yemeğini ile cümle

yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom akşam yemeğini yerken TV izledi.Tom watched TV while he ate dinner.
Tom ve Mary akşam yemeğini genellikle altıda yer.Tom and Mary usually eat dinner at six.
Tom Thai yemeğini gerçekten çok sever.Tom really likes Thai food a lot.
Ben Çin yemeğini severim.I like Chinese food.
Ben akşam yemeğini ödeyeceğim.I'll pay for dinner.
Tom öğle yemeğini bugün getirdi.Tom brought his lunch today.
Gerçekten Tayland yemeğini özlüyorum.I really miss Thai food.
Tom ve Mary her ikisi de özel öğle yemeğini sipariş etti.Tom and Mary both ordered the lunch special.
Kendi yemeğinizi ödeyin.Pay for your own food.
Tom öğle yemeğini hazırladı.Tom got lunch ready.
Tom öğle yemeğini okul kafeteryasında yer.Tom eats lunch in the school cafeteria.
Tom'un annesi öğle yemeğini paketlemeyi unutmuştu.Tom's mother forgot to pack his lunch.
Mary öğle yemeğini Tom ile paylaştı.Mary shared her lunch with Tom.
Biz akşam yemeğini bekliyoruz.We're waiting for dinner.
Ve yemeğiniz nasıl?And how is your meal?
Akşam yemeğini unutabilirsin.You could forget about dinner.
Akşam yemeğini bitirir bitirmez ev ödevinizi yapın.Do your homework as soon as you finish dinner.
Öğle yemeğini atladım.I skipped lunch.
Akşam yemeğini yerken sık sık haberleri izlerim.I often watch the news while eating dinner.
Genellikle öğle yemeğini okul kafeteryasında yiyorum.I usually eat lunch in the school cafeteria.
Bana yemeğinizi verin.Give me your food.
Polis Tom'un Mary'nin yemeğini zehirlediğinden şüpheleniyor.The police suspect that Tom poisoned Mary's food.
Öğle yemeğini genellikle evde yiyorum.I usually eat lunch at home.
Genellikle öğle yemeğini yalnız yerim.I usually eat lunch alone.
Akşam yemeğini yiyordum.I was eating dinner.
Tom öğle yemeğini Mary ile paylaşmak istemedi.Tom didn't want to share his lunch with Mary.
Öğle yemeğini evde yedim.I ate lunch at home.
Öğle yemeğini neden atladın?Why did you skip lunch?
Öğle yemeğini sık sık atlar mısın?Do you often skip lunch?
Akşam yemeğini pişirecek misin?Are you going to cook supper?
Öğle yemeğini nerede alabiliriz?Where can we get lunch?
Öğle yemeğini nerede yiyebiliriz?Where can we eat lunch?
O şimdiye kadar Çin yemeğini ilk defa yiyişimdi.That was the first time I'd ever eaten Chinese food.
Tom öğle yemeğini ödedi.Tom paid for lunch.
Tom öğle yemeğini genelde hep bizimle yer.Tom almost always eats lunch with us.
Bugün akşam yemeğini erken yiyeceğiz.We'll eat dinner early today.
Tom, öğle yemeğini çalanın Mary olduğunu söyledi.Tom said it was Mary who stole his lunch.
Tom Mary'e Tayland yemeğini sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she liked Thai food.
Tom genellikle öğle yemeğini tek başına yer.Tom often eats lunch alone.
Ne zaman öğle yemeğini yiyeceksin?When will you eat lunch?
Öğle yemeğini ne zaman yersin?When do you eat lunch?
Öğle yemeğiniz nasıldı?How was your lunch?
Tom belki yemeğini bitirmiştir artık.Tom may be through eating by now.
Akşam yemeğini pişiren kişi Tom değil.Tom isn't the one who cooked dinner.
Tom genellikle öğle yemeğini ne zaman yiyor?When does Tom usually eat lunch?
Tom öğle yemeğini yemeyi bitirdi.Tom has finished eating his lunch.
Henüz akşam yemeğini sipariş etmedim.I haven't ordered dinner yet.
Tom Mary eve gelmeden hemen önce akşam yemeğini bitirdi.Tom finished dinner just before Mary got home.
Tom masasında bırakırsa Mary'nin onun öğle yemeğini yiyebileceğinden korkuyor.Tom is afraid that Mary might eat his lunch if he leaves it on his desk.
Mary yemeğini Tom'la paylaştı.Mary shared her food with Tom.
Tom en son ne zaman seninle öğle yemeğini yedi?When was the last time Tom ate lunch with you?
Tom, Mary'nin öğle yemeğini her zaman öğle vakti yediğini söylüyor.Tom says Mary always eats lunch at noon.
Tom henüz öğle yemeğini yedi mi?Has Tom eaten lunch yet?
Öğle yemeğini kim ödedi?Who paid for lunch?
Öğle yemeğini atlayalım.Let's skip lunch.
Aç değildim, bu yüzden akşam yemeğini bitirmedim.I wasn't very hungry, so I didn't finish my dinner.
Tom akşam yemeğini ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid for dinner and left the restaurant.
Tom, öğle yemeğini her gün evde yiyor.Tom eats lunch at home every day.
Tom öğle yemeğini bitiremedi.Tom couldn't finish his lunch.
Tom öğle yemeğini bitirmedi.Tom didn't finish his lunch.
İlgili Sayfalar