yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.There's still the tea left in your set meal.
Akşam yemeğini orada yedim.I had dinner there.
O halde yarın üçümüz akşam yemeğini orada yesek mi?Then shall the three of us have dinner there tomorrow?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Who are they to put stars next to someone else's food?
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "When it's having lunch, 'What's for dinner?'
Yemeğinizi böldüğüm için özür dilerim ama Memur Park sizi arıyor.Sorry to interrupt your meal but Officer Park's looking for you.
Yemeğini ye ve git.Eat your food and leave already.
Bu yüzden yemeğinizi yiyin lütfen.Why don't you eat some of this?
Öğle yemeğini getirmesine rağmen yemek istemediğini mi söylüyor?Is he saying he doesn't feel like it since he brought his lunch?
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Please continue eating the food in front of you, and let's appreciate this together.
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?So you two figure out your own dinners, alright?
Kendi yemeğini kendi üretmek istiyordu.He wanted to raise his own food.
Öyleyse akşam yemeğinin zamanını değiştirin.So time-shift family dinner.
Öğlen yemeğini yemedin, değil mi?You didn't eat your lunch, did you?
Öğlen yemeğinizi yediniz mi?Have you had lunch?
Young-goon yemeğini yemiyor.Young-goon doesn't eat her food.
Young-goon'un yemeğini sen mi yiyorsun?Did you really eat Young-goon's food?
Yemeğini ye.Make sure you eat.
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Would you marry a woman because she was reliable and always serve dinner at seven o'clock?
Yemeğinizi de pişirebilir.Poop can cook your dinner.
Ne yazık ki akşam yemeğini yemiştik.I'm afraid we have finished dinner.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.They came home with 60 to 80 percent of the evening meal.
"Yemeğini bitir! Bilmiyor musun?"Finish your food!
Son yemeğiniz..Enjoy it before the execution
Yani, bir sonraki akşam yemeğinizde güzel bir şarap açınca, bu dediklerimi bir düşünün.So, for your next dinner over a great bottle of wine, here's a few factoids for you.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.He who has a generous eye will be blessed; for he shares his food with the poor.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.For in your eating each one takes his own supper first. One is hungry, and another is drunken.
Sonra zakkum yemeğinin üzerine onlar için, kaynar su karıştırılmış bir içki vardır.Washing it down with boiling water.
Zakkum yemeğinin üstüne, barsakları parçalayan irin karışık kaynar su içerler.Washing it down with boiling water.
Kendilerine Kitap verilenlerin yemeği, size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir.And the food of those given the Scripture is lawful for you, and your food is lawful for them.
(Kendilerine) Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir.And the food of those given the Scripture is lawful for you, and your food is lawful for them.
Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir.And the food of those given the Scripture is lawful for you, and your food is lawful for them.
Noel turtası her Noel yemeğinin olmazsa olmaz bir parçasını oluşturuyor.Christmas pie is an obligatory part of every Christmas dinner.
Makedonya, popüler Balkan yemeğini ulusal yemek olarak tescil etmek istiyorMacedonia tries to trademark popular Balkan food as national dish
Domuz eti, Moldavya'nın bir çok yemeğinin temelini oluşturuyor.Pork is basic to many dishes in Moldavia.
Yemeğini tamamlayan misafirler hediyesini bırakarak gider.The guests who complete their meal leave their presents.
Esir tutulurken yemeğini sağlayan bir Çin restoranını tanımlamasına yardımcı oluyor.She helps him identify a Chinese restaurant which supplied his food while he was held captive.
2011'de öğle yemeğinin başlığı "Sorun Yaratmak / Tarih Yapmak" idi.In 2011 the luncheon was titled "Making Trouble / Making History."
Ayrıca ekibin yemeğini yapıyor.He also cooks for the crew.
Matza, tatil boyunca temel bir besindir ve birçok Fısıh yemeğinin bir bileşeni olarak kullanılır.Matza is a staple food during the holiday and used as an ingredient of many Passover dishes.
Genellikle birçok Lübnan yemeğini tatlandırmak için kullanılır. [9]It is commonly used to flavor many Lebanese dishes.[143]
Her Vietnam yemeğinin, bu unsurlardan birini veya birkaçını yansıtan kendine özgü bir tadı vardır.Each Vietnamese dish has a distinctive flavor which reflects one or more of these elements.
Gıda eleştirmenlerinden çocukların yemeğinin besin değeri konusunda endişeler gelmiştir.There have been concerns from food critics about the nutritional value of the kids' meal.
Senegalli bir gardiyan pencereden kendi yemeğini geçirerek onlara yardım etmeye çalıştı.[1]A Senegalese guard tried helping them by passing his own food through the window.[1]
Minnettar Daniel yemeğini yedikten sonra, Rab'bin meleği Habakkuk'u evine geri götürdü.After the grateful Daniel ate his dinner, the angel of the Lord carried Habakkuk back to his place.
Öğleden sonra babasının evinde öğle yemeğini birlikte yemişlerdi.They had eaten lunch together at her father's home that afternoon.
Annem, akşam yemeğini pişirmekle meşgul.Meine Mutter ist mit der Zubereitung des Abendessens beschäftigt.
Ben, akşam yemeğini sizinle birlikte yemek istiyorum.Ich möchte mit Ihnen zu Abend essen.
O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.Er fragte, ob sie chinesisches Essen möge.
Öğle yemeğini yedim.Ich aß zu Mittag.
Akşam yemeğini şimdi mi yiyorsunuz?Essen Sie das Abendessen jetzt?
Köpek yemeğini yiyor.Der Hund frisst sein Fressen.
Yemeğini bitir ki arkandan ağlamasın.Sie solle sich nicht so anstellen und ihr lieber den Rücken schrubben.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?Du hast nie Dein Haus verlassen.
Öğle yemeğini erkek kardeşinle paylaş.Partage ton déjeuner avec ton frère.
Öğle yemeğini az önce bitirdim.J'ai juste fini de déjeuner.
Öğle yemeğini yemeyi az önce bitirdim.J'ai juste fini de déjeuner.
Ben akşam yemeğini saat yedi ve sekiz arasında yerim.Je mange le soir entre sept et huit.
Akşam yemeğini çoktan yedin mi?As-tu déjà diné ?
Ayrıca akşamki aile yemeğini beklemektedir.Dans tous les cas, sa famille avait fini de dîner.
İlgili Sayfalar