Ana içeriğe geç
Sözlük

yemeyi ile cümle

yemeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onları yemeyin: Cebinize koyun.אין מה לעשות איתם, אלא להניח בכיס.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.لا نستطيع فعل الكثير بها إلا أن نضعها في جيوبنا
Onları yemeyin: Cebinize koyun.ルールは 毎回お酒を勧める度に
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.한번에 20게는 먹을 거에요.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Anh ấy đặc biệt thích ăn que cá ở các gánh hàng rong. Một lần ảnh có thể ăn đến 20 que lận.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Dia terutama sangat suka makan bakso goreng ikan di kaki lima... Dia bisa makan 20 tusuk.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Hän varsinkin pitää kalakakuista katukojuista. Hän pystyy syömään 20 siltä istumalta.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Különösen utcai árusoktól szeret halpogácsát venni Egy ültő helyében meg tud enni húszat.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Può mangiarne 20 in una sola volta.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Zwłaszcza lubie jeść ciasteczka rybne sprzedawane na ulicy. Potrafi zjeść 20 za jedym razem.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.يحب أن يتناول السمك الذي يباع على الطريق بإمكانه أكل 20 في مرّة واحدة
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.一度に20本も食べるんですよ 行きましょ
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Anh ấy đặc biệt thích ăn que cá bán ở các gánh hàng rong.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Dia terutama sangat suka makan bakso ikan goreng di kaki lima.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Hän varsinkin rakastaa syödä kalakakkuja(?) katukojuista.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Il aime particulièrement les brochettes de poissons que l'on vend dans les commerces ambulants...
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Különösen az utcai árusoktól szeret halpogácsát venni.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Specialmente gli piace mangiare il pesce dei venditori ambulanti.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Του αρέσει να τρώει ψαροκροκέτες<br /> στους υπαίθριους παγκους.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Особенно он любит есть рыбные пирожки от уличных торговцев.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.يحبّ كثيرا كعكة السمك التي تباع في الشوارع
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.一度に20本も食べるの
O yüzden mutlu bir şekilde yemeğimizi yiyelim istiyorum. Yoksa, anneciğinle birlikte yemeyi mi tercih edersin?Es por lo que quiero que cenemos juntos felizmente. o prefieres comer con tu madre?
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."말이 "당신은 괜찮은 인간, 스마트 역사, 99로 당신에 게 줄 거 야 인간 하 고 당신에 게 줄 거 야 돼지고기를 먹는 중지 100. "
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."Autant que je crains, c'est mon nom officiel.
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."Ich bege dir eine 99 als Mensch. Sobald du aufhörst Schweinefleisch zu essen kriegst du eine 100!"
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."ويقول " أنتِ انسانة كريمة، مؤرخة ذكية، سأعطيك 99 كانسانة، و " وعندما تتوقفين عن أكل لحم الخنزير سأعطيك 100."
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo à, có khi nào cậu không có ai ăn trưa cùng không?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, apakah kamu tidak punya teman untuk makan siang ?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, as-tu peut-être personne avec qui déjeuner...?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, forse non c'è nessuno con cui puoi pranzare?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, har du mörjligtvis ingen å äta lunch med...?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, hast du vielleicht niemanden mit dem du Mittag essen kannst?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, heb je misschien niemand om lunch mee te eten?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, nemáš s kým ísť na obed?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Seung Jo, se poate sa nu ai cu cine sa iei pranzul...?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Σουνγκ Τζο, μήπως δεν έχεις παρεά για να πας να φας;
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?Сын Чжо, может, тебе не с кем пообедать?
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..??..סונג ג'ו, אולי במקרה אין לך עם מי לאכול צהרים
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?سيونغ جو, هل من الممكن أن لا لديك احد تتناول معه طعام الغداء؟؟
Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?チキンカツください
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.A já nevím jak vy, ale já radši povečeřím.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Et je ne sais pas pour vous, mais moi je préfère être à table.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Ik weet niet wat jullie vinden, maar ik dineer liever.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Não sei em relação a vocês, mas eu prefiro jantar.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Nie wiem, jak wy, ale ja wolę grać.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Non so voi, ma io preferisco mangiare.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.No sé Uds., pero yo prefiero cenar.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Și nu știu cum sunteți voi, dar eu prefer să fiu la masă.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Tôi không biết bạn thế nào nhưng tôi thì thích ăn hơn.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Und ich weiß nicht, wie es Ihnen geht, aber ich speise lieber.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.И аз не знам за вас, но аз предпочитам да ям.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.Не знаю, как вы, но я предпочту отобедать.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.אני לא יודעת מה איתכם, אבל אני מעדיפה להימנות על אלה שאוכלים.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.وأنا لا أعرف ما ترغبونه، لكني أفضل المشاركة في الطعام.
Sizi bilmem ama, ben yemeyi tercih ederim.私は競争に参加することを選びます ありがとうございました(拍手)
Tabii ki yemeyi unutmuyor.Das Essen vergisst er natürlich nicht.
Tabii ki yemeyi unutmuyor.Den anden glemmer selvfølgelig ikke at spise.
Tabii ki yemeyi unutmuyor.Dia tidak lupa untuk makan, tentunya.
Tabii ki yemeyi unutmuyor.Dĩ nhiên là con kia không quên ăn thức ăn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod