Ana içeriğe geç
Sözlük

yemezler ile cümle

yemezler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Bazı insanlar sütle balık yemezler.Some people will not eat fish with milk.
Modern kediler fare yemezler.Modern cats don't eat mice.
Onlar barda sandviç yemezler.They don't eat sandwiches at the bar.
Bazı insanlar et yemezler.Some people don't eat meat.
Tom ve Mary asla birlikte yemezler.Tom and Mary never eat together.
Onlar vejetaryen oldukları için et yemezler.They can't eat meat because they're vegetarians.
Patatesler insanları yemezler!Potatoes don't eat people!
Tom ve Mary çoğu kez dışarıda yemek yemezler.Tom and Mary don't often eat out.
İtalyanlar kaşıkla makarna yemezler.Italians don't eat spaghetti with a spoon.
Kesinlikle yemezler.Not eating.
Deve kesmezler, sığır eti yemezler ve bu cins hayvan ülkelerinde bulunmaz.Others may choose to eat at such restaurants, but not consume meat or cheese at these restaurants.
Köy şefi, elinde bir balta ile "Çalışmayanlar, yemek yemezler,"demişti."Those who don't work, don't eat," said a village chief with an axe in hand.
Bunun sonucu çocukların tavuk parçalarını yemezlerse öleceklerini düşünmeleridir.The result of which is kids think they're going to die if they don't have chicken nuggets.
Onlar vejetaryen oldukları için et yemezler.Sie essen kein Fleisch, weil sie Vegetarier sind.
Balıkların kutsal olduğunu hesaba katarlar, ve asla yemezler.Daher ist den Syrern der Fisch heilig, und sie essen ihn nicht.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Vous n'avez pas demandé du vin, mais de la bière.
Dindar Hristiyanlar cuma günleri tuttukları oruçlarında neredeyse hiçbir şey yemezler. ^Un certain nombre d'Églises chrétiennes préconisent de ne pas manger de viande ni de laitages le vendredi.
Ayrıca gelinler büyüklerin yanında yemek yemezlerdi.Incluso él mismo no podía comer con los hermanos.
Son yıllara kadar yasak olan domuz besiciliği önemli boyutta değildir zira Yahudiler domuz yemezler.Por esta razón, al principio tuvo una especial aceptación en el judaísmo, donde no se puede comer cerdo.
Bazı insanlar sütle balık yemezler.Некоторые люди не едят рыбу с молоком.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Они также не едят ни кур, ни свиней.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Как мусульмане, не едят свинины, и не пьют спиртного.
Musevilerin bütün amellerini îfâ eden İsrailoğullarıdır, ancak kurban kesmezler ve et yemezler.ذكر القرآن أن الذين كفروا من بني إسرائيل سعوا إلى قتل عيسى، لكنهم لم يصلبوه أو يقتلوه ولكن "شُبه لهم".
Kesinlikle yemezler.Não pode comer.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Ze vertelden ons dat ze geen rundvlees aten.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.Eet tijdens Pesach geen gist.
İnsanlar insan yemezler.Mensen eten geen mensen.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.Podczas wędrówek nie pobiera pokarmu.
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.Gröna växtdelar äter de sällan och därför är deras mage relativt enkelt uppbyggd.
Son yıllara kadar yasak olan domuz besiciliği önemli boyutta değildir zira Yahudiler domuz yemezler.Rätten är judisk i härkomst, och fläskkött är inte kosher.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Як мусульмани, не їдять свинини, і не п'ють спиртного.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.До китів не відносять дельфінів та морських свиней.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.V peletonu nikdo se jelo klidně.
Pandalar bambu filizleri ve yapraklarından başka neredeyse hiçbir şey yemezler.Třeba Brazilci si svůj jídelníček bez fazolí téměř nedokáží představit.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.A te abține să mănânci în momente nepotrivite.
Balıkların kutsal olduğunu hesaba katarlar, ve asla yemezler.Țestoasele erau considerate sacre și nu erau niciodată ucise.
Kesinlikle yemezler.Nincs, nem ehető.
Dindar Hristiyanlar cuma günleri tuttukları oruçlarında neredeyse hiçbir şey yemezler. ^Tudunk olyan szerzetesekről, akik 40 napig semmit nem ettek.
Örneğin, Nusayriler inek eti yemezler, bunun nedeni de dişinin kutsal olduğuna inanmalarıdır.Krokotiilit eivät syö krokotiilinvartijoita, koska niiden mielestä ne ovat hyviä hammashoitajia.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Som vegetarián. - Anteeksi, en syö kalaa enkä lihaa.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Siksi siihen ei kuulu sianliha, alkoholi eivätkä veriruoat.
Kesinlikle yemezler.Δεν μπορεί να φάει.
Tom ve Mary asla birlikte yemezler.Ο Θωμάς και η Μαίρη δεν τρώνε ποτέ μαζί.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.Chúng không ăn khi ở trong kén.
Kış uykusu dört ay sürer ve kelebekler bu sürede hiçbir şey yemezler.Tuy nhiên, suốt 4 tháng mùa đông, chúng không hề ăn chút nào.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Không ăn thịt lợn bệnh hay lợn đã chết.
Ölü sahipleri bu helvadan yemezler.捕食者が被食者を食えずに全滅する。
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.通常の水域では餌量はそれほど多くないから、そうやって吸着した餌を食べるだけである。
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.わさびが食べられない。
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.일식파에서 양식은 너무 먹을 수 없다.
Kesinlikle yemezler.먹지도 마라.
Kesinlikle yemezler.אינני אוכל.
Kış uykusu dört ay sürer ve kelebekler bu sürede hiçbir şey yemezler.תקופת הדגירה נמשכת כחודשיים ובמהלכה לא אוכל הזכר דבר.
Balıkların kutsal olduğunu hesaba katarlar, ve asla yemezler.לפי עדי יהוה הדם הוא קדוש, ולכן אסור לאכלו.
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.אין להם מערכת עיכול ולכן הם צריכים לאכול בתדירות גבוהה.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Те не пият вино нито садят лозя.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Не е удачна за изхранване на коне свине и кокошки.
Ayrıca gelinler büyüklerin yanında yemek yemezlerdi.Vastsündinud ei söö täiskasvanute toitu.
Bunun sonucu çocukların tavuk parçalarını yemezlerse öleceklerini düşünmeleridir.Il risultato di ciò è che i bambini pensano di non poter fare a meno delle crocchette di pollo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod