin?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Perché non sono saliti sugli alberi. e perché non hanno scavato sotto terra?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?¿Por qué no se colgaron de árboles de buen tamaño?, y ¿Por qué no se enterraron?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Waarom zij niet? Waarom gingen ze niet in de bomen leven, en waarom groeven ze geen holen?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Warum hingen sie nicht in den Bäumen, und warum haben sie nicht gegraben?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Защо не са останали в дърветата при добър размер, и защо не са се заселили в дупки в земята?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Почему они не залезли на большие деревья, и почему они не вырыли нор?
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?لماذا لم تحتمي بالأشجار الكبيرة، ولماذا لم تختبئ تحت الأرض؟
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?穴に暮らす恐竜がいなかったのか? 何が理由だったのか? それらの場所には
Niye bu sefer de aynısını yapmadılar? Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?היה לנו מגוון שלם של חיות שנכנסו למים. למה הם לא?
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Ehkä. Siitä voi olla yhteys maan alle.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.I så fald er der måske en underjordisk forbindelse.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.I så fall kanske det binds samman under jorden.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Jeśli tak jest, to może prowadzić do podziemi.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Se è così, forse è connesso con i sotterranei.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Se foi, talvez haja ligação ao subsolo.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Si es así, debe estar conectado al túnel.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Αν ναι, θα έχει σύνδεση με το υπέδαφος.
Öyleyse yer altına ulaşıyordur.Если это так, то ход может привести в подземелье.
Şayet yer altında bir canavar varsa만약 정말로 지하에 괴물이 있다면 그건 바로
Şayet yer altında bir canavar varsalegalábbis nem olyanokat, amelyek embereket esznek.
Şayet yer altında bir canavar varsaאם יש מפלצת מתחת לפני הקרקע,
Şayet yer altında bir canavar varsaإذا كان هناك وحش تحت الأرض،
Şayet yer altında bir canavar varsaそれは押しつぶされそうな心理的な孤立感で
Şehirlerde kiliseler olacak. Sorunlar böyle çözülmez. Yapacağın tek şey bu insanları yer altına itmek olur.Sì ci saranno chiese anche in città.Non puoi eliminarle, altrimenti andranno sottoterra,non funzionerebbe.
Yapacağın tek şey bu insanları yer altına itmek olur.Anda tidak bisa melarang orang melakukan apapun