Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.一方、表面張力のことはあまり気にしません 小さな虫ではこの優先順序は逆です
Aynı yer çekimi kuramı.A gravitáció ugyanazon elmélete.
Aynı yer çekimi kuramı.C'est la même théorie de la gravité.
Aynı yer çekimi kuramı.É a mesma teoria da gravidade.
Aynı yer çekimi kuramı.Es ist dieselbe Theorie der Schwerkraft.
Aynı yer çekimi kuramı.Es la misma teoría de la gravedad.
Aynı yer çekimi kuramı.Este aceeaşi teorie a gravitaţiei.
Aynı yer çekimi kuramı.Helzelfde geldt voor de theorie van de zwaartekracht.
Aynı yer çekimi kuramı.Je to tá istá gravitačná teória.
Aynı yer çekimi kuramı.같은 만유인력 이론입니다.
Aynı yer çekimi kuramı.Obojí je teorie gravitace.
Aynı yer çekimi kuramı.Questa è la teoria della gravità.
Aynı yer çekimi kuramı.To ta sama teoria grawitacji.
Aynı yer çekimi kuramı.Това е същата теория на гравитацията.
Aynı yer çekimi kuramı.Тут одна і та ж теорія гравітації.
Aynı yer çekimi kuramı.Это одна и та же теория гравитации.
Aynı yer çekimi kuramı.אותו כוח המשיכה.
Aynı yer çekimi kuramı.إنه نفس نظرية الجاذبية.
Aynı yer çekimi kuramı.彼はこの自然法則を調和だと言っています
Basınç,civanın özkütlesi çarpı yüksekliği çarpı dünyadaki yer çekimi ivmesine eşittir. -אנו יודעים שצפיפות הכספית, כפול גובה עמודת הכספית, כפול תאוצת הגרביטציה
Başta yer çekiminin olmadığını kabul ettim çünkü yer çekimi işimizi zorlaştırırdı......
Başta yer çekiminin olmadığını kabul ettim çünkü yer çekimi işimizi zorlaştırırdı.אחידה בזורם.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Dan saya pikir semua orang -- Menurut saya hal seperti itu sudah semestinya, seperti gravitasi.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.E penso che tutti.. voglio dire, sono cose scontate, come la gravità.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Et je pense que tout le monde -- Je veux dire ça devrait être un fait, comme la gravité.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Ik denk dat iedereen... Het zou vanzelfsprekend moeten zijn, zoals zwaartekracht.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.I myślę, że każdy -- Myślę, że to powinno być jak z grawitacją.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.누구나 그렇겠지만 중력처럼, 보이지 않아도 인정할 수 밖에 없는 사실이에요.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Penso que toda a gente... penso que isso deve ser um facto, como a gravidade.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Şi cred că toată lumea -- Vreau să spun că acest lucru ar trebui să fie un fapt, ca legea gravitaţiei.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Tôi nghĩ rằng mọi người -- Tôi nghĩ rằng việc đó phải là điều tất nhiên, như lực trọng trường vậy.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Und ich denke jeder ... Es sollte als Tatsache gelten, wie die Erdanziehungskraft.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Y pienso que todo el mundo -- quiero decir que debería ser un hecho, como la gravedad.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.А мисля, че всички... искам да кажа, това би трябвало да е факт, като гравитацията.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Думаю, что каждый — имею в виду, что это само собой разумеющийся факт, как земное притяжение.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.ואני חושב שכולם -- אני מתכוון שזה צריך להיות עובדה, כמו כוח המשיכה.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.وأظن بأن كل شخص.. أعني بأن هذا يكون حقيقة، كالجاذبية
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.と言うか そんな事は重力のように明白な事実だ 重力は否定できないでしょう
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.A ja odparłem: "Nie mogę cię tam zabrać, ale mogę pokazać ci, czym jest stan nieważkości".
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.A já řekl: "Tam vás vzít nemůžu, ale můžu vás vzít do stavu beztíže, do nulové gravitace."
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Azt mondtam, hogy "Oda nem tudom elvinni, de elvihetem a súlytalanság állapotába, nulla g-be.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.E eu disse: "Não posso levá-lo lá, mas posso levá-lo à falta de peso, à gravidade zero".
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.I-am zis cǎ nu-l pot duce acolo, dar pot sǎ-l duc în imponderabilitate, la zero G.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Ik zei, daar kan ik je niet brengen, maar ik kan je gewichtloos maken, zonder zwaartekracht.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Je lui dit que je ne pourrai pas l'y emmener mais que je pourrai l'emmener en apesanteur - à zéro g.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.그래서 제가 말했죠. "교수님을 그곳에 데려갈 수는 없어요 하지만 무체중상태로 만들어 무중력공간으로 데려가게 할 수는 있죠." 라고 말했죠
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim."Non posso portarla nello spazio, ma posso portarla dove non c'è peso nè gravità.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Och jag sa, "Jag kan inte ta dig dit, men jag kan göra dig viktlös i noll gravitation.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Und ich sagte, dahin kann ich Sie nicht bringen, aber ich kann Sie in die Schwerelosigkeit bringen, in Zero G.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Y le dije: "No lo puedo llevar hasta allá, pero sí lo puedo llevar a la ingravidez en Cero G".
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Κι εγώ είπα, δεν μπορώ να σε πάω εκεί, αλλά μπορώ να σε πάω σε έλλειψη βάρους, σε μηδενική βαρύτητα.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.Аз му казах, че не мога да го заведа там, но мога да го отведа в безтегловност, в зона с нулева гравитация.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.А я ответил, я не могу вас туда свезти, но я могу вас свезти в невесомость при нулевой гравитации (Г).
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.אני עניתי, שאין ביכולתי לקחת אותו לשם, אבל אני יכול לקחת אותו לאפס כוח משיכה, ללא משקל.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.وقلت له لا أستطيع أن آخذك هناك و لكنني أستطيع ان آخذك الى حال بدون وزن الى اللاجاذبية.
Ben de kendisini oraya götüremeyeceğimi ama sıfır yer çekiminde ağırlıksız olarak bulunabileceğimizi söyledim.無重量状態、ゼロGの世界へなら行けます」と 彼はまさにその場で、「絶対に行く」と言ったのです
Biliyoruz ki yer çekiminin yüzeye paralel bileşeni aşağı yönde 49N büyüklüğünde bir kuvvettir.Ми знаємо, що компонента гравітації паралельна до цієї поверхні, становить 49 Н.
Biliyoruz ki yer çekiminin yüzeye paralel bileşeni aşağı yönde 49N büyüklüğünde bir kuvvettir.Мы знаем, что параллельная плоскости компонента силы притяжения, вот тут и равна 49 Н.
Biliyoruz ki yer çekiminin yüzeye paralel bileşeni aşağı yönde 49N büyüklüğünde bir kuvvettir.אנו יודעים שרכיב כוח הכובד המקביל לפני המישור המשופע, הוא 49 ניוטון
Biliyoruz ki yer çekiminin yüzeye paralel bileşeni aşağı yönde 49N büyüklüğünde bir kuvvettir.ونحن نعلم بان المركبة للجاذبية هي موازية للسطح لليمين هنا تساوي 49 نيوتن