Ana içeriğe geç
Sözlük

yemekleri ile cümle

yemekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.lubią tam smaczne dania oraz słodycze.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Sie lieben ihre pikanten Gerichte und sie lieben ihre Süßigkeiten.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Zbožňujú svoje pikantné jedlá a sladkosti.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.הם אוהבים את המאכלים המלוחים שלהם והם אוהבים את הממתקים שלהם.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.يحبون أطباقهم اللذيذة ويحبون حلوياتهم
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.甘いものも好きです なので 成長するに従って
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.롱 비치[미국 서남부 해양도시]로 올 것입니다. 그리고, 오늘 밤, 이 멋있는 TED 저녁 만찬 중 하나에 참가할 예정일지도 모릅니다.
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.והוא הולך להגיע ללונג ביץ', ולהשתתף באחת הארוחות הנהדרות שTED עורכת הערב.
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.ويأتي إلى لونغ بيتش , وأنه ينوْي أن يحضر واحد من عشاء مؤتمرات تيد الرائعة هذه الليلة .
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.今夜の豪華な TED ディナーに出席して 自分がその麻痺性の病に感染しているとも知らず
Lütfen yemekleri hazırlar mısınız?- Je t'attends. Porte mon kimono à Ryohei.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Das gemeinsame Abendessen mit der Familie wurde immer seltener, falls es nicht sogar völlig verschwand.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Din pacate, in perioada asta masa in familie a fost pusa in coma, daca nu a fost chiar ucisa.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Fu quello il momento in cui la cucina casalinga finì in coma, se non proprio sottoterra.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Helaas werd het gezinsdiner toen in een coma gebracht, zo niet gedood.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.슬프게도, 가족식사가 코마에 빠지게 된것도 이 시기 였습니다. 정말 죽은게 아니였다면요.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Malheureusement, en même temps, le dîner familial a été plongé dans un coma, sinon tué.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Naneštastie vtedy boli rodinné večere uložené do kómy, ak nie rovno zabité.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Niestety właśnie wtedy rodzinna kolacja zapadła w śpiączkę, o ile nie została zabita.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Sajnos, ebben az időszakban került kómába a családi vacsora is, hacsak egyenesen meg nem öltük.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Tristemente, fue por aquel entonces cuando la cena familiar fue puesta en coma, por no decir asesinada.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Δυστυχώς, ήταν τότε που το οικογενειακό δείπνο έπεσε σε κόμμα, αν όχι σε θάνατο.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.За съжаление, това беше времето, когато семейната вечеря беше сложена в кома, ако не и убита, всъщност.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.К сожалению, это был тот момент, когдв семейный ужин был загнан в кому, если вообще не уничтожен.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.למרבה הצער, באותו הזמן הוכנסה הארוחה המשפחתית לתרדמת, אם לא נרצחה ממש.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.بكل أسف، في ذلك الوقت كان العشاء المنزلي الأسري قد تضاءل دوره، إن لم يكن قد أنتهى بالفعل.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.好可惜,呢個時候家庭式晚餐就算唔係一命嗚呼 都已經進入昏迷狀態
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.死んだ同然かもしれない 付加価値食品の時代になった
Mauritius Çin yemekleri var. Bu Magic Bowl adlı bir yemektir. benim keşfettiğimAm descoperit un fel de mâncare numit Bolul Fermecat.
Mauritius Çin yemekleri var.C'è il cibo mauritano-cinese.
Mauritius Çin yemekleri var.Este es un plato que descubrí
Mauritius Çin yemekleri var.마우리의 중국 음식도 있고요.
Mauritius Çin yemekleri var.la cuisine chinoise de Mauritanie.
Mauritius Çin yemekleri var.Существует даже маврикийская китайская еда.
Mauritius Çin yemekleri var.יש אוכל סיני מאוריטני.
Mauritius Çin yemekleri var.هناك طعام صيني من موريشيوس.
Mauritius Çin yemekleri var.これは私が発見した
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden var뉴올리언즈에는 케이준 중국 음식이 있고요.
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden varבניו אורלינס יש לנו אוכל סיני קאג'ון,
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden varالذي يقدمون فيه " سيتشوان التمساح " و الحلو والمر ، أليس كذلك؟
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden varそこでは、四川アリゲーターとか甘酢ザリガニとかがあるんですよね?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen? Bu aralar çok meşgulüm. Yemeklerini özlemişim, çok lezzetli olmuş.Et ça, depuis qu'on est enfant.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Ik vind schoollunch een kwestie van sociale rechtvaardigheid.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Il mio interesse per la scuola, è una questione di giustizia sociale.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.저는 학교급식을 하나의 사회적 정의의 차원에서 봅니다.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Mein Thema ist das Essen in Schulen, denn hier geht es um soziale Gerechtigkeit.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Mi interés con los almuerzos escolares es un asunto de justicia social.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Moje mnenje o šolskih kosilih je, da so stvar socialne pravičnosti.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.O almoço na escola, é uma questão de justiça social.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Problema mea cu pranzurile in scoli este ca reprezinta o injustitie sociala.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Quan điểm của tôi với bữa ăn trưa ở trường, đó là một vấn đề công bằng xã hội.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Szkolny obiad to kwestia sprawiedliwości społecznej.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.Я считаю, что школьные обеды это вопрос социальной справедливости.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.ארוחות בביה"ס הם סוגייה של צדק חברתי.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.موضوعي مع وجبات المدارس , هو أنها مسألة عدالة اجتماعية .
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.私はバークリー統一校区の
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Aber es ist darüber ob das Essen immer gut schmeckt egal wann man hingeht.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Chodzi o to, żeby jedzenie zawsze było dobre, niezależnie od tego, gdzie pójdziesz.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Dar este daca mancarea este tot timpul buna fara sa conteze cand te duci.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.이게 아니고 언제가도 맛있다 이거라는 겁니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod